ARAŞTIRMADA İLGİNÇ SONUÇ

A.A

Başkent Üniversitesi İletişim  Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mutlu Binark ve öğrencilerinin araştırmasına  göre Facebook, iletişimin yanı sıra "gözetleme" ve "boş zaman geçirme" aracı  olarak da görülüyor. Kimine göre "buluşma yeri" olan Facebook, bazıları için  "yalnızlık duygusunu gideren veya sosyal ilişki düzeyini belirleyen araç"  olarak anlam kazanıyor.

Dünya üzerinde 202 milyon 727 bin 740 üyesi bulunan, Türkiye'de 10 milyon  119 bin 280 kişinin kullandığı Facebook'un popülerliği araştırmacıları da bu  alana yönetti.

Facebook'ta "Kolektif Üretim" adı altında google grup kurup, ortak tek  hesap açan Doç. Dr. Mutlu Binark ve öğrencileri Ayşenur Yıldırım, Çağdaş  Gümüşoluk, Eser Aygül, Murat Haner, Senem Börekçi, Serpil Öztürk ve Tuğrul  Çomu'nun araştırmasından ilginç sonuçlar ortaya çıktı.

Belli temalarda toplumsal içerikli imza kampanyası düzenlenen ve hesaba  arkadaş olarak katılanlara "açık uçlu sormaca" yöntemi uygulanan araştırmaya  göre, katılımcıların yarısından fazlası video, müzik ve fotoğraf paylaşımı için  Facebook'u kullanıyor.
 
Bunun yanında, kullanıcılar için Facebook, düşünce, duygu, beğendikleri  makale, gazete haberleri ve slaytlar ile etkinlik veya kampanya haberini dile  getirdikleri bir paylaşım aracı...

Araştırmaya göre, katılımcılarda "Facebook'un taşıdığı anlam" şöyle:

Facebook'u, yüzde 15 "iletişim aracı", yüzde 14 "gözetleme maksatlı  kullanım aracı" olarak görürken, bu site, araştırmaya katılanların yüzde 13'ü  için bir anlam ifade etmiyor. Ayrıca, katılımcıların yüzde 11'i Facebook'u "boş  zaman geçirme aracı”, yüzde 11'i "buluşma yeri", yüzde 8'i "paylaşım aracı",  yüzde 3'ü "yalnızlık duygusunu gideren araç", yüzde 3'ü de "sosyal ilişki  düzeyini belirleme aracı" olarak görüyor.

Facebook kullanıcıları, birbirleriyle MSN'deki gibi iletişim kuruyor ama  konunun içeriği kısalıp, niteliği değişiyor.
        
"YALNIZLIĞI GİDERMESİ DİKKAT ÇEKİCİ"
        
Anket sonuçlarını değerlendiren DOç. Dr. Binark, şunları kaydetti:

"Bu sonuçlardan, toplumsal paylaşım ağı olarak Facebook'un,  kullanıcıların farklı beklentilerini karşıladığı görülüyor. İletişim, gözetleme  ve eğlence aracı olarak getirilen ve kendi içlerinde daha ayrıntılı olarak  düşünülmesi gereken tanımlamaların yanı sıra, dikkat çekici bir diğer yön de bu  araca yönelik 'yalnızlık duygusunu hafifleten', 'sosyal ilişki düzeyini  belirleyen' araç tanımlamalarının getirilmesi."

Binark, araştırma verilerinden Facebook kullanıcılarının “arkadaşlarının  yaptıkları ile onların ilişkilerini gözetlemekten, aynı zamanda da kendilerinin  gözetlenmesinden hoşnut olduğunun” ortaya çıktığını belirterek, "Bu nedenle de  çevrimdışı gündelik yaşamlarında meydana gelen her olayı duvarlarında duyurmakta,  fotoğraf albümüyle paylaşıyorlar" dedi.

"Facebook kullanıcılarının sanal uzamdaki bu varoluş biçiminin aslında  kamusal bir paylaşım" olduğuna dikkati çeken Binark, böylece “mahrem olanın”  sınırlarının değiştiğini savundu.
        
SİYASİLER DE FACEBOOK'U KULLANIYOR
        
Doç. Dr. Binark, Türkiye'de insanların Facebook'u sık kullandığını  vurgulayarak, bu durumu "Bu araştırmanın yapıldığı anda saat sabah 10.00'da ve  Pazar günü olmasına rağmen Türkiye'deki kullanıcıların yüzde 38,19'u  çevrimiçiydi" sözleriyle dile getirdi.

Facebook'un bu kadar popüler olmasının, reklamoyun, casual oyun,  e-ticaret kullanımını da artırdığını ifade eden Binark, siyasi iletişim  stratejilerinin de yeni medya ortamına uygun olarak çeşitlendiğini vurguladı.  Binark, şunları söyledi:

"Barack Obama'nın Facebook üzerinden yürüyen yardım kampanyası ve hayran  gruplarının 'Değişim' söylemini sürekli sanal uzamda gündemde tutmalarının  başarısı üzerine, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde de kimi adaylar kimi partiler  bu ortamda sanal kampanya yürüttüler. Akla ilk gelen isimler, Mustafa Sarıgül,  Kemal Kılıçdaroğlu... Facebook ortamında AK Parti'nin 'Hanım Kolları' dahi  mevcut."

Facebook'taki siyasal ve toplumsal kampanyaların, sanaldan gerçeğe  taşınmasının sınırlı olduğunu belirten Binark, bireylerin "bilgisayar başında  oturarak tek bir düğmeye basıp sayısız kampayayı desteklediğini, ama konunun  ancak kampanyayı yürüten örgütün gerçek uzamda üyesi olduğunda gerçek uzama  geçtiğini" bildirdi.

"NEFRET TOHUMLARI DA EKİLİYOR"

Kullanıcıların "gündelik yaşamlarındaki ırkçı, militarist, cinsiyetçi ve  homofobik bakış açılarını Facebook ortamına taşıdıklarını ve bu ortamı nefret  içerikleri üretmek için de kullandıklarını" dile getiren Binark, Facebook'da  başkaları adına etik dışı hesap açma eyleminin de bulunduğunu belirtti.

Binark, Facebook'da hesabı olanların "gözetlendiğini" savundu.
        
CİNAYETLER FACEBOOK'TA
        
Mutlu Binark, toplumsal olayların Facebook'ta paylaşımıyla ilgili  Münevver Karabulut cinayetini örnek göstererek, Facebook'ta Karabulut adına 16  Haziran itibarıyla 118 grup yer aldığını, doğrudan "Münevver Karabulut" adı  kullanılarak açılan grup sayısının ise 27 olduğunu anlattı.


Buna karşın şüpheli Cem Garipoğlu'nun adının kullanıldığı 54 grup  bulunduğunu dile getiren Binark, şunları söyledi:

"Cinayete ilişkin yeni gelişmeler medyada yer aldıkça açılan grup sayısı  ve bu gruplara üyeliğin de arttığı gözlendi. Örneğin, en fazla katılımcının  olduğu 'Münevver Karabulut' adlı grubun üye sayısı 16 Haziranda 83 bin 321 iken,  ertesi gün Karabulut ailesinin avukatlarının davadan çekilme haberleri üzerine  üye sayısı 2 bin 1 kişi daha arrtı, haberin çıktığı gün grubun duvarına bin 229  adet not yazıldı.

Ayrıca, Facebook üzerinden Münevver için duyurulan çeşitli etkinliklere  kullanıcılardan katılımlar da görülüyor. Örneğin, Nisanda düzenlenen mevlit  davetine 140, Mayıs ayındaki anma törenine 177 kişi katılacağı yönünde onay  vermiş. Facebook üzerinden duyurusu yapılan bu etkinliklere katılım olmuş,  böylece sanal ortamdaki bir örgütlenmenin gerçek yaşama taşındığı görülmüştür."

Binark, "Sosyal Paylaşım Ağı Olarak Facebook ve Türkiye'de Kullanım  Pratikleri: Kolektif Üretim Facebook Haziran 2009 Araştırması"nın tüm  bulgularını sonbaharda kitap olarak da yayımlayacaklarını sözlerine ekledi.


Paylaş

Görüntülenme:
Yayınlanma Tarihi:23 Temmuz 2009

© 2024e-Psikiyatri.com, bir NPGRUP sitesidir,
e-Psikiyatri.com bir NPGRUP sitesidir. Bu sitede verilen bilgiler, site ziyaretçilerinin/hastaların hekimleriyle mevcut ilişkilerini ikame etmek değil, desteklemek için tasarlanmıştır. Bu sitede yer alan bilgiler bir hekime danışmanın yerine geçmez. Tüm hakları saklıdır.