Cinsel korkularınız hastalığa dönüşmesin!

Cinsel korkularınız hastalığa dönüşmesin!

  Toplumun önemli bir kısmı var ki beynindeki aşırı cinsel uyarılmaya ve gerçekçi olmayan abartılı algılamalara bağlı gelişen korkuları dolayısıyla sağlıklı cinsel yaşam süremiyor, cinsel hayatları adeta kâbusa dönüyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan korkuların hastalığa dönüşmemesi uyarısında bulunuyor… P1130743_optKadınlarda ve erkeklerde, cinsel korkulardan kaynaklanan kimi hastalıkların olduğunu ifade eden Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, vajinismus ve ereksiyon problemleri olan bazı hastaların, cinsel organlarını düşündükleri ya da dokundukları zaman bile kasılabildiklerini belirtiyor. Tarhan bu durumun daha çok beyindeki aşırı cinsel uyarılmaya ve gerçekçi olmayan abartılı algılamalara bağlı olduğuna dikkat çekiyor. Yıllardır evli olduğu halde cinsel beraberlik yaşayamayan çiftlerin olduğunu söyleyen Rektör Tarhan, bu kişilerin korkularını yenmeleri için, utanma duygusunun hastalıklı hale gelmesine sebep olan inançlarının analiz edilip, gereğinden fazla bastırılan cinsellik algısının verilen ödevlerle normale dönmesinin sağlanması gerektiğini vurguluyor. Tarhan, cinsellikle ilgili sorun yaşayan kişilerde uygulanan bu yöntemin sınırlarının genişletilmesiyle kişinin eşi olmayan birinin cinsel organıyla ilgilenebilecek, beraberlik yaşayabilecek noktaya da gelebileceğini kaydediyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Diğer yandan cinselliği sınırsızca yaşamayı normal kabul eden, bunu evliliğinin görünmeyen alanlarına yansıtan kişilerde tersi bir uygulamaya gidilir. Mahremiyet algısı konusuna özel olarak eğilmek, sınırsız cinsel yaşantının normale dönmesinde uygulanan bir yöntemdir. Zira cinsellik, özel ve önemli bir duygudur. Ve bu duygu, insanın hayatındaki en özel ve önemli kişi olan eşi ile yaşandığında; hem doğal hem de ideal olan cinsellik yaşantısına erişilmiş olur. Günümüzde boşanma oranlarının artmasında, mahremiyet duygusunun kaybedilmesi ile eşler arasındaki ilişki sınırlarının esnemesinin büyük payı vardır. Utanma duygusunun erkekteki yansıması, ilişkinin sağlıklı ilerlemesi bakımından son derece önemlidir. Erkekler, diğer kadınları kapsayan mahremiyet sınırını kontrol ettiklerinde, eşleriyle olan cinsel yaşamlarının sağlıklı şekilde ilerlediğini fark edeceklerdir. Erkek nasıl karşı cinsi izlemekten özel bir zevk duyuyorsa; kadın da izlenmekten hoşlanır. Bu durum, iki cinsin cinsel partnerliğindeki tamamlayıcılık bakımından gereklidir. Ancak erkeğin zaafı olan cinsel aldatmayı, kadının da izlenilmekten hoşlanma dürtüsünü kontrol etmesi; sağlıklı bir ilişkinin vazgeçilmezidir. Kadın kendini sergilemekte beis görmeksizin “bu benim özgürlüğüm” diye düşündüğünde, erkek de kendi özgürlüğü olduğu varsayımıyla eşi dışındaki bir kadınla beraber olma hakkını kendinde bulabilir. Evliliğin olmazsa olmazlarından sayılan özgürlük sınırlarına, sorumluluk duygusunun da eşlik etmesiyle evlilikteki utanma duygusunun yerini bulduğunu söyleyebiliriz.” Şaban Özdemir (NPGRUP)