E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

UYUM BOZUKLUĞUNA DİKKAT!

UYUM BOZUKLUĞUNA DİKKAT!

Bugün Gazetesi

Anne o derece koruyucudur ki elinde tabak arkasında dolaşır, her şeyini kontrol eder. Anne tavuk civcivleri büyüdüğünde kanadıyla iter; onların bireyselleşmesine fırsat verir...

Prof. Dr. Nevzat TARHAN stresin tüm bilinmeyenlerini kaleme aldı...

Çocuğun her doğru veya her yanlış davranışı bir işarettir. Ergenlik dönemi öncesi çocuklar ve gençler sorunlarını söz diliyle ifade edemezler. Kullandıkları dil "Davranış dili" dir. Yatağı ıslatma, yemeği reddetme, yalan söyleme, hırsızlık, öfke nöbetleri, kekemelik, aşırı hareketlilik, içe dönüklük, uykusuzluk, kıskançlık, tembellik, sinirlilik, suç işlemeler, bağımlılık, hastalık hastalığı, kadınsı erkeksi cinsel sapmalar, intihar tedbirleri.

Bu saydıklarım çocuklarda sık görülen davranım bozukluklarıdır. Davranım bozuklukları büyüklere, anne-babaya ve topluma verilmek istenen bir mesajın varlığını gösterir. Mesajın arkasında bir duyum saklıdır. Duyuru genelde şudur." Dikkat! Lütfen bana zaman ayırın”.

SINAV STRESİ

Yapılan araştırmalar sınav kaygısının ameliyat öncesi kaygıdan daha yüksek olduğunu gösteriyor. Kız öğrencilerde erkek öğrencilerden daha yüksek çıkmaktadır.

SINAV KAYGISININ SÖYLETTİKLERİ

Sınav kaygısı içerisindeki gençlerin doğal olarak söyledikleri sözler "Bildiklerimin hepsini unuttum, kazanamazsam mahvolurum, uyuyamaz oldum, hayattan zevk alamaz oldum, istediğim yere giremezsem ölsem daha iyi.”

SINAV VE KİŞİLİĞİNİZİ BİRLİKTE GÖRMEYİN

Sınav öğrencilerin ilgi, çalışma ve yetenekleri ile öğrendiği bilginin değerlendirilmesidir. Sınav bir insanın kişiliğinin değerlendirilmesi değildir. Sınavda başarılı olmak iyi öğrendiğinizi başarısız olmak iyi öğrenmediğinizi ortaya çıkarır. Sınav sonucu iyi insan veya kötü insan olduğunuzu ortaya çıkarmaz. En çok yapılan hata olayları ayrıştırmamaktır. Sorunu kişileştirip sınav ve kişiliği beraber görmektir.

AH ŞU OKUL!

Çocukların başvurduğu davranış dilleri aşağıdaki gibidir:

Kaygıya kapılıp, yuvaya başlayacağı gün hastalanıp, oraya gitmemeye çalışır.

Yuvada içine kapanık, çekingen kalmayı tercih etmek.

Öfke krizi geçirip anne-babanın anlayışsızlığını protesto etmek.

ANNEYE BABAYA DÜŞEN GÖREV

Birincisi çocuğu anladığını hissettirmeli onu kucaklayarak rahatlatmalı. İkincisi ana okulunda, yuvada öğrenmesi gerektiği şeyler olduğunu ona ifade etmeli. Büyük insan gibi onunla konuşmalı ancak büyük insan davranışı beklememeli.

BİR ÇİFT SÖZ BİLE YETER

 Sınav öncesi öğrencinin üzerinde gerçekten büyük bir yük vardır. Dersler birikip ağırlaşmıştır. Sorumluluk duygusu fazla olan mükemmeliyetçi genç öğrendiklerini yetersiz görmektedir. Beklentileri yüksektir. Bütün bunların yanında nasıl başaracağını bilemez. Kaygısını giderici, stresini azaltıcı rehberler onu rahatlatacaktır. Bazen bir çift söz sınav stresini giderebilir.

BAŞARAMAMA KORKUSU

Sınavda başarısız olunabileceği düşüncesi başaramama korkusuna dönüşür. Başaramama korkusu kaygı düzeyini yükseltir. Kaygı düzeyinin yükselmesi beyinde stres hormonları salgısını arttırır. Aşırı salgılanan stres hormonları öğrenme yeteneğini geriletir.

BAŞARI BASKISINA DİKKAT

"Başarılı olursam hayatımda önemli bir dönem noktasını aşacağım, başarılı olmazsam daha fazla çalışmamın lüzumu ortaya çıkacak" düşüncesi başarı baskısını normal düzeye indirir.

SINAV KAYGISININ NEDEDİ

"Başaramazsam aptal, beceriksiz bir insan olduğum ortaya çıkacak en azından yakınlarım öyle düşünecek" sözü sınav kaygısını artırır.