ARTIK DAHA TUZLU DAHA BİBERLİ

Kavganın olmadığı ev için bir zamanlar "Bu durum hiç hayra alamet değil" şeklinde düşünülürdü ancak o dönemler artık mazide kaldı.

 ARTIK DAHA TUZLU DAHA BİBERLİ

Evliliklerin bir zamanlar tuzu, biberi kabul edilen kavgalar artık günümüzde sıradanlaştı. Öyle ki eşler çok rahat bir şekilde bu iş burada biter deyip, çekip gidebiliyor… Peki bunun nedeni ne? Prof. Dr. Nevzat Tarhan anlatıyor…


Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan eşleri hisleriyle değil olması gerektiği gibi davranması gerekti konusunda uyarıyor…

Rektör Tarhan;

"Eskiler eşler arasındaki kavgaları "evliliğin tuzu biberi" olarak görür ve ilişki için gerekli olduğunu söylerlerdi. Bir bakıma, kavgası gürültüsü olmayan evlilikler pek hayra alamet yorumlanmazdı. Günümüzde ise evliklerin geneli fazlaca "tuzlu" ya da "biberli." Eşlerin birbirine "Artık bu iş burada biter" dediği, kavgaların, tartışmaların yaşanmadığı evliliklerin olmadığını söylersek abartmış olmayız.

Ekonomik şartlar, şehir hayatının olumsuzlukları, sosyal nedenler, bireyin toplumda yalnızlaşması gibi nedenler evliliklerde derin krizlerin yaşanma sıklığını artırdı. Bu aynı zamanda çiftleri kriz anlarına hazırlıklı olmaya ya da ilişkideki sorunları krize dönüştürmeden önleme yollarını öğrenmeye mecbur bıraktı.

İnsanlar olaylar karşısında çoğu zaman hisleriyle tepki verirler. Evlilikte yaşanan sorunların, krizlerin en önemli nedeni de eşlerin birbirine olması gerektiği gibi değil de hissettikleri gibi davranmasıdır. Bunu özellikle doğu toplumlarında görmek mümkündür. Doğu kültürünün insanları genelde fazla duygusal oldukları için olaylara objektif bakamaz ve duygusal davranırlar.

Lokman Hekim'e "İlminin hikmetini neye borçlusun, nereden öğrendin?" diye sorduklarında, "Körlerden öğrendim. Körler elleriyle yoklamadan hiçbir şeyi kabul etmezler ve kontrol etmeden adım atmazlar" demiş. Yani Lokman Hekim, sorgulayarak, muhakeme ederek, kontrol yaparak ilmini geliştirmiş. Aile içi ilişkilerde de kişinin düsturu bu olmalıdır. Kişi her olay karşısında zihinsel sorgulama yapmalı, olayın nedenine bakarak hareket etmelidir. Evliliklerinde zor anlar yaşayan eşler, duygusallığın olayları objektif bir bakış açısıyla değerlendirmeye engel olduğu unutulmamalıdır. Bu yapılmadığı zaman, en küçük sorunun bile krize dönüşmesi kaçınılmazdır."

 

 

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Bebeklerin geçiş dönemlerinde, babaların rolü nedir? Nasıl bir baba olmalı? Yoksa sizin bebeğinizde babasına çok mu düşkün?
  • Eşinizin veya sevgilinizin arkasından ne kadar yas tutabilirsiniz? NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nden Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar anlattı...
  • Lösemi ile mücadelede ailenin tutumları tedavi sürecinde çok etkili.
  • Aşk herkese göre değişen kavram; kimine göre süresi, kimine göre şekli önemli. `Aşk olmazsa meşk olsun` diyen de var, aşkın platoniğini seçen de.
  • Okyanusta karaya en uzak nokta Nemo Noktası olarak biliniyor.
  • Randevu Al