E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

KEKEMELİK NASIL ANLAŞILIR

PSK. LEYLA ARSLAN

Çocuklukta konuşmanın ilk yıllarında üç- dört yaş arasında  ortaya çıkar ve çocukların çoğunda, ne söyleyeceği konusunda kararsız kalma, hece tekrarları, sözcük tekrarları, ünlü seslerle başlayan kelimeleri uzatarak konuşma, kelimeler arasında beklemeler, hızlı konuşmalar, yavaş konuşmalar, yabancıların olduğu ortamda konuşmaktan kaçınma, aşırı yavaş sesle konuşma, ya da aşırı yüksek sesle konuşma, konuşurken ayağını yere vurma, boynunu ileri geri hareket ettirme, ağzı aşırı açma, el hareketleri ya da kafa hareketleri yardımıyla konuşma şeklinde görülür.

Bu belirtilerden bazen sadece bir tanesi bazen de birkaç özellik birden görülebilir. Bu özelliklerin hepsine birden kekemelik dense de aslında herkesin konuşması, parmak izi gibi farklıdır. Çünkü akıcılığı bozan nedenler farklıdır. Konuşma akıcılığını kazandırmayı amaçlarken çoğu kez ikincil olarak başka bir sorunu ya da durumu çözmek zorundayızdır. O yüzdendir ki kekemeliğin tedavisinde çok çeşitli ve değişik tedavi yöntemleri gelişmiştir.

''Konuşma beynimizin en üst düzeyde işlevlerinden birisidir.'' Hem fiziksel hemde psikolojik yönden incelenmesi gerekir.

Klinik yaklaşımla, kekemeliğin nedenleri araştırıldığı zaman psikiyatrik bir tanı mutlaka konulduğu görülür. Bunlardan en sık görülenleri:

Anksiyete Bozuklukları ve kekemelik: Bu tanıyı almış olan bireylerde konuşma ve davranışlara bir korku duygusu eşlik eder. Bireyin bazı ortamlarda ve aşırı stres altında hızlanır, tonlama yapamaz ve nefesi düzgün kullanamadığı için konuşmanın akışını kontrol edemez. Kendi kendine normal konuşurken bazı kişilerin yanında, otorite olan kişiyle, karşı cinsle, kalabalık ortamda, alışverişte, lokantada, dolmuşa para verirken, aşırı terlemeyle birlikte artar  bu nedenle, mümkün olduğu kadar konuşmamayı seçer.