Çiftçiler hırsızlığa karşı tetikte

José Bria bugünlerde uyku uyuyamaz oldu. Bazen gecenin ortasında uyanıyor, arabaya atlayıp bu küçük köyün merkezinden birkaç kilometre uzaktaki tarlasına gidiyor.

Çiftçiler hırsızlığa karşı tetikte

José Bria bugünlerde uyku uyuyamaz oldu. Bazen gecenin ortasında uyanıyor, arabaya atlayıp bu küçük köyün merkezinden birkaç kilometre uzaktaki tarlasına gidiyor.

ciftcilerHer şeyin iyi olduğundan emin olunca evine dönüyor. Bu yıl şimdiden üç kez soyuldu. İlkinde tavuklarını götürdüler. Ardından bazı aletlerini çaldılar. Son olarak sekiz tavşanı ortadan kayboldu. 62 yaşındaki Bria, en çok kilitleri kıran hırsızların dikkatsizlik edip koyunlarının ahı rdan kaçmasına neden olacağından korkuyor. Kaçan koyunlar komşu tarlaları mahvedebilir. "Bunun ne çok zarar vereceğinin farkında mısınız? Koyunlar korktuklarında nasıl olur, biliyor musunuz?" diye soruyor. Albelda'daki çiftçiler, hırsızlarla ilgili o kadar endişeliler ki geceleri arabalarında şeftali ve armut ağaçlarının arasında devriye geziyorlar. İspanya'nın kuzeydoğusundaki bu bereketli vadiye bakan stratejik noktalarda nöbet tutup far veya fener ışığı ya da başka bir davetsiz misafir alameti var mı diye karanlığı tarıyorlar. İspanya'nın ücra köşelerinde çiftçilik yapanlar, uzun yıllar boyunca ekonomik kriz nedir bilmiyorlardı. İş zordu. Tarlaların sürülmesi gerekiyordu. Aldıkları paralar çok iyi değildi ancak geçinmelerine yetiyordu. Kimse işsiz değildi. Ancak şimdilerde çiftçiler, ekonomik krizin dönüp dolaşıp kapılarına dayandığını düşünüyor. Devriyeyi örgütleyenlerden biri olan 43 yaşındaki Rosa Marques, "Sekiz tavşanı satmak için çalmazsınız. Yemek için çalarsınız" diyor. Albelda, suç oranının a rttığı tek köy değil. Polis yetkilileri, 2009'dan beri taşradaki suç oranında artış olduğunu belirtiyor. Hemen her şey hedef alınıyor. Bir gece 300 soğan, ertesi gece lastik sulama hortumu. Albelda'da çalınanlar arasında dizel yakıt, çivi tabancası, elektrikli makas da var. İspanya'nın diğer yerlerinde, özellikle Valencia gibi yoğun çiftçilik yapılan sahil bölgelerinde de köylüler örgütlenip devriye gezmeye başlıyor. Polis, bu eğilimden hoşnut değil ama anlayışla karşılıyor. Hektarlarca ekili araziye göz kulak olacak sayıda polis memuru yok. İspanya jandarması Guardia Civil'in analistlerinden Binbaşı Jesus Gayoso, "Tarlaları kilitli kapılarla koruyamazsınız" diyor. Polise göre suçlular genelde iki kategoriye ayrılıyor: Yöre halkı içinden sadece yaşamlarını sürdürmeye yetecek kadar çalan işsizler ve daha önce çalıştıkları bu yerleri iyi bilen Romanyalılarla Faslı ların oluşturduğu daha organize gruplar. Çaldıklarını ucuz fiyatlara satıyorlar. Binbaşı Gayoso, bazen çalınan aletlerin eritilip metal olarak Çin'e gönderildiğini söylüyor. Gayoso, Albelda'yı içine alan Huesca ilinde 2012 yılının ilk üç ayında 41 hırsızlık rapor edildiğini aktarıyor. Bu yılın ilk üç ayında ise bu rakam 63'e çıktı. Erkek kardeşiyle birlikte bir bıldırcın-hindi çiftliğinin sahibi olan 52 yaşındaki José Maria Chesa, "Tüm yaşamlarımız boyunca güvende olduk. Biz burada anahtarları kontakta bırakıp arabadan çıkardık. Ama şimdi, günün sonunda her şeyi kilitleyip sonra da anahtarları taşların altına ya da kapıların üzerine saklamak için 20 dakika uğraşıyorum. Bu hoş bir yaşam biçimi değil" diyor. Geçenlerde bir akşamüstü, dört kişi iki arabaya binip beş saat boyunca tarlaları turladı. Bunun sıkıcı bir iş olduğunu söylüyorlar. Ortalama bir gece genelde çamurlu yollarda 30 ila 50 kilometre direksiyon salladıklarını belirtiyorlar. Yerel polis onlara kimseyle çatışmaya girmemelerini, plaka numarasını almakla yetinmelerini tavsiye etmiş. Ama şimdilik çiftçiler bunu bile başaramamış durumda. 39 yaşındaki Hector Sediles, "Uzaktan farları görüyoruz. Tabii onlar da bizim geldiğimizi görüyor. Biz oraya vardığımızda gitmiş oluyorlar" diyor. THE NEW YORK TIMES