Bu hastalarla el sıkışılmıyor

Sedef hastaları ayrımcılığa uğruyor…

Bu hastalarla el sıkışılmıyor
Paylaş:

 

Sedef hastalarının yüzde 84'ü ciltlerindeki belirtiler nedeniyle ayrımcılık ve aşağılamaya uğrarken, yüzde 45'i problemin bulaşıcı olup olmadığına yönelik sorulara maruz kalıyor.

Toplumdaki eksik bilgi bunun en büyük nedeni. 31 ülkede yapılan ankete göre insanlar sedef hastalarıyla el sıkışmak bile istemiyor.

Küresel anlamda 31 ülkeden 8 bin 338 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen "Sedef Hastalığını Anlamak" başlıklı anketin dünya sonuçlarına göre, hastaların yüzde 84'ü ciltlerindeki belirtiler nedeniyle ayrımcılık ve aşağılamaya uğrarken, yüzde 45'i problemin bulaşıcı olup olmadığına yönelik sorulara maruz kalıyor. Hastaların yüzde 38'i ise psikolojik bir rahatsızlık tanısı almış.

"Bugüne kadar yapılmış en büyük sedef hastalığı anketi" olma özelliği taşıdığı belirtilen çalışmanın sonuçları İstanbul'da düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Hasta derneklerinin desteğiyle, Novartis tarafından gerçekleştirilen anketin Türkiye ayağı Sedef Hastaları Dayanışma Derneğince yürütüldü.

Türkiye'den 381 hastanın katıldığı anketin sonuçlarını açıklayan çalışmanın Türkiye danışmanı Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Sibel Alper, toplantıda öncelikle anketin dünya sonuçlarına ilişkin bilgi verdi.

 Hastaların yüzde 84'ünün ciltlerindeki belirtiler nedeniyle ayrımcılık ve aşağılanmayla karşılaştıklarını ifade eden Alper, anketin, sorunun kişiler üzerindeki psikolojik, sosyal ve finansal etkilerini ortaya koyarken, hastalığın tamamen tedavi edilmiş bir cilde kavuşabilme konusundaki bakış açılarını da gösterdiğini belirtti.

HASTALARIN YÜZDE 38'İ PSİKOLOJİK RAHATSIZLIK GEÇİRİYOR

Alper, çalışmanın dünya sonuçlarına göre hastaların yüzde 45'inin sorunun bulaşıcı olup olmadığı sorusuyla karşılaştığına dikkati çekerek, "Buna göre ankete katılanların yüzde 43'ü sedefin ilişkilerini etkilediğini ve bu hastaların yüzde 15'i hastalık nedeniyle ilişkilerinin sona erdiğini belirtiyor. Yüzde 54'ü sedefin iş hayatlarını etkilediğini söylerken, yüzde 38'i hastalık nedeniyle psikolojik bir tanı almış durumda. Bu sonuçlar sedefin bireyin yaşam kalitesine ciddi etkileri olan bir hastalık olduğunu açık bir şekilde ortaya koyuyor. Sonuçlar ayrıca bize katılımcıların tam veya tama yakın iyileşme beklentilerinin de düşük olduğunu gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.

"BULAŞICI MI' DÜŞÜNCESİ EL SIKMAYI ÖNLÜYOR"

Prof. Dr. Sibel Alper, çalışmanın Türkiye sonuçlarına ilişkin ise şu bilgileri paylaştı:

 "Anketin Türkiye sonuçları, dünya sonuçlarıyla benzer bir tablo ortaya koyuyor. Türkiye'de de katılımcıların yüzde 84'ünün ayrımcılığa ve aşağılanmaya maruz kaldığını görüyoruz. Ancak sedefin bulaşıcı olup olmadığı sorusuna maruz kalanların oranı Türkiye'de yüzde 56'ya yükseliyor. Katılımcıların yüzde 46'sı toplum içinde rahatsız edici bakışlarla karşılaşmış, yüzde 26'sı ise insanların ellerini sıkmayı istemediğini söylüyor. Hastalar kendilerini çaresiz hissedebiliyorlar, bazıları sedefin hayatlarını ele geçirdiğini düşünüyor, bazıları da cildinden utanıyor. Tüm bunların gerek kişisel ilişkilere gerekse iş hayatına olumsuz etkileri oluyor. Türkiye'deki katılımcıların yüzde 51'i sedef hastalığının iş hayatlarını etkilediği belirtiyor. Sonuç itibarıyla sedefin bir cilt hastalığının ötesinde etkilerini görüyoruz. Sedef, yaşam kalitesini belirgin olarak olumsuz etkiliyor, hastalar çoğunlukla dışlanma nedeniyle içe kapanarak izole yaşıyorlar. Sedef yalnızca hasta için değil, ailesi için de psikolojik, sosyal ve finansal sorunlara neden oluyor."

A.A



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: