E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

ÖDÜL DUYGUSAL OLSUN

ÖDÜL DUYGUSAL OLSUN

A.A

İyi karne getiren öğrencilere bisiklet gibi büyük hediyeler değil,  sarılma, kucaklama, duygusal hediyeler verin!

 


Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp  Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burcu  Özbaran, “iyi karne” getiren öğrencilere bisiklet gibi büyük hediyelerin değil,  “sarılma”, “kucaklama”, “takdir etme” gibi duygusal hediyelerin verilmesi  gerektiğini söyledi.

Özbaran, toplumda “karne sendromu”  olarak bilinen kavramın tıbbi literatürde yer almadığını, karnenin geri bildirim,  değerlendirme raporu olarak ele alınması gerektiğini ve son gün hayretle  karşılanmaması gerektiğini belirtti.

Çocuk, anne ve babanın, karnenin nasıl geleceğine ilişkin önceden bir  fikri olması gerektiğine değinen Özbaran, “Dönem içinde iyi bir aile iletişimi  varsa karne sendromu olmayacaktır. Çocuk da öz değerlendirme sahibiyse karnenin  nasıl geleceğini biliyordur” dedi.

Çocuğun kendisinden memnun olmasının önemine dikkati çeken Özbaran, iyi  bir karneyi ailenin de tebrik etmesi gerektiğini anlattı.

“Başarıyı yok saymak ne kadar acımasız olacaksa, aşırı abartmak da  gereksiz” şeklinde konuşan Özbaran, şunları kaydetti:

“Olumlu geri bildirim önemli. İyi karne zaten çocuğun motivasyonunun da  iyi olduğunu gösterir. Motivasyonun sürmesini sağlamaya çalışmalıyız. 'Biz  istedik de sen bu iyi notları aldın' şeklindeki yaklaşım yerine, 'Bu karne senin  emeğinin bir ödülü, çok çalıştın, ödevlerini yaptın, arkadaşlarınla iletişimin  iyi' şeklinde yaklaşmalıyız.

Çocuğun ruh sağlığı açısından baktığımızda duygusal  ödüllerin daha çok önemli olduğunu görüyoruz. Bisiklet gibi büyük hediyelerin  yerine, sarılma, kucaklama, takdir etme, anne babanın karneyi okurken  gözlerindeki ışıltı gibi duygusal ödüllerin verilmesi gerekiyor. Bu çocuğun  kendini değerli ve başarılı hissetmesini sağlıyor.”
        
"NOT ODAKLI OLMAMAK GEREKİR”        

Çocukları sadece büyük hediyelere yöneltmemek gerektiğini anlatan Doç.  Dr. Özbaran, ödül çizgisinin çok ince olduğunu ve salt iyi not aldığı için çocuğa  değerli olduğu hissini aşılamamak gerektiğini bildirdi.

Nota odaklı ailelerde karne notlarının düşmesi halinde çocuğun kendini  değersiz hissedeceğini kaydeden Özbaran, şöyle devam etti:

“Ödül vermek ailenin kendi kararıdır. Ama çocukların çok tazecik  beyinleri var. Bekleyebilmek, erteleyebilmek, umut edebilmek ve öz saygı gibi  kavramların oluşması gerekiyor. Aşırı büyük ve maddi ödüllerle tazecik beyin  sistemlerini bozmamalıyız. Çocuğun ihtiyacı olabilir, ödülü hak ettiğini  düşünürsünüz ve birlikte bir hediye almayı planlarsınız ama sadece bir karne için  bu hediyenin alınması çocukta hediye için başarıya odaklanmayı getirir. Bu da  çocuğun kendisiyle ilgili gelecekteki hedeflerini engelleyici bir rol oynar.”

Özbaran, çocuğun karne başarısının sadece kendisine bağlı olmadığını,  çocuğun performansının yanı sıra eğitim sistemi ve aile yapısı gibi etkenlere de  önemli ölçüde bağlı olduğunu anlattı.

Ailenin çocuğa sadece “var olduğu” için değer vermesi gerektiğini  kaydeden Burcu Özbaran, ailenin değer verdiği ve başarılı bir iletişim kurduğu  çocuğun notlarını aileden gizlemeyeceğini ya da “kötü karne” nedeniyle evden  kaçma ya da intihar etme gibi kararlar vermeyeceğini de sözlerine ekledi.