E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK

ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK

Burçin Evren

Her mekânda tüm canlıların içindeki ve dışındaki tüm boşluklarda yüksek ya da düşük birer manyetik alan mevcuttur.

 


Öncelikle insana ait doğal manyetik alanı inceleyebilir miyiz?


Tüm maddeler, kalp, adale, beyin gibi organlar manyetik özelliğe sahiptir. Her mekânda tüm canlıların içindeki ve dışındaki tüm boşluklarda yüksek ya da düşük birer manyetik alan mevcuttur. İnsan vücudunda her hücrenin kendine özgü elektrik devresi mevcuttur. O nedenle insan bir elektronik makine gibidir. Bu manyetik alan, biyoelektrik yüklerin hareketinden meydana gelir. Ve insanı oluşturan maddelerin manyetik alan sinyalleri hem birbiri ile hem de dünyanın manyetik alanı ile uyum halindedir.

Dünyanın manyetik alanı ile insana ait manyetik alan nasıl bir uyuma sahip?

Örneğin, uzaya gönderilen astronotlarda görülen ve haftalarca sürebilen yorgunluk, adele ağrısı, baş ağrısı ve baş dönmesi gibi sebepler, dünyanın manyetik alanı eksikliğinden kaynaklanıyor.

Geceleyin dünya manyetik alanı hücresel oksijeni arttırır, uykuyu destekler, iltihaplanmayı azaltır ve acıyı dindirir. Güneş doğduğunda beraberinde getirdiği pozitif manyetik alan hücresel oksijeni azaltır, uyanıklığı destekler, biyolojik iyileşmeye engel olur ve acıyı arttırır.

Kafamızın merkezde bulunan hormonları, enzimleri ve bağışıklık fonksiyonlarını yöneten pineal bezi manyetik kristallerden oluşan bir manyetik organdır. Manyetik enerjiye çok duyarlı olup ona has bir madde olan melatonin hormonu, geceleyin ortaya çıkar.

Dünyanın manyetik alanı tüm tabiatla uyum içindedir.

Dünyanın manyetik alanı daha başka nelerle uyum içinedir?

Örneğin arılar, yerin manyetik alanını ve günlük değişimlerini kullanarak, bulundukları konumu tespit ediyorlar. Göçmen kuşlar, balıklar gibi canlılar da yön bulmada dünyanın manyetik alanını kullanıyorlar. Fakat insanların ürettiği yapay alanlar doğal olandan çok çok fazla (örneğin 1000 kat) olduğundan doğal yaşam olumsuz etkileniyor.

Öyleyse elektromanyetik kirlilik dediğimiz şey, bu doğal manyetik alanın bozulmasından ileri geliyor. Elektromanyetik kirlilik için kitabınız “cep telefonunun zararları” temalı olmuş. Niçin özellikle cep telefonunu seçtiniz?

Türkiye’deki cep telefonu abone sayısı 67 milyon, yani nüfusu kadar. Cep telefonu sayısı ise 114 milyon, yani nüfusun bir buçuk katı kadar. Baz istasyonları sayısı ise şimdilik 36 bin.

Yani ciddi bir tehdit altındayız.