E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

GENÇLERDE KALP KRİZİ RİSKİ

A.A

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kardiyoloji Kliniği'nden Doç. Dr. Ertuğrul Ercan, ailesinde erken yaşlarda kalp hastalığı nedeniyle ölüm bulunanların, şikayeti olmasa dahi kalp tetkiki yaptırmaları gerektiğini bildirdi.

Doç. Dr. Ercan, kalp ve damar hastalıklarının ölüm nedenleri arasında birinci sırada olduğunu söyledi.

Antibiyotiklerin henüz keşfedilmediği eski dönemlerde enfeksiyonlara bağlı ölümlerin daha sık görüldüğünü, oysa 21. yüzyılda, damar sertliği olarak bilinen ateroskleroza bağlı ölümlerin hızla arttığını belirten Doç. Dr. Ercan, şöyle konuştu:

"Ölüme yol açan hastalıkların sıralaması neden değişmiştir? Çünkü masa başında daha fazla zaman geçiriyoruz, daha az hareket ediyoruz ve daha fazla stres altındayız. Beslenme alışkanlıklarımız genel olarak değişmiştir. Yemek hazırlamak zaman kaybı olarak algılanıyor, amaç çok kısa sürede açlığın giderilmesi halini aldı. Bu nedenle hazır gıdalar geniş kitlelerce daha çok tercih edilmektedir. Yeşil sebze, meyve ve balık ise genel olarak gereğinden daha az tüketilmektedir. Yaşam tarzındaki bu olumsuz değişikliklerle insanların ortalama bel çevresi genişlemekte, yağlanma ve şişmanlık beraberinde felaket getirmektedir."

KOLESTEROL

Doç. Dr. Ertuğrul Ercan, obezitenin yüksek tansiyona, şeker hastalığına, eklem ve solunum bozukluklarına neden olduğuna dikkati çekerek, bu durumdaki kişilerde diğer bir olumsuz değişikliğin ise kandaki "kötü kolesterol"ün yükselmesi olduğunu ifade etti.

Türkiye'de yapılan bir çalışmada, faydalı olduğu bilinen "iyi kolesterol"ün Avrupalı ülkelerin ortalamalarından daha düşük çıktığını vurgulayan Doç. Dr. Ercan, şunları kaydetti:

"Damar sertliğine karşı koruyucu olan bu kolesterol tipinin düşük olması ne yazık ki ek risk faktörüdür. Yüksek yoğunluklu bu kolesterol tipinin artırılması için sigara bırakılmalı ve düzenli egzersiz yapılmalıdır. Önerilen egzersiz, ıkınarak yapılan ağırlık kaldırma gibi egzersizler değildir. Bunun yerine, kalp hızını hedef değere kadar artıracak yürüyüş, koşma, yüzme gibi egzersizler önerilmektedir."

Kalp hızının egzersizle artırılacağı hedef değerin yaşla ilgili olduğunu kaydeden Ercan, egzersiz sırasında ortalama istirahat kalp hızını yüzde 20 artıracak fiziksel aktivitenin genel olarak uygun olacağını söyledi.

Doç. Dr. Ercan, zeminde kalp hastalığı veya açık kalp ameliyatı, stent uygulanması gibi diğer risk taşıyan durumları bulunan kişilerde hedef kalp hızının daha düşük değerlerde olabileceğini belirterek, “Ani, yoğun egzersizler, zeminde gizli kalmış hastalık varsa kalp krizine neden olabilir. Bu nedenle orta ve ileri yaşlarda egzersize başlamaya karar verilirse öncesinde mutlaka doktor kontrolü faydalı olacaktır” dedi.

Uyuşturucu veya benzer etkili hapların da kalp krizine neden olabildiğini anımsatan Doç. Dr. Ercan, şöyle konuştu:

"Kokain kullanımı sonrası çok genç yaşta kalp krizi gelişen olgular vardır. Nadiren arı ve akrep sokması da kalp krizine yol açabilir. Başka önemli bir faktör ise genetik mirastır. Genetik değişiklikler anne babadan kalıtılabildiği gibi, mutasyonlarla ilgili hastada başlamış olabilir. Bu genetik değişikliklerin pıhtılaşmayı ve damar sertliğini hızlandırıcı, kan yağ düzeylerini yükseltici veya başka olumsuz etkileri olabilir. Bu bozuklukların erken tanınması çok önemlidir. Ailesinde erken yaşlarda kalp hastalığı nedeniyle ölüm hikayesi bulunan kişilerin şikayeti olmasa dahi bu açıdan tetkik yaptırması önemli yararlar sağlayabilir."

Türkiye'de kalp ve damar hastalıklarının görülme sıklığının daha da artması olasılığı bulunduğunu kaydeden Ercan, Türk Kardiyoloji Derneğinin bu tablonun ağırlaşmasını engellemek için toplumu bilinçlendirmek amacıyla yoğun çaba harcadığını söyledi.

Ercan, bu anlamda, sigaranın kullanımının yasal olarak kısıtlanmasının toplum sağlığı açısından olumlu bir gelişme olduğunu, genel olarak Türkiye'de bu konuyla ilgili bilgi düzeyinin yükselmeye başladığını ifade etti.