Ailevi Geçiş

Paylaş:

Psikiyatrik hastalıkların biyolojik temellerinin gösterilmesi ve gene biyolojik yöntemlerle tedavi edilebilir olması birçok hasta yakınının kafasında şu soruyu oluşturuyor: “Hastalık çocuğuma ya da ailede başka birine geçer mi?”. Bu sorunun yanıtını bizler de uzmanlar olarak verebilmek istiyoruz, çünkü, böylece bazı hastalıkları erken dönemde tedavi edebiliriz ve kişinin işlevselliğinin bozulmasını önleriz. İnsan genomu projesi sayesinde birçok tıbbi hastalığın sebebi olan genleri bilebiliyoruz. Psikiyatrik hastalıklardan sorumlu genler de araştırılıyor. En fazla çalışma da şizofreni, depresyon, iki uçlu mizaç bozukluğu (bipolar duygulanım bozukluğu) ve kaygı üzerine yoğunlaşmış durumda. Tüm bu hastalık tablolarıyla ilgili bazı genler sorumlu bulunmakla birlikte, mesela şizofreniye yol açan gen şudur diyemiyoruz maalesef. Çünkü bahsi geçen psikiyatrik hastalıklarda birden çok genin sorumlu olabileceği (çoklu genetik geçiş) gösteriliyor. Ayrıca, gene şizofreni örneğinden gidildiğinde tek bir şizofreni tablosu olmadığından, farklı şizofreni tiplerinden farklı genler sorumlu olabiliyor. Öte yandan, hızla ilerleyen klinik çalışmalar çok yakın gelecekte tüm karmaşıklığına rağmen genetik yapının çözüleceği umudunu veriyor. Genetik bilgi kişiye özel tedavi geliştirilebilmesini de mümkün kılacaktır. Çalışmalar herhangi bir psikiyatrik hastalığı olan ebeveynin çocuklarında psikiyatrik hastalık görülme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gösteriyor. Fakat burada tek sorumlu genler değil. Diyelim ki depresyondaki bir anne çocuğunu büyütürken depresyonu nedeniyle çocuğuna yeterli ilgi gösteremediği için çocuğun psikolojik gelişiminde aksamalar oluyor. Özellikle ilk 3 yaş içerisinde sağlıklı bir ebeveynle ilişki kuramayan çocuğun beyin gelişiminde farklılıklar olabiliyor. Beyindeki bu farklılıklar çocuğun ileri  yaşlarda psikiyatrik hastalıklara yakalanma riskini arttırabiliyor. Psikiyatrik hastalık gelişiminde model alma da önemli. Örneğin kaygı “bulaşıcıdır”. Sürekli herşeyden kaygılan bir babanın çocuğu da kaygılı olacaktır. Şizofrenideki geçişte ise genetik yapı daha ağır basıyor, ancak, ailesinde hiç şizofreni hastası olmayan çok sayıda hastadan da söz etmek mümkün. Sonuç olarak, psikiyatrik hastalıklarda ailevi geçiş vardır. Ancak bu geçişin tek bir açıklaması yoktur. Ailede bir psikiyatrik hastalığın var olduğunu bilmek ise ürkütücü olmamalı, tam tersine daha dikkatli ve bilinçli olmayı sağlamalıdır. Çocuk yetiştirme sırasında gerektiği zaman uzman yardımı almak birçok psikiyatrik hastalığın ortaya çıkışını engelleyebilir, geciktirebilir ya da hastalığın daha hafif seyretmesini sağlayabilir.