E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

İLK KÖK HÜCRE ENSTİTÜSÜ

İLK KÖK HÜCRE ENSTİTÜSÜ

A.A

Türkiye'nin ilk kök hücre enstitüsü, Cevizlidere'deki binasında 29 Kasım'da hizmete açılacak.

 


Ziya-Zübeyde Demirci çifti tarafından Cevizlidere'de belediye hastanesi olarak kullanılmak amacıyla yaptırılan binanın Çankaya Belediyesi tarafından enstitüye tahsis edilmesinin ardından, bugün düzenlenen törenle Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık ile Ankara Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ arasında protokol imzalandı.

(AÜ) Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ, Cevizlidere'deki binada düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin ilk kök hücre enstitüsünün ilk mekanında insanlık için umut olan büyük yolculuğa çıkıldığını vurguladı.

Enstitüde çalışacak kişilerin Türkiye'nin en yetkin bilim adamları olduğunu ifade eden Taluğ, bir çoğu dünyada tanınan çeşitli disiplinlerden gelmiş bilim insanları ile uluslararası alanda kök hücre konusunda çalışan bilim insanlarının Cevizlidere'de birlikte çalışacaklarını söyledi.
Taluğ, “Burada başlayan büyük yolculuk, değerli ailenin bağışıyla mümkün oldu. AÜ'nün tarihine isimlerini yazdırdılar ama insanlığın büyük bir gelişim için attığı bu önemli adımda da payları oldu. Sağlık hayatımızda önemli isimler, hep taşınacaktır. Ben bunun çok değerli bir bağış olduğuna inanıyorum. Bu bağışın sorumluluğunu biz AÜ olarak hep omuzlarımızda taşıyacağız” dedi.

Çankaya Belediyesiyle yaptıkları bu protokolün Türkiye'de çok az görülen bir iş olduğunu anlatan Taluğ, buradaki bilim ekibinin çalışmalarının, sadece bilime değil kök hücre ürünleri üreterek teknolojiye ve umut bekleyen insanlara da katkı sağlayacaklarını kaydetti.
Taluğ, enstitünün 29 Kasımda hizmete açılacağını sözlerine ekledi.

“BU BİNA İLK HAREKAT MERKEZİMİZ OLACAK”

Kök Hücre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Günhan Gürman da 20. yüzyılın genetik şifrenin açıklandığı bir asır olduğunu, 21. yüzyıla ise kök hücrenin damgasını vurduğunu belirterek, hücrelerin çok farklı potansiyellerinin anlaşılmasıyla lösemi, felç, diyabet, alzheimer hastalığı ile ortopedik özürlüler, damar hastaları gibi çok fazla hastalık sahibine ümit vaat edilmeye başlandığını anlattı.

Kök hücre çalışmalarının, insanlık tarihi içinde ateşin keşfi, tekerleğin icadı gibi dönüm noktası olduğunu bildiren Gürman, AÜ'deki bilim insanlarının bu konuda enstitü çatısı altında toplanmak üzere harekete geçtiklerini ve hızlı bir şekilde enstitünün oluşturulduğunu söyledi.
Yurt dışında bu konunun önderi olan ülkelerden çağrılan bilim insanlarının önemli buluşlara imza attığını ve bu buluşların pek çok çaresiz hastalığa ümit vaat ettiğini ifade eden Gürman, “Bize tahsis edilen bu bina, bizim için bir harekat merkezi olacaktır ve bir enstitü çatısı altında toplanan bilim insanları, çok daha iyi örgütlenerek, organize olacaklardır” dedi.

“ÇARESİZ HASTALIĞIN KALMAMASI İÇİN ÇALIŞILACAK”

Çankaya Belediye Başkanı Tanık da Türkiye'ye ve dünyaya umut ve hizmet sunacak bir kuruluşun ilk yerleşkesini gerçekleştirdiklerini belirterek, kamunun sağlık alanının dışına itildiği, sağlıkta izlenen politikaların cumhuriyetin kuruluşundan bu yana yurttaşlarının sağlığını kendi sorumluluk alanı olarak gören devletin, bu alandaki sorumluluğunu piyasaya ve sigorta düzenine terk ettiği bir dönemin yaşandığını öne sürdü.

Tanık, “İzlenen politikalar nedeniyle belediyeler, sağlık ocağı açamaz konuma geldi. Üniversite hastaneleri, hasta baktıklarında zarar eder durumdalar. Üniversite hastanelerinin ve kamusal sağlık hizmeti sunmaya çalışan kuruluşların piyasa koşullarına terk edilmesi ve işletmeleştirilme süreci kamunun bu alandan kendini dışarı çıkarması ve yurttaşına karşı sağlık sorumluluğu taşımadığının en açık beyanı konumundadır” dedi.

Çankaya Belediyesi sağlık ocaklarındaki hekimlerin alan dışına taşındığını, kamunun diğer sağlık tesislerinin de verimlilik kapasitelerinin tehdit altında olduğunu ileri süren Tanık, “Bu sistem, bir süre sonra belli standartlara tabi tutulan sigorta düzenine terk edilecek, üniversite hastaneleri de işletmecileşerek, para karşılığı ve ticari açıdan sağlık hizmeti sunar konumda olacak. Personelinin ücretinin bile döner sermaye üzerinden ödeneceği bir gelişme süreci, hızla inşa edilmekte. Bu durumun açık bir sonucu vardır, parayı ödemediğiniz ya da sigortacılık açısından karlı ve verimli bulunmayan hastalığınız varsa hiçbir yerde hastalığınıza çare bulma şansınız olmayacak” diye konuştu.
Gelecekte çaresiz hastalığın kalmaması ve insanlığın sağlıklı hayat sürmesi için bilimsel çalışmaların süreceğini ifade eden Tanık, sağlığın ticareti olmayacağını kaydetti.

Tanık, “Bu enstitüde halkımızın sağlığı için en hayırlı işi yapacağız. Bunu referandum 'hayır'ı ile ilgili almayın, onun kararını hayırlı işler yapanlar bilecek, nasıl vereceklerini göstereceklerdir, biz burada halka sağlık açısından hayırlı hizmet sunmanın ortamını yaratacağız” dedi.

Konuşmaların ardından Çankaya Belediyesince yaptırılan plaket, Rektör Taluğ tarafından Ziya Demirci'ye verildi.