ANKSİYETE BOZUKLUKLARI

ANKSİYETE BOZUKLUKLARI
Paylaş:

PSİKOHAYAT DERGİSİ

Depresyonda mısınız, stresli misiniz, uyku bozukluğunuz mu var. Uzmanlarımızın bu yazısını mutlaka okuyun.

Dr. Semra Baripoğlu anlatıyor:

Anksiyete ve uyku bozukluklarının, öteden beri birbiriyle ilişkili oldukları bilinmektedir. İnsomnia kişinin uykuya dalma ya da sürdürme güçlüğü yaşaması ve kaliteli bir uyku sağlayamaması durumudur. Anksiyete bozukluğu yaşayan çoğu kişi kronik ya da dönemsel uyku sorunları yaşar. Aynı kişide hem anksiyete hem de uyku sorunlarının (ör. insomni - uykusuzluk) bu denli yaygın görülmesi, ortak bir nörobiyolojik yatkınlığın olduğunu düşündürmektedir.

Anksiyete bozukluğu yaşayanlarda uyku bozukluğu görülme sıklığı % 70 - % 90 arasıdır. Aynı şekilde uyku bozukluğu olanlarda da anksiyete bozukluğu oldukça sık görülmektedir. Burada ilişki iki yönlüdür. Uykusuzluk anksiyete bozukluğu oluşma riskini artırmakta, aynı zamanda anksiyete bozukluğu da ilerleyen süreçte uyku bozukluğu oluşumuna yol açmaktadır. Araştırmalar anksiyete ve uyku bozukluğu olanların % 73 ünde anksiyete bozukluğunun uyku bozukluğundan önce geliştiğini göstermiştir. Ancak bazen çok ağır anksiyete bozukluğu yaşayan pek çok bireyde uyku sorunu ya da ciddi uyku bozukluğu yaşayan bireylerde anksiyete bozukluğu görülmeyebilir.

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞUNDA UYKU SORUNLARI

Yaygın anksiyete bozukluğu olan kişilerde görülen uyku sorunları hemen hemen birincil uyku bozukluğunda görüldüğü gibidir.

YAB ve insomni fizyolojik olarak aşırı uyarılmışlık hali ile karakterizedir. Hastalar uykuya dalmakta çok zorlanabilirler. Bazı hastaların uykuları gece defalarca bölünür ve uzun süre yeniden uykuya dalamaz, sabah yorgun uyanırlar.

PANİK ATAKTA UYKU BOZUKLUĞU

Panik bozukluğu olan kişilerde "uykuda ortaya çıkan panik ataklar'' görülebilir. Bu ataklar uykunun ikinci evresinden üçüncü evresine geçişte, kişinin aniden, büyük bir korkuyla uykudan uyanmasına yol açar. Uyanıkken yaşanan panik ataklar gibi, bu ataklar da atağın yaşandığı durumlarla ilgili korku ve kaçınmalara yol açar. Kişi uyumaktan korkar. Bu nedenle uyumadan dinlenmenin yollarını bulmak için garip yöntemler geliştirir. Örneğin uyuyacağı ortamı aşırı ışıklandırabilir, televizyon ya da müziğin sesini çok açabilir, ya da oda ısısını rahatsız olunacak düzeye düşürebilir. Bu şekilde "derin uykuya" dalmadan dinlenmenin yolunu bulmaya çalışır.  Böylece kişi kronik uykusuzluk çekmeye başlar. Uykusuzluğun anksiyete belirtilerini artırdığı bilinmektedir. Panik bozukluğu olanlarda uykusuzluk, hem uyanıklık hem de uykuda gelen panik atakların sıklık ve şiddetini artırmaktadır. Bu da hastalık belirtilerinin şiddetlenmesiyle sonuçlanan bir kısır döngüye yol açar. Uykuda atak geçiren panik hastaları, kasları gevşediğinde anksiyete yaşarlar. Bu uykuda gelen atakların uykunun derinleştiği, kasların gevşediği dönemde ortaya çıkmasıyla ilişkilidir. Uykusuz kalma ve bunun getirdiği yorgunluğun kaslarda gevşemeye yol açtığı, bunun da yeni ataklara yol açarak hastalığı şiddetlendirdiği düşünülmektedir.

Panik hastalarında yapılan uyku laboratuvarı çalışmaları, hastaların algıladığı uykusuzluğu objektif bulgularla da (uykuya dalma süresinde uzama, toplam uyku süresinde kısalma, uyku etkinliğinde azalma) ortaya koymaktadır. Ancak PSG (uykuda çekilen beyin elektrosu) bulguları hastaların algıladığı uykusuzluk şiddetini tam olarak yansıtmamaktadır.

Yani hastalar kaydedilen uyku süresinden daha az uyuduklarından şikayet etmektedir. Bu da, özellikle de uykuda panik atak geçiren hastalarda ''uyku algısında bozukluk'' olduğunu düşündürmektedir.   

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU VE UYKU SORUNLARI

TSSB da uyku bozukluğu hastalığın temel belirtilerinden biridir. Uykusuzluk ve özellikle de yaşanan travmayla ilintili kabuslar en sık yaşanan uyku sorunlarıdır. TSSB da uyanık saatlerde de travmayla ilintili uyaranların (ör. bir görüntü, koku .. vb) travmatik olayın yeniden hatırlanmasına yol açtığı bilinmektedir. Ancak hangi uyaranların uyku bozukluğu ve kabuslarla ilişkili olduğu net anlaşılmamıştır.