Aşırısı da yetersizi de riski artırıyor

Aşırı ve yetersiz beslenme kanser riskini artırıyor.

Aşırısı da yetersizi de riski artırıyor

Aşırı ve yetersiz beslenme kanser riskini artırıyor.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Aliye Özenoğlu, aşırı ve yetersiz beslenmenin kanser riskini artırdığını, dengeli, sağlıklı ve bilinçli beslenmenin birçok hastalıktan korunmak için çok önemli olduğunu bildirdi. beslenmeÖzenoğlu, dünyada her yıl 7,1 milyon kişinin kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. Kansere yakalanma nedenlerinin genellikle beslenme kaynaklı olduğunu belirten Özenoğlu, şöyle devam etti: "Kanserin oluşumunda genetik, hormonal ve beslenme gibi birçok etken var. Araştırmalarda, posadan zengin beslenen toplumlarda, kolon rektal denen kanser çeşidinin daha az görüldüğü saptanmıştır. Posa, bağırsaklarda et ve yağ tüketimiyle artan mutajenleri azaltır, kendi yapısına alıp kimyasal tepkimelerle zararsız hale getirir. Saflaştırılmış tahıl tüketimi, meyvenin posasının arındırılarak suyunun tüketiliyor olması, bağırsakların az çalışmasına neden olur. Burada biriken artıklar kanser yapıcı moleküller oluşturabilmektedir. Şişmanlarda normal kişilere göre özellikle meme, kalın bağırsak, rektum, kan kanserleri daha fazla görülür. Genellikle şişmanlık, çok yağlı besinlerin tüketilmesi sonucu oluşur."

"BESLENME BİÇİMİ HASTALANMA RİSKİNİ ARTIRMAKTA" Doç. Dr. Özenoğlu, kadınlarda oluşan yağlanmanın östrojen hormonu salınımını artırdığına, ilerleyen süreçlerde göğüs ve rahim kanserine zemin oluşturduğuna dikkati çekti.

Sağlıklı bir yaşam için tüketilen besinlere ve hazırlanışlarına özen gösterilmesi gerektiğine dikkati çeken Özenoğlu, şunları kaydetti: "Günümüzde aşırı ve yetersiz beslenme kanser riskini artırmakta. Dengeli, sağlıklı ve bilinçli beslenme birçok hastalıktan korunmak için çok önemli. Nemli ve sıcak yörelerde iyi saklanamayan yağlı tohumlar, tahıl ürünleri, kuru baklagiller, salamura edilmemiş peynir, kurutulmuş meyveler zaman içinde küflenebiliyor. Küflerin bir bölümü toksinleri üretir. Bu toksinlerden bazıları da kanser oluşumuna neden olabiliyor. Unutmamak gerekir ki yaşam süresi insanların genetik yapısına, beslenme ve yaşam biçimiyle, içinde yaşadığı çevre koşullarına göre değişiyor. Beslenme biçimi hastalanma riskini artırmakta ve yaşam süresinin kısalmasında önemli etken. Hastalık riski doğum öncesinden başladığından ve sonraki yıllarda yerleşmiş hatalı alışkanlıkların değiştirilmesi güç olduğundan yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme kurallarına her dönem uymak gerekir." A.A
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kahramanmaraş Milli Eğitim Bakanlığı Dulkadiroğlu Rehberlik ve Araştırma Mer
  • Panik atak, hiçbir neden yokken ortaya çıkan ve insanların yaşam kalitesini düşüren bir ruhsal hastalık olarak tanımlanıyor.
  • Öğrenilmiş çaresizlik nedir? Öğrenilmiş çaresizlik sendromu, başarma isteğini yok ediyor!
  • Narsistik kişilik, “Tanrılaştırılmış ve gerçekçi olmayan bir öz önem duygusu” olarak tanımlanıyor.
  • Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası İletişim Günleri, açılış konferansıyla başladı.
  • Trafikte zaman kaybetme derdi olmadan, ofis ortamı yerine evinin konforundan çıkmadan çalışmak, yakın zamana kadar birçok kişinin hayallerini süsleyen
  • Randevu Al