Bugün kusur gören, yarın kusur olur!

Hürmet makamının en yüce sahipleri,

Bugün kusur gören, yarın kusur olur!

Ailemizin, toplumun taşıyıcı direkleri…
Geçmişin aktarıcısı, yarınlarımızın mimarları…
Bizleri ilmek ilmek işleyen, sağlıklı toplumları imar eden yegâne varlıklarımız, kültür elçilerimiz…
Sevgi ve hürmeti en fazla hak eden, “YAŞLILAR” ımız…
Son günlerde en kıymetli değerimiz yaşlılarımızı konu olan üzücü haber ve videolar öyle can yakıyor ki!
Bir eğlence objesine dönen, onlar için şaklabandan öte geçmeyen kimi gençlerimizin yaşlılarıyla çektikleri o videolar çok can acıtıyor.
Uyumak için yatağına giden anneannesini telefonundan oyun oynamak uğruna defalarca yatağından kaldıranı tutun da,

5 litrelik su bidonunu anneannesinin yüzüne boca eden,
Cep telefonunda bir şey gösterme bahanesiyle kafasında acımasızca yumurta kıran,
Sokağa çıkma yasağının uygulandığı günlerde Ankara ve İstanbul’da hakkında işlem yaparız diye korkutan,
Yüzüne zorla maske takıp, başına kolonya boca eden bir gençlikle maalesef karşı karşıyayız.
Ve yetmezmiş gibi bunları maharetmişçesine sosyal medya hesaplarında umarsızca paylaşan ‘noksan bir gençlik’
Bir like uğruna yarınlarıyla birlikte kendini yok eden nesil!
Bugün, ‘yaşlılara şaka’ güya şaka, anahtar kelimeleriyle sosyal medya platformlarında bir arama yaptığınızda karşınıza nicesi çıkıyor.  
Birçoğuna sizler de şahit olmuşsunuzdur.
İçiniz acıyarak seyredeceğiniz bu videolar eminim ki güldürmekten öte çoğumuzu kara kara düşündürüyor.

Hele bir tanesi var ki, seyretmeye yürek dayanmıyor.
Bilgisayar mouse’nu telefon diye nenesine uzatan gencin o acınası hali, bir yönüyle de yaşlılarımıza hürmetsizliğin geldiği son noktayı gözler önüne seriyor.
Hürmet makamının en yüce sahibi o yaşlımızın bilgece tavrı ise derslerin en büyüğünü veriyor bizlere...
Yüreği param parça eden bakışlar eşliğinde birkaç dakika süren sessizlik,
Ve ardından yükselen o ses!
“Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur”

Bakışıyla, sessizliğiyle ve kulağa küpe iki çift lafı ile gerçeği tokat gibi yüzüne çarpıyor insanın…
Kültürümüzün, inancımızın hiçbir zaman kusur kabul etmediği yaşlılık ne oldu da kusur oldu son dönemlerde?
Modernleştikçe unuttuk, ihmal eder olduk yaşlılarımızı.
Öyle bireyselleştik ki, tahammül edemez olduk bizden şefkat bekleyen değerlerimize.
Unutmak yetmezmiş gibi bir de alay eder olduk onlarla…
Yaş aldıkça demlenen, demlendikçe bilgeleşen, bizlere rehber olan kültür taşıyıcılarımıza saygımızı, sevgimizi gösteremez olduk.
‘Büyüğüne saygı gös¬termeyen, küçüğüne merhamet etmeyen bizden değildir’ anlayışını terk ederken,
‘Bir genç yaşlı bir kimseye, yaşlılığından dolayı hürmet ederse, Allah da ona yaşlılığında kendisine hürmet edecek birilerini halk eder.’ müjdesini de unuttuk!
Yaşlılarının kıymetini bilen, onları unutmayan ve baş tacı eden var elbette aramızda. Çok şükür…

Onun için de bir video var şu şıralar internette dolaşan…

O da bir gerçeği yüzümüze vuruyor aslında ama en azından dede-torun arasında saygıyla ilerleyen diyalog ile…

“İhtiyarlık başa geldiği zaman” anahtar kelimesiyle videolarda arattığınızda karşınıza mutlaka çıkacaktır. Kıymet verdiği dedesine gerçekleri söyletiyor.

Dedemiz “İhtiyarlık Başa Geldiği Zaman” olacakları şiir ile öyle güzel haykırıyor ki, bir kısmını burada sizlerle de paylaşmak isterim o şiirden;

“Ayakların baston ile üç olur
Gençlikte gittiğin yerler hiç olur
Konuşsan suç olur sussan suç olur
İhtiyarlık başa geldiği zaman”

* * * * * *

“Arkadaşın olur evde çocuklar
Eşin dostun seni arada yoklar
Torunların alır bastonu saklar
İhtiyarlık başa geldiği zaman”

* * * * * *
“Yaşlılara değil özel bu sözüm
Gençler de yaşlanır elbette kuzum
Senin de buruşur elin ve yüzün
İhtiyarlık başa geldiği zaman”

* * * * * *
Şimdi aklıma şu soru geliyor?
Kurt kocayınca gerçekten de köpeğin maskarası mı olur?
Bu insanlığın, doğanın bir değişmezi, kaderi mi?
Bu soru ile sizi baş başa bırakırken,
Diyeceğim o ki,
“Bugün kusur gören, yarın kusur olur…”
                                        Şaban Özdemir
                                sabanozde@gmail.com

 



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: