E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

AYIK KALMAK MÜMKÜN DEĞİL...

 AYIK KALMAK MÜMKÜN DEĞİL...

TURQUIE DİPLOMATİGUE/MAYIS

Rusya Federasyonu Başkanı Dimitri Medvedev, ülkede uyuşturucu kullanımının yarattığı sorunların ekonomiye yılda 37 milyar dolara mal olduğunu açıkladı. Bu rakam, Rusya'nın gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 3'üne karşılık geliyor. Gayri safi hasılanın yüzde bire tekabül eden oranını bilim ve teknoloji araştırmalarına ayırmak pek çok ülkeyi kalkındırabilecek bir adım olarak görülüyor. Medvedev, Rusya'da artan alkolizmi de "ulusal bir felaket" olarak nitelendiriyor. Kremlin'in endişesi, alkolizmin, artık "milli güvenliği tehdit eden salgın" düzeyine varması... Alkolizm ve nüfusun azalması, Rus ordusunu olumsuz şekilde etkiliyor.

 


Moskova'daki Puşkin Meyda-nı'na yakın ve popüler bir İtalyan restoranında, kadınlı erkekli gruplar, margarita pizzalarının, fettucinelerinin ve domates çorbalarının yanında işten güçten bahsediyorlar. Birçok kentte bu tipik bir iş yemeği olarak görülebilir; ancak masaların çoğunun üzerindeki içki dikkate alınmazsa: Bir şişe votka.

Bir iş kadını olan Oxana Egorova'ya göre; öğle yemeklerinde "sert" alkol almak, Rusya'da alışıldık bir durum. Ego-rova, "votkanın kanınızın daha iyi akmasını sağladığını" söylüyor.

Aslında, dünya üzerinde kişi başına en fazla alkol tüketilen ülkelerden birinden söz ediyoruz. Ortalama bir Rus, Dünya Sağlık Orgütü'nün "sağlıklı" olarak nitelendirdiği azami miktarın üç katından fazla içki tüketiyor. Peki, Ruslar niçin bu kadar fazla içiyorlar? Uzmanlara göre; bunun birçok nedeni var. Uygun sosyal hizmetlerin olmayışı, istihdam koşulları ve depresyon da bunlar arasında yer alı -yor. Oxana Egorova'ya göre; Rusya'da hayat zor. "İşte bu yüzden içiyorlar. Bu -gün her yerde görülen bir durum bu..."

Ve Ruslar günün her saati -kamusal alan da dahil içiyorlar. Kadını erkeği, genci yaşlısı her gün işe giderken köşedeki büfeden ince şişelerde sert alkollerini alıyorlar. Kadınlar bir yandan bebek arabalarını iterken, bir yandan da bir litre bira şişesini tutuyorlar. Gençler, gün ortasında parklarda oturup, şişe şişe votka tüketiyorlar. "Ancak bu insanlar günün her vakti ve her yerde içmekle kalmıyorlar; sizin de içmenizi istiyorlar" diyor Rusya'da İngilizce öğreten Amerikan göçmeni Becca Dalton. Dalton ekliyor: "Rusya'da içki içmemek oldukça zor. Orada bulunduğum ilk sene içkiyle ilgili ciddi bir sorunum oldu; çünkü nereye gitsem bana alkol ikram ediyorlardı. Eğer reddedersem de herkes bana tuhaf tuhaf bakıyordu. Bir okulda çalışıyordum. Ders aralarında beni derslikten zorla çıkarıp şampanya ve votka içmeye götürür oldular. Sonra da geri dönüp ders vermeye devam ediyorduk."

Dalton'a göre; bazen, çirkin bakışlara tahammül etmektense içki içmeye razı olmak daha kolay geliyor. Amerikalı avukat John Sherry de tam olarak bunu söylüyor zaten. Kendisi de, gün içinde votka "shot"larıbı, şampanya kadehlerini ve konyak kadehlerini kibarca reddetmeye çalışanlardan... Sherry'ye göre, Ruslar, "sadece hayır de" şeklindeki Amerikan mottosundan habersizler.

"Onlar kadeh kadeh içkilerini içerken, size de bir tane ikram ederken, "hayır teşekkürler, bugün olmaz" demenizi anlamıyorlar. ABD'de böyle bir durumda kullanacağınız her türlü nezaket cümlesinin burada herhangi bir hükmü yok..." diyor Sherry.


"Eğer etrafınızda içki içmeyen insanlar varsa, Moskova'da zamanınızın büyük bölümünde yalnızlığa razı olmanız gere -kir" diyen Rahip Robert Broncoma, Moskova'daki St.Andrevv Anglikan Kili-sesi'nde çalışıyor. Söz konusu kilise, Alcoholics Ananymous isimli alkolle mücadele derneğinin günlük olarak toplandığı bir mekan. Rusya'da alkollü içkiye "hayır" demenin neden bu denli zor olduğu sorulduğunda Broncoma şu şekilde yanıt veriyor: "Batılı birisi için, sınırın ne -rede başlayıp nerede bittiğini anlamak burada çok zor. İnsanlar, alışkanlıklarını burada kolaylıkla yitirebiliyorlar."

