E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

YEMEK YEME TARZLARI DEĞİŞİR

DR. BAŞAR BİLGİÇ

En sık rastlanılan sorun hastaların yemek yemeyi reddetmesidir.

Bu sorunun altında hastalığın kendisi olabileceği gibi, hastanın kullandığı ilaçlar (özellikle asetilkolinesteraz inhibitörleri), diş ile ilgili sorunlar (zayıflamaya bağlı diş protezinin tam oturmaması, dişeti sorunları, diş fırçalamanın zor olmasından dolayı ağız hijyeninin bozulması ve enfeksiyonlar) ya da mide-barsak sistemi ile ilgili sorunlar da (kabızlık, reflü, ülser ...vs) yatabilir. Bu nedenle hastanın kullandığı ilaçlar gözden geçirilmeli, gerekirse bir diş hekimi ya da gastroenteroloji uzmanına hasta yönlendirilmelidir.

Yemek yemeyi reddeden hastalara sevdiği yemekler hazırlanmalı ve tansiyon yüksekliği, kalp hastalığı, şeker hastalığı ya da kolestrol yüksekliği gibi sorunlar yoksa sevdiği yemekleri kısıtlayan bir perhiz uygulanmamalıdır. Örneğin hasta su içmek istemezse gerekli sıvı hastanın sevdiği diğer sıvılar (ayran, meyve suyu, süt...vs) ile karşılanabilir. Bir kişi günde en az 1.5 litre sıvı almalıdır (8 su bardağı) Hastada bu sıvı açığı  kahve ve çay ile kapatılmaya çalışılmamalıdır zira bu içecekler çok tüketildiklerinde idrar söktürücü etkileriyle sıvı kaybını arttırırlar. Bu nedenle makul oranda çay ve kahve dışında aşırıya kaçılmamalıdır.

İleri evrede hastanın yutma işlevlerindeki sorunlar nedeniyle beslenme ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Yutaktan geçmesi gereken besin maddeleri yutma sorunu nedeniyle solunum sistemine geçebilir ve bu da ölümcül olabilen akciğer enfeksiyonlarına yol açabilir. Bu gibi durumlarda hekime başvurulmalı ve gerekirse burundan ya da doğrudan karından beslenme yöntemleri değerlendirilmelidir.