E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

NİÇİN ORUÇ TUTMALIYIM DERSE...

NİÇİN ORUÇ TUTMALIYIM DERSE...

A.A

Çocuklar 'Niçin oruç tutmalıyım?' diye sorduğunda vereceğiniz cevabı biliyor musunuz? İşte cevabı.


Çocukların gerek ailelerinde, gerekse çevrelerindeki oruç tutanlara heveslenebileceklerini de söyleyen Prof. Dr. Aydın, şöyle konuştu:

“Onların heveslerini kırmadan ama sağlıklarını bozmadan bu uygulamayı anlatabilir ve gerekirse oruç tutmalarına izin verebiliriz. Bu zevkten, bu mutluluktan çocukları mahrum etmemeliyiz. Tutulan oruçlardan, kılınan namazlardan dolayı çocukları tebrik edebilir, ödüllendirebiliriz. Burada amaç, çocuklara farz olmadığı halde oruç tutturmak değil, oruç ibadetini kavratabilmek, sevdirmek ve alıştırmaktır. İçinde bulunduğumuz rahmet iklimini çocuklar, acı bir ilaç gibi değil, bir zevk olarak algılamalıdır.”

Okul öncesi yaşlardaki çocuklara oruç tutturmanın uygun olmadığını da belirten Prof. Dr. Aydın, “Sahura kaldırılabilir, 2-3 saatlik veya yarım günlük denemeler yaptırılarak tam gün tutmuşcasına sevindirilebilir. 7-10 yaşlarındaki çocukların sağlık durumları müsaitse hiç olmazsa birkaç gün oruç tutturulabilir. 10-13 yaşlarda ise oruç ibadeti daha ciddiye alınmalıdır. Çünkü bu yaşlar ergenliğin başlangıcıdır ve artık ibadet sorumluluğu da başlamaktadır” dedi.

ÇOCUKLAR “NİÇİN ORUÇ TUTMALIYIM?” DİYE SORDUĞUNDA...


Çocuklar 'Niçin oruç tutmalıyım?' diye sorduğunda 'Allah böyle emrettiği için' şeklinde bir cevap vermek yerine, onlara oruç ibadeti hakkında bilgi verilmesi gerektiğini de aktaran Prof. Dr. Aydın, şöyle devam etti:

“Orucun kazandırdığı irade, sabır, kendine hakim olma, öz denetim, paylaşma, sahip olunanların değerini anlama, şükretme gibi önemli özellikleri açıklanmalıdır. Elbette bunu sadece lafla değil, önce kendimiz yaşayarak anlatmalıyız. Çocuklarımıza ramazan ayında, pek çok yönden diğer zamanlardan daha iyimser ve şefkatli bir ortam sunmak için çabalamalıyız. Bu güzel rahmet ayında çocuklarımıza karşı asla, sinirli, telaşlı, hoşgörüsüz davranmamalıyız. Aksi durumda ibadetlerin insan üzerinde uyandırdığı ulvi güzel duygu ve düşünceleri onlara kabul ettirmekte hiç şansımız kalmayabilir. Çocuklar, annelerinin sabahtan akşama kadar iki ayağı bir pabuca girmişcesine telaşlı hallerine bakıp, orucun mükafatını sadece iyi bir akşam ziyafeti olarak algılamamalıdır. Çocuktan, bir yetişkin olgunluğu da beklenmemelidir.”