CİNSEL İSTEKSİZLİK DUYGUSAL SORUNLARDAN KAYNAKLANIR

CİNSEL İSTEKSİZLİK DUYGUSAL SORUNLARDAN KAYNAKLANIR

Cinsel İsteksizlik Duygusal Sorunlardan KaynaklanırRumuz- Hayal kırıklığı: 28 yaşında 2 yıllık evli bir bayanım. Uzun bir flört döneminden sonra eşimle birbirimizi severek evlendik ama eşim evlendikten sonra çok değişti. Benimle her gece beraber olmak istiyor. Bunu kabul etmeyince de zor kullanıyor ve zorla sahip oluyor. Eşimi hiç tanıyamamışım. Kendi kendime soruyorum; “Benim tanıdığım o kibar, düşünceli, sevdiğim erkek bu mu, ne oldu da bu hale geldi?” Artık akşam olacak, yine isteyecek, acı çekeceğim diye korku dolu saatler yaşıyorum. Psikolojim bozuldu. Eşimi seviyorum, onu kaybetmek istemiyorum ama bu işkenceye de dayanamıyorum artık. Ailem durumu bilmiyor, kimseye anlatamıyorum. Lütfen bana bir yol gösterin. Ne yapmalıyım?

 
Cevap : Evlilikler içinde tecavüz henüz toplumumuzda kabul gören bir kavram değil. Ancak eşiniz yada karşı cinsten herhangi biriyle isteği dışında , zorla cinsel ilişkiye girmek, bunun için kaba kuvvet kullanmak tecavüz anlamına gelir. Özellikle geleneksel toplumlarda erkek bir kadınla evlendikten sonra ona sahip olduğu fikri sabittir. Zaten evlilik işlemi bu şekilde yapılmış istenmeye gidilmiş, bazı taleplerle karşılaşılmıştır. Başlık parası istenmiştir yada şu kadar bilezik, şu kadar kolye  veya ev eşyası, konut, araba … vb. İsteme işi sonunda kız VERİLİR. Sonra düğün dernek düzenlenir ve KIZ ALMAYA gidilir. Kına gecelerinde GELİN ALMA törenleri düzenlenilir. Yani bir alış-veriş misali alınır verilir kadın. Töre ve geleneklerde bu alt yapıya çok rastlarız. Modernize yaşanır ama aynı bakış biçimiyle bakılır olaya. Ötesini bazen kız da kabul etmez. Kendini güvende hissetmez. Yada seviliyor, isteniyor hissetmez. Oda gelenekler içinde boğulup itirazsız kalmıştır.

İş böyle başlayıp böyle sonlanınca, bedence güçlü olan erkek istediği zaman karısını kullanacaktır. Evini toplamasını bekleyecek, çamaşırlarının yıkanmasını bekleyecek, yatakta memnun etmesini bekleyecek, güler yüz bekleyecek.. Bu arada çalışmasını kesinlikle kabul etmeyecek. Ne getirirse onu yiyecek. İnanın her iki cinsin yaşamları bu kısır döngülerin içinde kaybolur gider. Ya boyun eğilir, böyle gelmiş böyle gider oyunu oynanır, yada isyan edilir. Adam öfkelenir, kadın ağlar ve depresyona girer.

Peki ne yapılabilir. Konuşun… konuşun…. Konuşun…. İstediği biçimde yargılamadan, suçlamadan konuşun. Ve kendinizi geliştirin. Sadece isyanla bir yere varılmayacaktır. Kişisel gelişiminize önem verirseniz, yaşam olayları karşısında duruşunuz daha sağlam olur. Hayata asılın, fırsatları kollayın ve yakalayın. Değişik etkinlikler, sosyal girişimlerde bulunun. Yeni şeyler öğrenin ve kitap okuyun. Tüm bunları erkekler de yapsın. O zaman her iki tarafta daha az kırıcı olur, daha anlayışlı ve nazik olur. Benim çok beğendiğim bir söz var. Bunu terapi seanslarımda çok sıklıkla kullanırım. “Bize nasıl davranılması gerektiğini karşımızdaki insana biz öğretiriz” Bu sorumluluğu taşımayı öğrenen her insan ilişkilerinde daha başarılı olmuştur. Kendini tanıma ve ne istediğini bilme sürecinden sonra bize zaman yardımcı olacak ve bir süre sonra nasıl bir hayat istiyorsak ona sahip olacağınızı bilmenizi isterim. Hayat bazen buna benzer oyunlar oynar bize. Bazen sınandığımızı düşünürüm. Bu bir sınav ve geçmeliyim düşüncesi bana güç verir. Hedefimi oluşturur. O zaman ne yapacağımı daha rahat kestirebilirim. İşte yaşamın ta kendisi bu …. Değil mi?

 

 
İzmir- Duygu: 32 yaşında oldukça güzel ve çekici bir bayanım. 3 yıldır evliyim. Sorunum, eşimin benden sebepsiz bir şekilde uzaklaşması. Benden devamlı kaçıyor ve istediğim zaman ya yorgun oluyor, ya başı ağrıyor. Bu bahaneleri hep bayanlar uydurur sanıyordum ama maalesef bizde tam tersi. Oysa önceden cinsel uyumumuz mükemmeldi ve arzu doluyduk. Şimdi ne oldu da benden bu kadar uzaklaştı anlamıyorum. Bu durumu bir de uzman gözüyle siz yorumlar mısınız?

 
- Cinsel isteksizlik çoğunlukla duygusal bir sorundan kaynaklanır. Ruhsal bir problem karşısında ilk etkilenen cinsellik olacaktır. Sana olan sevgisinin azaldığı fikrinden çok eşinin içinde bulunduğu durumu değerlendirmenin daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim. İşi ile ilgili bir takım sorunlar, ekonomik problemler, hayatında yaşadığı ufak değişimler ve hatta hiç değişikliğin olmaması bile sıkıntı yaratabilir. Ulaşmak istedikleri herhangi bir hedefe ulaşamamak eğer o hedefe verdiği anlam yüklü ise daha da sıkıntı yaratacaktır. .  Genel bir isteksizlik, anlamsızlık, yorgunluk hali gibi ruhsal kökenli problemlerle kendini hissettirmeye başlar.  Çoğu zaman kişinin kendisi bile nedenini bilemez bu sıkıntılarının. Bazen sebepsiz yere öfke çıkışları yaşanır. Uykular bozulabilir. Bunları eşinizde gözlemlemenizi, şu aralar çok irdelemeden destek olmanızı öneririm. Biraz daha zaman verin kendisine. Bir süre sonra olaylar çözülebilir.  Belki fark etmediğiniz bazı problemler vardır.  Bu durum rahatsızlık vermeye devam ederse kendisiyle uygun ortamı hazırlayarak sadece dinlemek amaçlı konuşabilirsiniz. Etkin dinleme her zaman karşınızdaki kişinin daha rahat kendini ifade etmesine sebep olur.  Başka kimselerin yanında olmamalı bu konuşma. Psikolojik bir problem sonrasında da konuşulmamalı. Rahat, sessiz, sakin bir ortam yaratmalısınız.  Yargılama ve suçlama olmadan rahatlıkla iletişim kurabilirsiniz.  Bu da sonuç getirmezse bir danışmandan yardım almanız daha doğru olacaktır.

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Randevu Al