E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

BİLİMSEL OLARAK KANITLANDI

BİLİMSEL OLARAK KANITLANDI

A.A

Isırgan otunun  faydaları ve ağrı kesici özelliğinin olduğu, yapılan çalışmayla bilimsel olarak da kanıtlandı.

 


Atatürk Üniversitesi (AÜ) Fen  Fakültesi Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlhami Gülçin, ısırgan  otunun ülseri önlediğini, yaraları iyileştirdiğini, dirençli mikroorganizmaların  yayılmalarınını bile engellediğini ve ağrı kesici özelliğinin olduğunu, yaptığı  çalışmayla bilimsel olarak kanıtladığını söyledi.

Gülçin, ısırgan otunun çeşitli  faydalarının olduğunu ancak bunların çoğunun bilimsel olarak ispatlanıp, bir  yerde toplanmadığını dile getirdi.

Isırgan otu üzerine Türkiye'de yapılan çalışmaların çok ses getirmesine  rağmen bunların bir veriye dönüştürülemediğini, hep kağıt üzerinde kaldığını  savunan Gülçin, “Ben de doktora tezimde tüm bu çalışmaların derlenmesiyle  birlikte ısırgan otu üzerine bilimsel bir çalışma yaptım. 5 yıl süren doktora  çalışmamda, ısırgan otunun bazı faydalarını, özellikle bilimsel olarak  ispatladım” dedi.

Çalışmalarında, ısırgan otunun antioksidan aktivite, anti-mikrobiyal  aktivite, radikal giderme, ülser giderici (anti-ülser) ve ağrı kesici aktiviteler  üzerinde durduklarını anlatan Gülçin, daha sonra geniş kapsamlı bir çalışma  yaptıklarını ve bu çalışmayı gerçekleştirirken farmakologların deneyimlerinden de  yararlandıklarını vurguladı.

Isırgan otunun mükemmel, sağlık açısından önemli bir bitki olduğunu ifade  eden Gülçin, ısırgan otunun Anadolu kültüründe de bol miktarda kullanıldığını  belirtti.
        
"ÇOK DİRENÇLİ MİKROPLARIN BİLE YAYILMASINI ENGELLİYOR”
        
Isırgan otunun çok dirençli mikropların bile yayılmasını engellediğini  ileri süren Gülçin, şunları kaydetti:

“Sağlık açısından bu kadar faydalı olan ısırgan otunun bir avantajı da  Anadolu topraklarında bol miktarda bulunmasıdır. Halk arasında kullanımı  yaygındır. Isırgan otu salatalarda kullanıldığı gibi ısırgan çayları, yemekleri  de vardır. Bizim yapmış olduğumuz bu çalışmada ısırgan otunun antioksidan etkisi  yanında, mikroplara karşı öldürücü etkisi ve ülsere iyi geldiğini tespit ettik.  Ülser yapılmış farelere ısırgan otu özütünü oral olarak verdik. Bunun sonucunda  ülser hastası farelerin iyileştiğini gözlemledik. Böylece ısırgan otunun ülser  hastalığına iyi geldiğini tespit ettik. Ülseri yüzde 68 oranında engellediğini  ispatladık.”

Gülçin, “Stafilokok ailesi çok dirençli bir mikrobiyal ailedir. Isırgan  otunun bu mikroorganizmaların büyümesini engellendiğini ve antikandidal  özelliğinin de etkili olduğunu gözlemledik. Standartlarla kıyasladığımız zaman  ısırgan otunun anti-mikrobiyal özelliğinin gayet iyi olduğunu gözlemledik” diye  konuştu.
        
“ISIRGAN OTUNUN AĞRI KESİCİ ÖZELLİĞİ FAZLA BİLİNMİYOR"
        
Yaptığı çalışmada, ısırgan otunun ağrı kesici özelliğini ortaya koyan  Gülçin, “Çalışmamızda, ısırgan otunun ağrı kesici özelliği olduğunu kanıtladık.  Deney hayvanları üzerinde yapılan diğer bir çalışmada kuvvetli bir ağrı kesici  olarak ağrıyı yüzde 62 oranında engellediği belirlendik. Isırgan otunun ağrı  kesici özelliği halk arasında fazla bilinmemekte” şeklinde konuştu.

Isırgan otu deyince halkın aklına ısırma özelliğinin geldiğini dile  getiren Gülçin, “Isırgan otunun ısırma özelliğinin karınca asidinden  kaynaklandığı söyleniyordu. Halk arasında da ve bilimsel alanda da yanlış  biliniyordu. Ancak yapılan bilimsel çalışmalarda, ısırgan otunun yapraklarında  bulunan histamin molekülünden kaynaklandığı tespit edildi” dedi.

Ülkemizde çok yaygın olan ısırgan otunun Anadolu'da 3 çeşidinin  bulunduğunu anlatan Gülçin, özellikle Urtica dioica türünün bahçelerde, duvar  kenarlarında bol miktarda bulunduğunu belirterek, bu türün tüketilmesini önerdi.
         
ÇALIŞMASI İKİ DERGİDE YAYIMLANDI
        
Isırgan üzerine yaptığı doktora tezini 5 yılda tamamlandığı ifade eden  Gülçin, “Isırgan üzerine yaptığım çalışmam, endemik ve halk arasında kullanılan  bitkilerle ilgili bilimsel çalışmaların yayımlandığı 'Journal Of  Etnopharmacology' dergisinde, yine çalışmamın ikinci ayağı olan enzimile ilgili  kısmı ise “Journal Of Enzyme Inhibition and Medicinal Chemistry' dergisinde  yayımlandı” diye konuştu.