E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Yeni EEG Tekniği ile Alzheimer Başlangıcı Tahmini

EEG verilerini analiz eden yeni bir yazılım yardımı ile psikiyatristler artık Alzheimer hastalığının erken belirtileri ile normal yaşlanma sürecini ayırdedebiliyorlar. Bu ayrımı beynin sol ve sağ yarıları arasındaki farklılıklara dayanar yapabiliyorlar. Alzheimer hastalığının erken teşhisi yeni ilaçların kullanımı ile hastalığın gidişatı yavaşlatılabilceğinden dolayı son derece önemlidir. Üstelik bu yeni teknik MR ya da PET gibi yöntemlerle erken tanı koymaya göre daha ucuz ve daha zahmetsiz.

Psikiyatristler Alzheimer başlangıcını Yeni EEG tekniği ile tahmin edebiliyorlarAlzheimer Hastalığı Amerika’da 4 milyon kişiyi ve ailelerini etkileyen bir hastalıktır. Eğer gelecekte Alzheimer Hastalığı yaşayacaksanız bunu önceden bilmek ister miydiniz? Şimdi yaygın kullanılan ve ucuz bir test hastanın akrabalarına ilerde bu hastalığa yakalanma riskleri hakkında bilgi veriyor.
Beth Cenicola ve kardeşi Dianne Burke’nin anneleri Alzheimer Hastalığına sahip. Annelerini bir yerlere gitmeyi ve bir şeyler yapmayı seven birisi olarak hatırlıyorlar. Ancak 94 yaşındaki anneleri 8 yıldır Alzheimer Hastalığı ile savaşıyor. Kızı Beth “ En zor şey annenizi görmek ancak sizin kim olduğunuzu bilmediğini bilmek” diyor.
Her iki kardeş gelecekte Alzheimer Hastalığına yakalanıp yakalanmayacaklarını tahmin eden bir testin parçası olarak temel EEG taramasına giriyorlar.
New York Üniversitesi, Tıp Fakültesi Psikiyatri Departmanında Beyin araştırma Laboratuarında yönetici olarak çalışan Leslie Prichep EEG sonucundan elde edilen sayısal değerlerle kişinin yaşına göre beklenen sayısal değerleri karşılaştırdıklarını ifade ediyor.
EEG kaydını sayısal değerlere çeviren yeni bir bilgisayar yazılımını kullanarak psikiyatristler normal yaşlanma ile demensın erken belirtilerini kıyaslayabiliyorlar. Örneğin sol ve sağ beyin EEG kayıtları benzerlikler taşıyorsa bu normal yaşlanma süreciyle uyumlu iken, iki kayıt farklılıklar gösteriyorsa bu gelecekteki demansın habercisi olabiliyor. Prichep bunu saptamanın önemli olduğunu, çünkü demansın ilerlemesini durduran yeni ilaçların bulunduğunu belirtiyor.
Beth teste girdiğini, çünkü ilerde çocuklarının kendi yaşadıklarını yaşamasını istemediğini belirtiyor. Bunu geleceği değiştirmek için bir şans olarak gördüğünü söylüyor.
Günümüzde MR ve PET çekimleri de ilerde ortaya çıkacak demansla ilgili bilgi verebiliyor. Ancak bu tetkikler daha zahmetli ve pahalı. New York Üniversitesinde yedi yıldır süren araştırma bu erken tanı yönteminin doğru tahmin olasılığını %95 olarak veriyor. Araştırmacılar bu çalışmayı genişleterek binlerce yaşlı hastanın kayıtlarından veritabanı oluşturuyor.

KAYNAK: //www.sciencedaily.com
ÇEVİRİ: Uzm.Dr. Gökben HIZLI