ABD’ye giden Nobel alıyor, Almanya’ya giden aşıyı buluyor

Prof. Dr. Nevzat Tarhan , “ABD’ye giden Nobel alıyor, Almanya’ya giden Covid-19 aşısını buluyor” dedi.

ABD’ye giden Nobel alıyor, Almanya’ya giden aşıyı buluyor

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Canan’ın kaleme aldığı İFA “İnsanın Fabrika Ayarları” serisinin son kitabı “Sınırları Aşmak” okuyucusuyla buluşuyor. Bu bağlamda Türkiye’nin ilk bilimsel teori lansmanı düzenlendi. Youtube Açık Beyin kanalında canlı olarak gerçekleştirilen lansmana Tv programcısı Pelin Çift, Açelya Akkoyun gibi önemli isimlerle beraber Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan da katıldı. Konuşmasında çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Tarhan, “Bizden Amerika’ya giden Nobel ödülü alıyor Almanya’ya giden Covid-19 aşısını buluyor. Yani bizde insanlarda sorun yok sistemde sorun var.” İfadelerini kullandı.

Tarhan : “ABD’ye giden Nobel alıyor, Almanya’ya giden Covid-19 aşısını buluyor”

“Prof. Dr. Sinan Canan bilimin soğuk yüzünü sıcak ve sevimli hale getirdi”

Konuşmasında Türkiye’deki aydın yanılgısına vurgu yapan Tarhan; “Keşfedici ve yeni deneyimlere açık kişilerin çoğu sıra dışı kişilerdir. Bu sıra dışı kişiler de birçok özellikleri nedeniyle yanlış anlaşılırlar. Birçok şeyi önceden görebilirler, çılgınca şeyler yaparlar aslında… Çılgın dediğimiz şeyler geleceğin doğrularıdır. Ben Sinan Hocamda bu özellikleri görüyorum. İyi niyetini ve güzel gayretini biliyorum bunun sonucunda güzel şeyler ortaya çıkaracaktır.  Hocamı hep desteklemeye çalıştım, topluma hep güzel mesajlar verdi. Bilimin soğuk yüzünü sıcak ve sevimli hale getirdi. Bilimle, bizim inanç sistemimiz ve değerlerimizin barışıklığıyla ilgili çok önemli tespitleri var. Çünkü insan olarak doğduğumuz kültürün, bir inanç sistemi, birikimi, geleneği var bunlara karşı olmak gibi Türkiye’de yanlış bir aydın yanılgısı var. O yanılgı, ‘geçmişimize itiraz edersek modern olabiliriz’ tarzında bir yanılgı. Bu aydın yanılgısını da değiştirmek konusunda ezber bozucu şeyler yaptığını görüyorum. Bu nedenle ben onun bu çalışmalarını daha güzel ve sistematik bir şekilde devam etmesini arzulamışımdır.” Şeklinde konuştu.

“ABD’ye giden Nobel alıyor, Almanya’ya giden aşı buluyor neden?”

Tarhan, sözlerinin devamında Prof. Dr. Sinan Canan’ın projesine değinerek; “Bu arada İFA (İnsanın Fabrika Ayarları) projesine de değinmek istiyorum. Çok iddialı bir söz bu. Bunu keşfetmek için laboratuvarlar yıllardır çalışıyor, felsefe işin içine giriyor fakat bu keşifte devamlı teoriler ortaya çıkıyor. Felsefe zincirine baktığımız zaman filozofun ürettiği bir şeyi sonraki yalanlıyor. Birbirini tamamlamaktan çok, birbirinin eksiklerini bulmak gibi bir felsefe zinciri var. Böyle bir durumda felsefe her şeye çözüm bulamıyor. Modern Batı medeniyetinin başarısı felsefeyi unutmamasıyla, değerli bulması ilgili. Osmanlı’nın medeniyet krizi yaşamasının sebebi de felsefeyi, düşüncenin gelişimini yok saymasıyla alakalı. Örneğin Fatih’te yoktu bu. Osmanlı süper güç olduktan sonra bunlara ne gerek var diyerek Sokrates’e, Aristo’ya dâhil her şeyi kaldırdılar eğitim sisteminden. Daha sonra da endüstri devrimine yenik düşüldü. Yani birçok yeniliği aldı sultanlar ama biz üretemedik. Rusya bile birçok Nobel Ödülü aldı biz alamadık. İlginçtir ki bizden Amerika’ya giden Nobel ödülü alıyor Almanya’ya giden Covid-19 aşısını buluyor. Yani bizde insanlarda sorun yok sistemde sorun var. Bu durum da işin ayrı bir noktası. Demek ki biz şuan da zihinsel dönüşüm, keşif yapacak, yeni fikirleri, yeni ihtimalleri açacak eğitim sistemimizi oluşturamamışız. Gelenekçi bir eğitim sisteminde yeni bir gelenek ortaya çıkarmışız. Bu gelenekçilikten kurtulamadığımız ve sorgulayamadığımız için gelişemiyoruz. Ben Prof. Dr. Sinan Canan’da bu sorgulayıcılığı görüyorum.” İfadelerini kullandı.

“Kişinin kendisini analiz etmeden, başkalarıyla ilgili bir yol çizmesi mümkün değil”

Kişinin kendisini tanımasının öneminden de bahseden Tarhan varoluş konusuna değinerek; “İnsanın fabrika ayarları diyoruz, buna kendimizi tanımaktan başlamamız lazım. Psikolojinin geleneksel paradigması insanın kendini tanımasını değil de başkalarını tanıması üzerine oluşturuluyordu. Kendini tanımayan bir insan haritada bir yere gidecek, gideceği yer belli, yolunu çizmeye çalışıyor ama nerede olduğunu bilmezse nasıl bulacak orayı? Onun için bir insan güçlü yönlerini, zayıf yönlerini, imkânlarını, fırsatlarını, tehditlerini hepsini belirleyip ona göre varoluşuna uygun, yaratılış amacına uygun biri olmalıdır. Burada kişinin kendisini analiz etmeden, başkalarıyla ilgili bir yol çizmesi mümkün değil.” Dedi.

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • İlk oral antiviral COVID tedavisi olabilecek Merck hapı, SARS-CoV-2 koronavirüsünü mutasyona uğramaya zorluyor. Merck geliştirdiği bir antiviral hap
  • Koronavirüs COVİD 19 (coronavirüs) hangi yüzeylerde kaç saat canlı kalır? Virüsün bulunduğu bir yüzeye veya nesneye dokunup ağzınıza, burnunuza veya
  • Covid-19’la mücadelede en önemli silah aşının, antibiyotik kullanımı üzerinde hiçbir olumsuz etkisinin olmadığını vurgulayan uzmanlar, kişinin vücudun
  • 65 yaş ve üzeri bireyler zatürre ve grip aşısı olmalı. Kış ayları yaklaştıkça özellikle riskli gruptaki hastaların zatürre ve grip aşısı olmaları öner
  • Delta ve Delta Plus varyantı nedeniyle artan vaka sayılarının azaltılmasında yine en güçlü olan silahın aşı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Haydar Sur,
  • Sahte aşı ve sahte PCR testleri, önlem alınmazsa pandemiyi uzatabilir. Aşı karşıtlarının aşı yaptırmamak için rüşvet vererek HES kodlarına aşı yapılm
  • Randevu Al