E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

BAKANLIK'TAN ŞİDDET REHBERİ

BAKANLIK'TAN ŞİDDET REHBERİ

A.A

Milli Eğitim  Bakanlığı, şiddet konusunda veliler için rehber hazırladı. Aileler çocukları hakkında bilinçlenecek.

 

Rehberde,  çocukların okulda şiddet görüp görmediğinin nasıl anlaşılacağı, hangi özelliklere  sahip çocukların daha çok şiddet görebileceği, çocuğun şiddet gördüğü  anlaşıldığında neler yapılabileceği konusunda öneri ve uyarılarda bulunuluyor.

“Çocuğum Okula Gidiyor” başlıklı rehber hazırlayan  MEB, velilerin ihtiyaç duyabileceği bilgilere yer verildi. Akademisyenlerce  hazırlanan rehberde, “Okulda Şiddet” konusuna özel bir bölüm ayrıldı.

Rehberde, şiddet, “her türlü güç ve baskı uygulayarak insanların  bedensel, ruhsal veya cinsel açıdan zarar görmesine neden olan bireysel veya  toplu hareketlerin tümü” şeklinde tanımlanarak, fiziksel, psikolojik ve cinsel  olmak üzere üç tür şiddet olduğu belirtildi.

Fiziksel şiddetin “İteklemek, yumruklamak, vurmak, çimdiklemek, ısırmak,  tekmelemek, yakmak, ağzı kapatarak boğmaya teşebbüs etmek, şiddetli bir şekilde  sarsmak ya da herhangi bir başka şekilde çocuğun bedenine zarar vermek” olarak  tanımlanan rehberde, bu yaralanmaların bir kısmının çocuk oyun oynarken kaza ile  olmuş olabileceği ancak yaraların yerinin ve yaralanmanın sıklığının fiziksel  istismardan şüphelenmeyi gerektirdiği vurgulandı.

Duygusal şiddetin “Bir kişiyi yapmak istemediği bir şeyi yapmaya razı  etmek için duygusal durumundan yaralanarak psikolojik baskı uygulamak” olarak  tanımlandığı rehberde, “eziyet etmek, aşağılamak, küfretmek, dalga geçmek, isim  takmak, dedikodu çıkarmak, tehdit etmek, hakaret etmek, kızmak, küçümsemek, küçük  düşürmek, gruptan ya da yapılan faaliyetlerden dışlamak ve alay etmek” gibi  davranışlar psikolojik şiddete örnek gösterildi.

Psikolojik şiddetin, fiziksel  şiddet kadar zedeleyici ve incitici olduğu ve hatta gözle görülemediğinden daha  da kötü olduğu vurgulandı.

“Bir kişinin rızası olmadan veya fiziksel ve psikolojik baskıya maruz  kalarak cinsel amaçlar için kullanılması”nın “cinsel şiddet” olarak  anlatıldığı rehberde, bunların, “İstenmeyen fiziksel yaklaşımlar, cinsellik  içeren sözler, davranışlar ve dokunmalar, sarkıntılık, sıkıştırma, cinsel flört  etmeye zorlama, cinsel ilişki için baskı kurma” gibi davranışlar olabileceği  belirtildi.

Rehbere göre, şiddet gören çocuklarda görülebilecek belirtiler şöyle  sıralandı:

- Çocuğun eve bedeninin herhangi bir yerinde veya çeşitli yerlerinde  morluk, kesik, şişlik, yanık, sıyrık, kırık, çıkık veya yarayla gelmesi

- Bedeninde şiddet gördüğüne işaret edebilecek darbe, morlukları  görülmesin diye giysilerle saklaması

- İyileşmeyen, sebebi belli olmayan yaralar

- Kendisine ait eşyaları kaybetmesi veya yırtılmış kıyafetlerle eve  gelmesi

- Eşyalarını sık sık kaybetmesi veya eşyalarının çalınması

- Her zamankinden daha çekingen, içe dönük veya pasif davranması

- Aileyle veya çevresindekilerle iletişim kurmaktan kaçınması

- Çevresindekilerle ilişkilerinin azalması

- Evde odaya kapanma davranışının artması

- Başkalarına güvenmemesi

- Okula gitmek istememesi veya okuldan kaçması, devamsızlık yapması

- Uykusunda ve yeme davranışında belirgin değişiklikler olması

- Yatağını ıslatma, kekeleme veya konuşmada tutukluk göstermesi,

- Gece kabusları

- Okul başarısında anlam verilemeyen düşüş

- Normalin dışında çok sakin görünmesi veya çok saldırgan davranması  (öfke patlamaları), söz dinlememe biçiminde belirgin davranış değişiklikleri,

- Gösterdiği tutum ve davranışlarıyla ilgili sorulara akla yatmayan,  yalan söylediği duygusu yaratan cevaplar vermesi, hikayeler uydurması

- Dinlediği müzikte, çizdiği resimlerde veya yazdığı yazılarda ve  karalamalarda şiddet içeren, cinsel tacizi andıran öğeler bulunması

NE YAPILMALI?
        
Çocuğun şiddet gördüğü anlaşıldığında ailelerin “huzursuz olmasının,  yoğun öfke duymasının, kızgınlık ve suçluluk hissetmesinin son derece doğal  olduğu” vurgulanan rehberde ailelere, şu önerilerde bulunuldu:
 
- Aşırı tepki göstermemeye ve sakin olmaya çalışmanız, enerjinizi sorunun  çözümüne yönlendirmenize ve sorunu daha kolaylıkla çözmenizi sağlayacaktır

- Çocuğunuzu ve şiddet gösteren kişi/kişileri suçlamaktan kaçının.  Suçlamak, sorunun çözümüne katkıda bulunmayacağı gibi sorunu daha da karmaşık  hale getirecektir. Bu nedenle güvenli ve koruyucu ortamı yaratmak için  gerginliklerden kaçının

- Çocuğunuzu karşınıza alıp onunla konuşmaya çalışın. Bu konuşmada  şiddetin kabul edilemez bir davranış olduğunu, hiçbir kişinin kendisine şiddet  göstermeye, istismar etmeye hakkı olmadığını ona anlatın
- Daha sonra çocuğunuzun duygularını ifade etmesi yönünde cesaretlendirin  ve onu dinleyin

- Yaşadığı korku, kaygı, utanç, suçluluk gibi olumsuz duygularının normal  olduğunu, ne olursa olsun onun yanında olduğunuzu belirtin, hissettirin ve ona  güven vermeye çalışın. Şiddeti önlemek için bunu paylaşması gerektiği konusunda  çocuğunuzu teşvik edin. Şiddete maruz kalıp bunu anlatmazsa durumun daha kötüye  gidebileceğini belirtin

- Şiddet gösteren kişi/kişilerin amacının özellikle kendisini korkutmaya,  kontrol etmeye çalıştığını ve bu durumda onun suçu olmadığını, utanmaması  gerektiğini anlatın

- Çocuğunuzun bundan sonraki ne tür tepkiler gösterebileceği üzerinde  durun. Bu tür çocuklarla dalaşmamak, yanında bulunduğu arkadaşlarından  ayrılmamak, oradan uzaklaşmak, tepki vermemek, yardım istemek, oradan uzaklaşıp  gitmek gibi tepkiler arasından çocuğunuzun özelliklerini de dikkate alarak  hangisi veya hangilerini gösterebileceği üzerine konuşun.