BESLENME GENETİK MİRAS

BESLENME GENETİK MİRAS

DHA

Beslenme biçiminizi, atalarımızdan genetik bir miras olarak aldığımızı biliyor musunuz? Mutlaka okuyun.

 


Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. İbrahim Keser, kalıtsal birçok hastalığın beslenme biçimiyle ilişkili olduğunu belirterek, "Beslenme biçimimizi, atalarımızdan genetik bir miras olarak aldık" dedi.

Besin ve hastalık arasındaki ilişkiyi çözmek, hastalıkları tedavi etmek için uzun yıllar boyunca çeşitli beslenme biçimlerinin ileri sürüldüğünü kaydeden Prof.Dr. İbrahim Keser, son yıllardaki genetik çalışmaların, insanlarda besin tüketimi ve bireysel genetik yapı arasında sıkı bir ilişki olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Prof.Dr. Keser, "Aynı toplumda, hatta aynı aileden bireyler aynı gıdalarla beslenseler bile bireysel genetik farklılıklar nedeniyle bir kısmı sağlıklı iken, diğerleri besinle ilişkili aşırı zayıflama, obezite, kanser, kalp ve şeker gibi hastalıklara yakalanabilmekteler" diye konuştu.

Hemen herkese aynı tip beslenme biçimi sunan diyet programlarını da eleştiren Prof.Dr. İbrahim Keser, "Bu tip diyetler bazılarına fayda sağlarken, bazılarının hastalıklarını ilerletmekte, bazıları ise ölümle sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle, beslenme biçimine bağlı hastalıklarda veya insanların sağlıklı beslenmelerinde, bireyin genetik testi yapılarak, besin tipi, besin miktarı ve yeme sıklığı belirlenmelidir" dedi.

Prof.Dr. Keser, beslenmenin genetik temelini araştıran nütrigenetik (beslenme genetiği) çalışmaların yaygınlaştığını söyledi. Prof.Dr. İbrahim Keser, "Örneğin, demir birikimine bağlı organ hasarı oluşturan hemokromatozis hastalığının genetik bir hastalıktır. Bu hastalıktan korunmak için, aşırı demir içeren besinlerden uzak durulması gerekir" diye konuştu.

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Randevu Al