E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

YENİ DOKTORLAR ÇOK UMUTSUZ

YENİ DOKTORLAR ÇOK UMUTSUZ

A.A

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi 2008-2009 döneminde birincilikle mezun olan Dr. Tuğba Akın, mezuniyet töreninde, tıp fakültesinden mezun olan arkadaşlarının kendilerini yetersiz gördüklerini ve geleceğe karamsar baktıklarını söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinin 2008-2009 mezuniyet töreni Atatürk Konferans Salonu'nda yapıldı.  

Fakülteden birincilikle mezun olan Tuğba Akın törende yaptığı konuşmada, yapılan anketlerin, intern (ön hekim ) hekimlerin bir çoğunun sıkıntı yaşadığının ortaya çıktığıniı belirtti.

Tuğba Akın, "İnternler arasında yaptığımız ankete göre arkadaşlarımızın sadece yüzde 2,8'i gelecekten umutlu. Geri kalan kısım ise meslek yaşantısı ile ilgili beklentilerinin gerçekleşmesi konusunda umutsuz ve karamsar  dedi.   

'ANNE BABAMI ARKADAŞIMA EMANET ETMEM'

Hekimlik gibi prestijli bir mesleğe birkaç adım kala hekimlerin karamsar olmasının nedeninin çok açık olduğunu ifade eden Tuğba Akın, şunları söyledi:

"Çünkü bizler siyasi dengeleri hala oturmamış, sağlık politikalarının sürekli değişiyor olduğu ve hekimine gereken değer ve imkanın verilmediği bir ülkede yaşıyoruz. Anket sorularından biri de şuydu: 'Kendi döneminizden bir hekim arkadaşınıza anne babanızı emanet eder misiniz?' Çıkan sonuç aslında çok vahim. Sadece yüzde birimiz ailemizi tam güvenerek, aynı dönemde mezun olduğumuz hekim arkadaşına emanet ediyor.

Burada hem kendi, hem de fakülte eğitimimiz adına ciddi bir öz eleştiri yapmalıyız. Aslında bu sorunun cevabı bir başka anket sorusunda saklı. 'internlük döneminizde eğitiminizi kimlerden aldınız?' intern arkadaşlarımız bu soruya, iş yükü zaten ağır, vakti kısıtlı olan ve zaten kendisinin burada bulunuş amacı eğitim almak olan asistan hekimler olarak cevap vermişler. Oysa ki tıp fakültesinde sadece bir sene sonra tek başına hasta bakacak olan hekim adaylarına eğitim vermesi gereken kişilerin öğretim üyeleri olması gerekli değil midir? Bu fakültenin öncelikli amacı hekim yetiştirmek değil midir? O zaman neden bazı polikliniklerde hiç hoca görmeden, sabahtan akşama kadar sadece asistan hekimlerle hasta bakıyoruz? Neden bazı bölümlerde öğrenci pratiklerini öğretim üyeleri yerine asistanlar yaptırıyor? Bizler burada hastanenin iş yükünü azaltmak için mi varız? Bedava iş gücü olarak mı görülüyoruz?"

İnternlerin yüzde 74'ünün öğretim üyelerinin tekrarlayan eğitici eğitimi almaları gerektiğini düşündüklerine değinen Akın, "Yine anket sonuçlarına göre, intern hekimlerin bir çoğu kendini birinci basamak sağlık kuruluşlarında çalışmak için yetersiz hissediyor. Birincil amacın pratisyen hekim yetiştirmek olduğu fakültemizde bu durumda amaç ile sonuç birbirine uymamaktadır" dedi.

Öğrencilerin, internlük dönemlerinde, izin hakkı dahi olmadan çalıştırıldıklarından da yakınan Tuğba Akın, internlerin hastalanmaları, yakınlarının nişan, düğün törenleri gibi önemli olaylarda dahi izin alamadıklarını savundu. Tuğba Akın, "Bu ankette amacımız birilerini üzmek değildir. Bunların hepsi düzeltilebilir" diye konuştu.

REKTÖR'DEN DÖNEM BİRİNCİSİNE ÖVGÜ

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe de, Mayıs ayında Prag'ta Avrupa Birliği Erasmus Programının üniversiteler arasında yaptığı bir değerlendirmede, Akdeniz Üniversitesi'nin en iyi uygulayıcı üç üniversite arasına girdiğini bildirdi. Kurtcephe, bronz madalya aldıklarını belirterek, ilk defa AB üyesi olmayan bir ülkenin üniversitesine bu ödülün verilmesinin çok anlamlı olduğuna işaret etti.

AB Komisyonu adına konuşan, ödülleri dağıtan kişinin "Hocam, uygulamalarınızdaki mükemmeliyet bize teamüllerimizi çiğnetti. İlk defa AB üyesi olmayan bir ülkeye bronz madalya vererek, kendi ilkelerimizi çiğnemiş olduk. AB üyesi olsaydınız altın madalya sizindi" dediğini kaydeden Kurtcephe, bu sözlere şu cevabı verdiğini aktardı:

"Ben de cevaben, bu sözleriniz beni çok sevindirdi. Benim ülkem her şeyi iyi yapabileceğini, benim insanımın her şeyin iyisine layık olduğunu anladığı ve işini mükemmel yaptığı takdirde sizin AB üyeliğiniz bizi hiç ilgilendirmiyor. Çünkü aslolan benim insanımın başarmasıdır."

Genç hekimlere Atatürk ilkelerinden ayrılmamalarını da öğütleyen Prof. Dr.Kurtcephe, şöyle devam etti:

"Gençlerimiz, Atatürk'ün onlardan beklediği görevi yapabileceklerine inandıklarını, genç hekimlerin Atatürk'ün sevdasıyla yüreklerinin çarptığını, demokrasinin gereklerini yapabildiğini, bu kürsüye çıkan dönem birincisi Dr. Tuğba Akın'ın konuşmasıyla gösterdiler. Öz eleştiri yapabilen, kendi kusurunu, eksiğini ortaya koyabilme cesaretini gösteren, kurumunun daha mükemmel hale gelmesi için şahsi hesaplarını bir kenara bırakıp, kamu yararına her türlü cesareti ve beraberinde riski göz önüne alarak kurumu adına söz söyleyebilen insan sadece takdir edilir, alnından öpülür. Ben de Dr. Tuğba Akın'ı alnından öpüyorum."

Törende daha sonra, dönem birincisi Dr. Tuğba Akın, ikinci Nimet Karataş ve üçüncü Yaşar Behmen'e diplomaları, yüksek onur belgeleri Prof. Dr. Kurtcephe, Dekan Timur Sindel ve öğretim üyeleri tarafından verildi.

Dr. Tuğba Akın fakültenin yaş kütüğüne de plaket çaktı.