Bu anatomik modeller iğrenç gelmiyor

18. yüzyılda Floransa'da yapılan ve birçok iç organın sergilendiği anatomik balmumu heykeller ne anlatıyor?

Bu anatomik modeller iğrenç gelmiyor

Gül ağacı ve Venedik camından yapılma orijinal sandıklar içinde çok sayıda balmumu heykel birçok kentte tıp müzelerinde sergileniyor.

Bu heykellerin en ünlülerinden biri Anatomik Venüs adıyla anılıyor. 1784-88 yılları arasında Floransa'da La Specola atölyesinde yapılan heykel, Viyana'daki Josephinum Tıp Müzesi'nde sergileniyor.

Anatomical Venus adlı kitabında Joanna Ebenstein bu heykellere ve onların zaman içinde insanlar üzerinde bıraktığı farklı etkilere değiniyor.

Gerçek insan boyutunda yapılan, insan saçı kullanılan ve birçok anatomik tabakaya ayrılmış heykelleri Ebenstein şöyle anlatıyor:

"Cam sandıklar içinde hafif tebessümlerini ve esrik bakışlarını görüyorsunuz. Birinin sarı saçları örülmüş, diğeri güvelerin yediği saten yastıkta yatarken gövdesinin bir kısmı dilimlenip saçılmış, bir diğeri ise altın rengi bir taç veya ipek kurdele takmış…"

Londra'daki Madam Tussauds müzesinde sergilenen balmumu heykellerden çok farklı bunlar. Kameralara gülümseyen ünlüler veya siyasetçiler değil onlar. İnsanda ilgi uyandırdıkları gibi, ameliyat masasında kalmış halleriyle itici bir duygu da yaratıyorlar.

Ebenstein, bir zamanlar ideal kadın güzelliğini ve vücudun iç işleyişini anlatmak için kullanılan bu nesnelerin bugün cezbedici bulunmayabileceğini belirtiyor.

40 parçadan oluşan bu anatomik Venüs, Montpellier Üniversitesi'ndeki Pierre Spitzner'in 19. yüzyıl koleksiyonundan.

Ebenstein, bu heykellere bakarken onların bugün neden tuhaf geldiğini anlamaya çalıştığını söylüyor. Bu heykel Viyana Tıp Fakültesi'ndeki Josephinum Tıp Tarihi Müzesi'nde yer alıyor.

Floransa'daki La Specola, 1765'te Toskana Dükü olan 2. Leopold tarafından kuruluyor. Katolik kilisesinin akıl dışı yaklaşımlarına karşı, doğa yasaları ve deneysel gözlem yoluyla Floransalıları eğitmeyi amaçlıyor.

Ebenstein'a göre, Medici Venus Aydınlanma çağının değerlerini ifade ediyor. Clemente Susini, Bologna Müzesi için de 1782'de Venerina (Küçük Venüs) adlı bu balmumu heykeli üretmiş.

Rönesans ressamları insan vücudunu gerçeğe en yakın biçimde resmetmek amacıyla kadavraları kesip resimlerini yaparmış. Leonardo da Vinci'nin de bu amaçla 100'den fazla ceset kestiği söyleniyor. Ebenstein, sanat ile bilim, din ile tıp arasındaki mevcut ayrımın o zamanlar olmadığını belirtiyor.

BBC TÜRKÇE



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: