E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

TÜRK İNSANI DUYGUSAL

DHA

Kızılay'ın yaptığı araştırmada, kan verme konusuyla ilgili ilginç sonuçlar ortaya çıktı. İşte detaylı bilgiler.

 


Kızılay Kan Hizmetleri Yönetimi Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Müdürlüğü Kan Bağışçısı Kazanımı Bölümü Yöneticisi Dr. Metin Kalender, 2005’ten bu yana kan bağışında yüzde 148 oranında artış olduğunu belirterek, “Ülkemiz insanları genellikle duygusal kökenli davranış şekliyle kan bağışlamaktadırlar” dedi.

Dr. Kalender, gelişmiş ülkelerde Donasyon (Kan Toplanması) Bankacılığı’nı Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç örgütlerinin, Transfüzyon (Kanın Hastaya Nakli) Bankacılığı’nın ise hastaneler tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre ticari, takas ve gönüllü olmak üzere 3 çeşit kan bağışçılığı bulunduğunu belirten Dr. Kalender, ticari kan bağışının Türkiye’de kanunlarla yasaklandığını bildirdi. Takas kan bağışının hastanelerce yapıldığını, Türk Kızılayı’nın ise gönüllü kan bağışları topladığını anımsatan Dr. Kalender, “Türkiye’de toplanan kanların yüzde 48’i Türk Kızılayı tarafından ve gönüllü toplanmaktadır. Yıllara göre gönüllü kan bağışlarındaki artışa bakacak olursak, 2005’den 2009 sonuna kadar yüzde 148 artış sağlanmıştır. Ülkemiz insanları genellikle duygusal kökenli davranış şekliyle kan bağışlamaktadırlar. Bir başkasının iyiliğini düşünmek ön plandadır” diye konuştu.

Gelişmiş ülkelerde kan bağışının nüfusa oranı yüzde 4 iken bu oranın Türkiye’de yüzde 2.5 civarında olduğunu kaydeden Dr. Metin Kalender, 2015 yılına kadar oranın artabileceğini öngördüklerini belirtti. Adana Kan Merkezi verilerine göre kan bağışçılarının yüzde 95’i erkek, yüzde 5’i ise kadın. Kadınlar kan bağışı konusunda daha fazla duyarlı olmalarına karşılık, kan değerlerinin düşük olması nedeniyle kadınlardan kan bağışı çok fazla alınamıyor.

‘KAN ACİL DEĞİL SÜREKLİ BİR İHTİYAÇ’


Türk Kızılayı’nın 2 yıl önce ‘Davranış Değişikliği’ altında proje çalışması başlattığını kaydeden Dr. Kalender, şunları söyledi:

“Buna göre üç hedef kitlesi ve alanı var. Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan bir protokol kapsamında ilkokul çocuklarına yönelik çalışmalar başlatılmış ve yürütülüyor. Çünkü sosyolojik olarak bir ülkede bir konudaki bilinçlenmenin temeli çocuk yaş grubu eğitimleri ile başlamaktadır.

Kan toplanması işlemi yalnızca operasyonel bir çalışma değildir. İkinci hedef kitlesi üniversite gençliğine yönelik çalışmalardır. Üçüncüsü de genel reklam ve tanıtım çalışmalarıdır. ‘1 Milyon İnsan Aranıyor’ sloganı ile başlayan kampanyalar bütünü, bu günlerde ‘Birbirimize İhtiyacımız’ sloganıyla devam ediyor. Bu kampanyaların temelinde, önce insanların kanın acil değil sürekli bir ihtiyaç olduğunu kavramalarını, ardından da bunun toplumsal bir ihtiyaç olduğunun kavramlarının toplum genelinde algılanmasının sağlanmasıdır.”