E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

ÇOCUKLUK TRAVMALARI PANİK ATAĞA DÖNÜŞÜYOR

ÇOCUKLUK TRAVMALARI PANİK ATAĞA DÖNÜŞÜYOR

ÇOCUKLUK TRAVMALARI PANİK ATAĞA DÖNÜŞÜYORAnksiyete, birçok psikiyatrik hastalıkta görülen ve değişik türleri olan bir bulgudur. Bu türlerden biri de ay­rılık sıkıntısıdır ve bir bebeğin annesinin ilgi ve sevgisinden herhangi bir biçimde yoksun kaldığı zaman yaşadığı olumsuz psikolojik duruma verilen addır. Bazı araştırmalar panik bozukluğu bulunan kişilerden en azından bir bölümünün, çocukluk dönemlerinde bu tür bir yaşantısı olduğunu göstermektedir.

Yapılan araştır­malara göre gü­nümüzde labo-ratuvar orta­mında bir panik atağı oluşturulabilmektedir. Bu amaçla panik bozukluğu tandı hastalara, damar içi yol­la bazı maddeler verilmekte ve bunların etkisiyle tipik bir panik atağı görülmektedir. Pa­nik bozukluğu bulunmayan kişilere aynı uygulama yapıl­dığında ise aynı sonuç elde edilememektedir. Bu uygula­malar, panik atağı n oluşu­mundan sorumlu mekaniz­maların anlaşılmasına katkıda bulunmakta, aynı zamanda tedavi de kullanılan ilaçların nasıl olup da yararlı olduğu­nun bilinmesine de yardıma olmaktadır.

BEYİN SALGILARI

Panik atağın oluşumunda­ki olası rolleri nedeniyle, sinir hücreleri arasında iletimi sağ­layan beyin salgıları da ince­lenmiştir. Panik Bozuklu­ğunun tedavisinde kullanılan ilaçlar; beyindeki bu iletici maddeleri etkilemek suretiyle tadevi edici etkilerini göstermektedirler.

ANNENİN İLGİ VE SEVGİ DÜZEYİ

Anksiyete, birçok psikiyat­rik hastalıkta görülen ve değişik türleri olan bir bulgudur. Bu türlerden biri de ayrılık sıkıntı­sıdır ve bir bebeğin annesinin il­gi ve sevgisinden herhangi bir biçimde yoksun kaldığı zaman yaşadığı olumsuz psikolojik du­ruma verilen addır. Bazı araştır­malar panik bozukluğu bulu­nan kişilerden en azından bir bölümünün, çocukluk dönem­lerinde bu tür bir yaşantısı ol­duğunu göstermektedir.

AİLEVİ NEDENLERE AİT GÜÇLÜ KANITLAR VAR

Panik Bozukluğu'nun ailevi bir hastalık olup ol­madığı konusunda yapıları bilimsel araştırma­lar, bu hastalığın ailevi niteliğine ilişkin güçlü kanıt­lar vermiştir. Panik Bozukluğu tanılı hastaların ya­kın akrabalarında Panik Bozukluğu oranı belirgin olarak yüksektir. Aynı şekilde ikizler üzerinde yapı­lan araştırmalar da benzer sonuçlar vermiştir. Bu araştırmalar, hastalığın ailevi geçişinde kalıtımsal etkenlerin önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Ancak bunun kalıtımsal doğası henüz tam olarak çözümlenememiştir.

PSİKOLOJİK YÜKLER

Ayrıca ilk panik atağı görülmeden önce i kişiyi olumsuz olarak etkileyen bir ya­şam olayının varlığı da, bu hastalığın olası nedenleri arasında gösterilmektedir. Stres yaratan olaylar karşısında dayanıksızlık gösteren kişiler için bu açıklama biçimi ol­dukça geçerlidir.

Sevilen bir kişinin hastalanması veya ölümü, kişilerarası ilişkilerdeki sorunlar, işsiz kalma, ameliyat geçirme v.b. gibi olaylar, bu kişilerde gerek bedensel ge­rekse psikolojik yönden öylesine bir yük oluşturur kî, sonuçta bir panik atağı orta­ya çıkar.

Günümüzdeki görüşler Panik Bozuklu­ğunun nedenlerini tam anlamıyla açıklamak­tan uzak görünmekle birlikte, özellikle biyolo­jik alanda yapılan çalışmaların sonuçlan ol­dukça umut vericidir.

SİZDEN GELENLER

İŞİMDEN ATILDIM

Merhaba.

Ben Y. K.

1.5 yıldır panik atak yaşıyorum ve hala bu hastalığım devam ediyor. Panik atağın ilk geldiği gün bir belediye otobüsünde idim kalbim çarpmaya başladı sonra nefesim gitti, soğuk terler derken yerimden fırladım otobüsü durdurdum kendimi dışarıya attım.

Metroya, otobüse, minibüse binemediğim için Levent’ten Mecidiyeköy’ e kadar yürüdüm.

Gittikçe fenalaşıyordum, derken kendimi hastanede buldum. Diazem yapıldı, oksijen verildi eve geri gönderildim.

HER GÜN ACİLDEYDİM

Artık her gün saati belirsiz olarak her an kendimi herhangi bir hastanenin acilinde buluyordum, gitmediğim psikolog ve psikiyatrisi kalmadı, kullandığım ilaçlarda artık fayda etmemeye başladı. Çünkü yeşil reçeteli ilaç kullandığım için bağımlılık yaptı ve dozajını yükseltmek zorunda kaldım.

Nefes egzersizleri yapıyordum, poşette ne­fes alma yöntemi ama bir sonuç alamadım. Al-dıysamda çok az bir sonuç aldım.

DOKTOR DALGA GEÇTİ

Hastalığım gün geçtikçe ilerliyordu çok büyük bir holdingte çalışıyordum hastalı­ğımdan dolayı işten atıldım, artık hiç bir işte çalışamıyorum. Bakırköy'e acile gittim yal­vardım ne olur yatırın beni dayanamıyorum ölmek bile istiyordum artık bu hastalığı ya­şamaktan o kadar bıktım ki anlatamam!

Oradaki doktor, “Seni şizofrenlerin arası­na mı yatıracağım”deyip dalga geçti “bir ay sonraya nevroz bölümüne randevu al” deyip beni gönderdi. Orada içimden dedim ki tabii uzaktan söylemesi kolay senin başı­na gelse sen ne yapardın acaba! Bunu ya­şamayan gerçekten bilmiyor. Karşındaki in­sanlar seni anlamıyor, “Senin elinde” diyor buna asla katılmıyorum benim elimde olsaydı ben bu hastalığı çoktan yenmiştim çünkü yapmadığım şey kalmadı.

ÇOK ZOR DURUMDAYDIM

Ben zaten tedavilere gidip gelebilecek du­rumda olsam doktora beni yatırın diye yalvarmazdım ne evden dışarı çıka biliyorum, ne ileri ne de geri adım atabiliyorum, ne metro ne otobüs ne de özel araç asla binemiyorum. Gerçekten çok zor durumdayım hastalığım için her şeyi denedim deniyorum da hala çaba sarf ediyorum ama yeter­li gelmiyor. Oradaki doktorun tavrına kızdım, çün­kü bu hastalığı yaşayan bir ben mi varım bu dün­yada elbette ki Bakırköy gibi bir hastanede benim gibi olup da yatan hasta vardır, ama söz konusu dalga geçmek olunca çok üzülüyorum. Ne yap­mamı önerirsiniz bana yardımcı olabilir misiniz?

HEMEN BİR UZMANLA TEDAVİYE BAŞLAYIN / Uzm. Psikolog Yıldız Burkovik


Panik atak durumlarında bedende bazı değişimler orta­ya çıkar, bu değişimler aslında düşüncenin bir anda kaygı durumuna dönmesiyle birlikte kendisini gösterir. Bahsettiğiniz gibi çarpıntı, nefes alamayacakmış hissi en belirgin tepkileridir. Burada kişiler ciddi anlamda sıkıntı içinde olduklarından özellikle bu durumu alayla kesinlikle karşılamamak gerekmektedir. Hele bir de kişide ölme is­teği belirmeye başladıysa artık bu duruma depresif duygu durumu da eşlik etmeye başlamış demektir. Bu nedenle öncelikle psikiyatrik bir tedavi süreci içine girmelisiniz. Ancak sadece ilaç değil, psikoterapi de görmelisiniz.

NEFES EGZERSİZLERİ ÇOK ÖNEMLİ

Önemli olan nefes egzersizleridir. Almanız gereken nefes muhtemelen çok hızlanıyordun 1 dakika içinde ortalama 12 nefes almalısınız nor­mal şartlarda bu 14'e kadar doğaldır (almayı ve vermeyi tek olarak saydı­ğımızda), 15'den itibaren hızlıdır 20'yi geçiyorsa çok hızlıdır. Ayrıca en önemlisi diyaframı kullanmalısınız, eğer göğüsten alırsanız, çarpıntı, terleme, titreme, heyecan, dikkatsizlik dalgınlık ve yorgunluk hissi olur ki beyne oksijen yetersiz gittiği için.

KİŞİLİK ANALİZİNİZ YAPILSIN

Tüm bunları psikolog ile Biofeedback respirasyon denen alet ile nefes ritminizi izlerken de öğrenebilirsiniz. Ayrıca biofeedback sensörleri ile kalp ritmi, vücut ısısı ve kalp atış ritmini de ekranda görerek düşünceleriniz ile bunların nasıl değişime uğradığını gö­rüp onların düzenli olması için gereken egzersizleri psi­kologdan öğrenmelisiniz, aynı zamanda nörofeedback denilen egzersizle de beyin dalgalarınızı görerek kontrol edebilmeyi öğrenebilirsiniz, gevşeme egzersizlerime rahatlama­yı aynı şekilde öğrenebilirsiniz. Burada önemli olan elbette ki ki­şilik analizinizin yapılmasıdır. Tüm bunların sonucunda bu rahat­sızlığın kısa sürede sizin tarafınızdan da kontrol edilebileceğini öğrenmiş olacaksınız. Kısa sürede bu iki uzman ile birlikte tedaviye başlamanızı öneririm. Saygılar.

İPEK TUZCUOĞLU

Bana 'deli bu kız ya!' diyen de var

8 sene önce panik atak geçirdim. Geleceğimle ilgili kaygılar taşıyor, sık sık endişeleniyor­dum. 2 sene tedavi oldum. Panik atak korkusu­nun sebebi, gelecek korkusudur. Herkesin yükü­nü sırtıma alıyordum. Sonra çöktüm ve kendimi sevmeyi öğrendim.

Artık hayattan korkmuyorum. Kendimi geliş­tirdim, aştım, hayatı test etmek için her şeye do­kundum. Çimenlerin üzerinde yatarak hayatım geçmedi yani.

PANİK ATAK OLMAKTANSA ÇATLAK DESİNLER PAHA İYİ

Bana, "Deli bu kız" ya da "Çatlak" diyen de var. Çünkü çok özgürüm. 'Panik atak' olmak­tansa böylesi daha iyi. Artık hiçbir şeyi dert et­miyorum. Çok radikal bir kadın oldum. Her şe­yi bir anda silebilirim. Kendime acımayı değil güvenmeyi öğrendim. Hayatın her zorluğunun üstesinden gelebilirim. Panik atak hastalarına tavsiyem, kendilerine güvenmelerini ve hayattan korkmamayı  öğrensinler.

KAYNAK: www.bugun.com.tr