Başımızdaki yeni dert 25 yaş

Bu kriz, mezuniyet ve hayata atılmakla alakalı. İşte çeyrek yaş krizi tam bu noktada tetikleniyor!

Başımızdaki yeni dert 25 yaş

Bu kriz, mezuniyet ve hayata atılmakla alakalı. İşte çeyrek yaş krizi tam bu noktada tetikleniyor!

25yasDiyelim ki lise çağını bir yarış atı gibi çalışarak harcadınız. Dershanede geçen ömür, sınav heyecanı, tercih krizi gibi zorluklara göğüs gerip bir üniversiteye kapağı attınız. Üniversite yıllarını finallerden, projelerden şikâyet ederek geçirdiniz. Tüm bu gayretiniz hayata atılırken bir adım önde başlayabilmek içindi. Hayata dair yüksek beklentilerle mezun oldunuz. İşte çeyrek yaş krizi tam bu noktada tetikleniyor! Bu kriz, mezuniyet ve hayata atılmakla alakalı. Diyelim ki lise çağını bir yarış atı gibi çalışarak harcadınız. Dershanede geçen ömür, sınav heyecanı, tercih krizi gibi zorluklara göğüs gerip bir üniversiteye kapağı attınız. Üniversite yıllarını finallerden, projelerden şikâyet ederek geçirdiniz. Tüm bu gayretiniz hayata atılırken bir adım önde başlayabilmek içindi. Hayata dair yüksek beklentilerle mezun oldunuz. İşte çeyrek yaş krizi tam bu noktada tetikleniyor! Orta yaş krizinin sebebi ‘önümüzdeki her şeyin belirli olması’ iken, çeyrek yaş krizine sebep tam tersine ‘sürece hâkim olan belirsizlik havası’. İşe mi girsem, yüksek lisans mı yapsam, alan mı değiştirsem gibi pek çok soru ardı ardına sıralanıyor. Erkekler için askerlik yükümlülüğü de cabası! Mezuniyet sonrası istediğiniz gibi bir iş bulabilmek başlı başına bir katastrof. Diyelim buldunuz artık öğrencilik dönemindeki ayrıcalıklardan mahrumsunuz. Mesela yaz tatili 3 aydan 15 güne düşüyor, üstelik artık maliyetini de babanız karşılamıyor! Uzmanlar çeyrek yaş sendromunun Türkiye’de de giderek yaygınlaştığını düşünüyor. Büyük beklentilerle iş hayatına atılan idealist yeni mezun kuşak duruma adapte olana kadar krize giriyor. Artık çoğunun hayalini ‘sahilde bir bar açmak’ veya ‘turistik bir yerde güzel bir restoran işletmek’ süslüyor.

KRİZ EN GÜZEL BURADA YAŞANIR

Tuğçe Tanrıverdi (25)- Yeditepe Üniversitesi Reklam Tasarımı ve İletişimi burslu mezunu, bir reklam ajansında proje yöneticisi Bu kriz benim 2-3 aydır yaşadığım bir durum. Komik ama 18 yaşından küçük olduğumu düşünen bar güvenliğine kimliğimi gösterirken başladı. Bir yandan “18-19 demiyorum ben 25 yaşındayım” diye söylenirken bir yandan artık o 18 yaş umursamazlığının kalmadığını fark edip, ‘hayat nereye gidiyor’ diye sorgulamaya başladım. Aldığım kararların 10 sene sonra beni nereye taşıyacağını bilmek zorunda hissediyorum, kariyer baskısını üzerimde taşıyorum. Öte yandan şu yaşlar tam hayatı dolu dolu yaşamanın zamanı. Ben zaten ikizler burcuyum. Bu da bir kriz durumu yaratıyor. Çeyrek yaş krizini yaşamak için en ‘güzel’ yer Türkiye, İstanbul herhalde. Sürekli değişen gündem, kötüye giden ekonomi, belirsizlik derken iyice kötümser olabiliyor insan. Yoğun çalışma tempomda hobilerime vakit ayırmak şöyle dursun, oturup bu konuda yakınacak vaktim bile olmuyor.

ÖZEL HAYATIMI UNUTTUM

Aysu Nizamoğlu (25) Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu, insan kaynakları uzmanı Üniversite hayatımı bırakmak çok zordu. Tabi o zamanlar öyle hissetmiyordum; sınavlardan şikâyet ediyordum. ‘Artık iş hayatına atılmak ve kendi paramı kazanmak istiyorum’ diyordum. Üzerinden çok uzun bir zaman geçmiş olmamasına rağmen o günleri hızla özler oldum. Uzun yaz tatilleri, seyahatler için para biriktirmeler, sabahları yataktan erkenden çıkmamak ve en güzeli de önüne koyduğun en büyük hedeflerden birini başarmanın hazzıyla yaşamak... İş hayatına dair hiçbir fikrim yoktu. Ne istediğimi de bilmiyordum ve hisle beraber tam bir boşluğa düşmüştüm. Özel hayatım da ayrı bir değişim geçiriyordu. İlişkim bitmişti. Yakın arkadaşlarım yurtdışına yüksek lisans yapmaya gidiyordu. Çevremdeki her şey değişiyordu. Kim nereye çekerse oraya gidecektim. Üniversiteden mezun olmakla aslında her şeyin daha yeni başladığını anladım. Bu süreç içerisinde özel hayatımı unuttum. Arkadaşlarımı arayıp sormaz oldum. Özel hayat dediğin ‘ben ve dizilerim’ haline geldi. Bir yandan annem babam sokakta her gördüğü bebeğe atlar oldu, çeyizlik alışveriş baskısı hissediyorum üzerimde. Gittikçe içime kapandım. Çeyrek yaş krizi dedikleri tam da bu olsa gerek.

ACABA KAFE Mİ AÇSAM?

Cemil Hanyaloğlu (25) Queensland Üniversitesi (Avusturalya) Biyoloji Bölümü mezunu, çevre danışmanı Yurtdışında yüksek lisans ve staj sonrası Türkiye’ye döndüm. Bu denli birikimimin olmasına rağmen iş bulmam hiç kolay değil. İşimi sevmeme rağmen ‘acaba kariyer değişikliği yapıp kafe mi açsam’ diyorum. Sonra ‘doktoraya gitsem, akademik kariyer mi yapsam’ diye düşünmeye başlıyorum. Bu belirsizlik ve kafa karışıklığı içerisinde geçiyor günlerim. ‘Garsonluk olsa yaparım, arkadaşım ben Bahamalara yerleşiyorum’ demek istiyorum ama ailem ve sevgilim burada. Hayat sanki bir uzvumda çekiyor ve ben ortada parçalanıyor gibi hissediyorum. Bu dönemlerde, ruhen çok yalnız kaldığım zamanlarım oldu. Ne kadar ağlayıp “nereye gidiyor hayatım” desem de hayat beklemiyor. Kendime kavramlar yaratıp doğru mu yanlış mı diye sormayı bıraktım. Artık çözüm olarak yapamadığım şeyleri sorgulayıp yanlışlar bulmak yerine, yaptığım şeylere bakıp doğruları görmeye çalışıyorum. HÜRRİYET CUMARTESİ