E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

DİSİPLİNİ SAĞLAYIN!

DİSİPLİNİ SAĞLAYIN!

ANKA

Uzman psikologlar, madde bağımlısı olma yaşının düşmesinin çok sayıda faktörü olduğunu açıkladı.

 


Türk Psikologlar Derneği Genel Başkanı Psikolog Dr. Nedret Öztan ve Klinik Psikolog Ahmet Türker, madde bağımlısı olma yaşının düşmesinin çok sayıda faktörü olduğunu söyledi.

Türkiye’de madde bağımlıları her geçen gün artarken, madde bağımlısı olma yaşı da gittikçe küçülüyor. Bu konu çerçevesinde Türk Psikologlar Derneği Genel Başkanı Psikolog Dr. Nedret Öztan ve Klinik Psikolog Ahmet Türker önemli açıklamalarda bulundu.

 “ÇOK BASKICI YA DA ‘NE YAPARSA YAPSIN’ DİYEN AİLE TİPİ DOĞRU DEĞİL”

Bağımlılık yaşının gittikçe düşmesinin farklı nedenleri bulunduğunu söyleyen Türk Psikologlar Derneği Genel Başkanı Psikolog Dr. Nedret Öztan, “Biri bireysel ya da psikolojik sebepler olabilir. Kişiler kendilerini yetersiz, kontrollerini kaybetmiş, depresyonda hissettikleri zaman telkine biraz daha açık oluyorlar.

Kendilerine yardımcı olabilecek birilerine daha çabuk kapılabiliyorlar. Ya da böyle bir öfkeli, öfkesini kontrol edemeyen, insanlar saldırganlık yaşayan insanların da bu tür eğilimleri olabiliyor. Bunlar bireysel şeyler. İkincisi aile ile ilgili ya da yakın çevre ile ilgili şeyler, çocuğun yaşı küçükse ve ailede kontrol yoksa durum vahim.

Çünkü bizde iki tip aile çok baskın görülüyor. Bir tanesi çok aşırı baskıcı aile, çocuğun her şeyini kontrol eden, ne giydiğini ne yediğini, nereye gittiğini, ne yaptığını kontrol eden aile. Bir de bunun tam tersi yapıp, bu çocuk artık 10 yaşına bastı.

Ne yaparsa yapsın diyen var. Bu ikisi de son derece tehlikeli. İlkinde çocuk aileye isyan olsun diye uyuşturucu kullanmayı deniyor. İkincisinde ise kimse kimseyi kontrol etmediği için çocuk kaçta gelmiş kaçta gitmiş, odasına kapanmış ne yapıyor çok fark etmiyor. Toplumsal faktörlere de bakmak lazım. Bir toplumda işsizlik arttıkça büyükler ümitsizleştikçe bu küçüklere de bulaşıyor. Benim geleceğim ne ki ne olur bunalımına giriyor” dedi.

 “GENÇ NÜFUS ARTTIKÇA İŞTAHLARI KABARDI”

Öztan, insanların “uyuşturucu bize bulaşmaz” demesinin doğru olmadığının altını çizerken, “Afganistan, Hindistan, Pakistan’dan alıp Avrupa’ya ve Amerika’ya götürüyorlardı. Türkiye yol üzerinde kalıyordu. Eskiden Türkiye’ye uğramadan transit götürüyorlardı. Bize bir iki kırıntı atıyorlardı. Şimdi ise genç popülasyon arttıkça onların da iştahı kabarıyor. Burada da büyük bir Pazar var diye düşünmeye başlıyorlar bu benim biraz varsaydığım bir senaryo.

Genç nüfusumuz arttıkça daha çok müşteri çıkacağını düşünerek büyük bir kısmını da buradaki pazara dağıtmaya başladılar. Tabi bunu küçük çocuklar üzerinde deniyorlar. Yetişkin aklını başına almış insanlara takılacak halleri yok. Onlara da takılırlar ama daha ucuz ve kolay ulaşılabilirler çocuklara hitap ettiği için bizde de kullanım yaşı maalesef gittikçe düşüyor” şeklinde konuştu.

“BOŞANMALAR ARTTI, ÇOCUKLAR AİDİYET DUYGUSUNDAN YOKSUN KALDI”

2009 yılı itibariyle boşanmaların arttığını söyleyen Ahmet Türker, “Boşanmalar 3 de 1 oranın da arttı. Boşanan ailelerin çocuklarında oluşan sevgisizliği çocuklar bunu kapatacak mekanizmalar geliştiriyorlar.

Ailenin koruyup kollamadığı çocuklarda aidiyet duygusu da gelişmiyor. Öncelikle aileler çocuklarla ilgilenmiyorlar. Çocuklarda bir disiplin oluşmuyor. Oluşmayan disiplinle beraber sevgi eksikliği durumu tetikliyor.Bu da uyuşturucuya talebini artıran nedenlerden bir tanesi. Sadece duygusal bağlamda değil sosyal anlamda da etkileri var.

Sosyal alanda da çocuklar arasında rekabet söz konusu. Çocukların ergenlik dönemlerinde kendilerini zayıf ve güçsüz hissetmeleri zengin fakir, güçlü güçsüz gibi ayrımların olması da etkili bağımlılıkta. Bunların yanı sıra bireyselleşen toplumla birlikte sosyal anlamdaki baskı azaldı” dedi.

"Ergenlerin kimlik tanımı olan güçlü ve farklı görünme merakı onların en hassas oldukları dönem, bu dönemde diğer durumlar da alt yapıyı oluşturursa uyuşturucuya yönelim artıyor" diyen Türker, “Ergenlik döneminin başı ve sonu risk grubu içinde yer alıyor. Yani 12-18 yaş grubuna çok dikkat etmek gerektiğini” söyledi.