Alışveriş merkezlerinde pazarlık dönemi

Bizce, bir şey alırken, etiketteki fiyata bakmayın. Hatta indirimli olsa da aldırmayın. Neden mi?

Alışveriş merkezlerinde pazarlık dönemi

Bizce, bir şey alırken, etiketteki fiyata bakmayın. Hatta indirimli olsa da aldırmayın. Neden mi?

alisverisBu yıl bazı müşteriler, pazarlık sanatında birkaç kademe yükselerek zaten indirimde olan kaşmir giysi ya da dizüstü deri çizme gibi ürünlerde dahi sıkı bir pazarlık etmeye başladı. Üstelik bu pazarlığı büyük alışveriş mağazalarının kelepir fiyatları için bile yapıyorlar. Akıllı telefon gibi cihazlardaki fiyat izleyen uygulamaları kullanan tüketiciler artık daha cesur; ve avantajın çoğu zaman kendilerinde olduğunu biliyorlar. Bu yeni gerçeği gören ve ne olursa olsun satış yapmak, müşteri kaybetmemek isteyen bazı satıcılarsa çalışanlarını "müşteriyle pazarlık" sanatında eğitmeye başladı. Best Buy, yılbaşı öncesinde, müşteriler b ir m alın d aha d üşük bir fiyata satıldığını kanıtlarlarsa indirim yapacağını ilan ederek tüketicileri resmen pazarlığa davet etti. Oysa başka perakendeciler aynısını daha az gürültüyle zaten yapıyor, hatta daha bile büyük indirimlere gidiyor. Binlerce markanın fiyatlarını toplayan, karşı laştıran ve sıralayan DealScience adlı yeni bir web sitesi, büyük perakendecilerin en az yüzde 20'sinin zaten bir fiyat eşitleme politkası uyguladığını, ama çoğunun bunu reklam etmediğini keşfetti. "Kendi fiyatını kendin belirle" tarzında yeni bir site olan Greentoe. com'un kurucularından Joe Marrapodi geçen gün California'daki lüks mağaza Bloomingdale'e girmiş ve çalışanlardan birine, laf arasında, pazarlığa açık olup olmadıklarını sormuş. Marrapodi hem satış temsilcisinin, hem de müdürlerin tereddütsüz evet dediklerini aktarıyor ve, "Bence bunun çok bilinmesini istemiyorlar" diyor. Texas'ta toplanan perakende sektörünün bazı yöneticileri de, pazarlık yapan müşterileri kabul etmelerinin mağazalar açısından daha hayırlı olacağını anlamış görünüyor. Deloitte danışmanlık firmasından Alison Kenny Paul, "Bazıları dünyanın değiştiğini geç de olsa anladıklarını, başka çareleri kalmadığını söyledi" diyor. Paul, patronların çalışanları pazarlık kural ları üstüne (örneğin, avantajların fiyat indirimi şeklinde değil, garanti süresinin uzatılması, ücretsiz teslimat veya kurulum şeklinde de olabilmesi) eğittiğini belirtiyor. Perakendeciler kimi tüketicilerin ürünleri görmek için gerçek dükkânlara gittikten sonra internetten daha ucuza sipariş verdiklerini görüyor. Paul'a göre şimdi bu perakendeciler, aynı mantıktan yararlanarak, "limondan limonata yapmaya" ve müşterileri bağlayıp sadakatlerini perçinlemeye çalışıyor. Massachusetts, Newton'dan Marilyn Santiesteban, bir yetkiliden daha çok indirim istemeden nadiren alışveriş yaptığını belirtiyor. Nitekim geçen gün, yedi yaşındaki yeğenine bir "oyuncaklı kitap" seti almak için Boston dışındaki Barnes & Noble kitapçısına gitmiş. Akıllı telefonu aynı setin Amazon. com'da 6 dolar daha ucuz olduğunu söylüyormuş. Bunu mağaza müdürüne nazikçe göstermiş ve istediği fiyatı derhal almış. "Artık her şeyi elbette Barnes & Noble'dan alacağım" diyor Santiesteban. Kentucky'den James Myers da birçok mağazada 2 bin dolardan pahalı olan 152 santim ekran, ses kumandalı bir plazma televizyon için Greentoe.com'a bin 539 dolarlık bir teklif vermiş. Ve televizyonu sitenin anlaşmalı bir mağazasından, nakliye dahil, bin 749 dolara almış. Marrapodi, "Alışveriş dünyasının değiştiğini görebiliyorum" diyor. "Tüketiciler her şeyi daha çok belirleyecek". Kişisel finans hakkında bir blog yazan Kyle James, e-ticaret siteleriyle pazarlık etmenin bile yolunu bulmuş. Bunun için sohbet odalarına girip bir istekte bulunuyor, örneğin, ücretsiz nakliye kuponu veya başka bir indirim var mı diye soruyor. "On kerenin dokuzunda, sizin için hazır bir kuponları oluyor. Sizi kaybetmek istemiyorlar" diyor James. THE NEW YORK TIMES