Ve ekliyor: "Doğru ile yanlış arasında çizginin bulunmadığı bir yerde asla yaşayamazdım. Şunu yapıp şunu yapmamanız gerektiğini söyleyen bir bilinç yok. Yaşadığım diğer yerlerde, neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair çok daha fazla kültürel norm vardı. Oralarda ne kadar ileri gidebileceğiniz ve gidemeyeceğiniz konusunda bilinçaltınızda daha fazla bilgi bulunmaktaydı. Ama Rusya'da böyle bir şey yok"

Rusya, dünyanın en büyük dördüncü bira piyasası


Rahip Broncoma şunu da ekliyor sözlerine: "Rusya'ya gelip de kontrolü kaybeden göçmenlere yardımcı olmak üzere sürekli bana başvuruyorlar." ABD'ye döndüklerinde sadece "sosyal içici" olduklarını söyleyen insanlar, bir gecede beş votka toniği bitirip, ardından eve döndüğünde birkaç bardak daha içiyorlar. Peki niçin? Çünkü bunun toplum tarafından beklendiğini ve kabul edildiğini söylüyorlar. Ancak, birçok kimse, bu alışkanlığı kırma çabası içinde. Alkoliklere yönelik günlük toplantılar düzenleniyor. Ayrıca, onların arkadaşları ve aile üyeleri için de haftalık toplantılar ayarlanıyor.

Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev ise, bunun "göçmenler"in de ötesi -ne geçen bir sorun olduğunu kabul ediyor. Medvedev, Rusya'da artan alkolizmi "ulusal bir felaket" olarak nitelendiriyor. Bu nedenle, içki kullanımıyla mücadele etmek üzere bir program başlattı. Bu kapsamda, geniş bir medya kampanyası ve reşit olmayanlara içki satışına getirilen ciddi cezalar söz konusu. Medvedev, bu reformların, ülke çapında kişi başına düşen alkol tüketimini ciddi anlamda azaltacağını umuyor. Hedefi; önümüzdeki sene %25 oranında bir azalma. Ne tuhaftır ki, Sovyetler'in lideri Mikhail Gorbaçov da 1980'lerin 1 ortasında Rusya'daki içki sorununu dizginlemeye çalışmıştı. Bunun için başlattığı kampanyada, Medvedev'le aynı adımları atmış; ancak kampanyasına ayrıca birkaç boyut daha eklemişti: Ülkedeki votka fabrikalarının birçoğunu kapatmış; Moldova ve Ermenistan'daki üzüm bağlarını yok etmiş; öğlen 2'den önce restoranlardaki alkol satışını yasaklamıştı.

Analizcilere göre; içkiyle mücadele kampanyası kısmen başarılı olmuştu. Son kertede alkolle bağlantılı ölümler azalmış; ancak kaçak içki satışlarında çarpıcı bir artışa yol açmıştı.

Kremlin'in Sovyetler Birliği'nin dağılmasından beri en sıkı alkolle mücadele kampanyasına başlamasıyla birlikte, Rusya şimdi ilk kez birayı "alkollü içecek" sınıflandırmasına almanın eşiğinde...

Şu an için, bira, sadece bir "gıda maddesi" olarak sınıflandırılıyor. Bu anormallik sayesinde, bira üreticileri, alkol reklamları ve gece satışları üzerindeki sıkı önlemlerden muaf tutulabiliyorlardı.

Ancak, Kremlin desteğiyle 22 Şubat Salı günü Rus Parlamentosu'nun alt kanadında ilk okuması gerçekleştirilen yeni yasa ile birlikte, biranın özel statüsüne son verilecek ve Rusya'daki alkol mevzuatı 21.yüzyıl gereklerine uygun şekilde şekillendirilecek.
Rusya Sağlık Bakanlığı'nda alkol ve uyuşturucu kullanımı konusunda uzman Yevgeny Bryun'a göre: "Bira üretim piyasasını normalleştirmek ve birayı bir alkol olarak sınıflandırmak; tamamen doğru bir adımdır ve halkımızın sağlık durumunu iyileştirecektir." Ve ekliyor: "Bu konu hakkında uzun zamandır görüşüyorduk ve bu tür bir tedbir alınmasını istiyorduk. Parlamento'nun başarısını takdir ediyorum."

Bu yeni yasayla birlikte; gece vakti yapılan bira satışları kısıtlanacak; okul gibi birçok kamusal alan içinde veya yakınlarında bira satışı yasaklanacak; bira kutularının boyutu azami 0,33 litreyle sınırlandırılacak. Her ne kadar ulusal içki votka halen son derece popüler olsa da, Rusya'da bira tüketimi de son on beş yıl içinde üç katından fazla bir düzeye çıktı. Bunun ardında da, düşük fiyatlar, kolay erişim ve gevşek düzenlemeler yatıyordu.

Endüstri kaynaklarına göre; Rusya, net tüketim anlamında Çin ve ABD'den sonra günümüzde dünya çapında üçüncü veya dördüncü büyük bira piyasası. Ancak, votka eğiliminin tarihsel olarak daha fazla olması dolayısıyla, birçok Rus, birayı "yumuşak bir içki" olarak görüyor. İşe giderken elinde bir kutu bira olan veya öğle yemeğinde parklarda bira içen gençleri görmek, Rusya açısından alışıldık bir durum...

Kremlin'in endişesi ise, alkolizmin ve özellikle de reşit olmayanların alkol tüketiminin, artık "milli güvenliği tehdit eden salgın" düzeyine varması...

Rusya’nın nüfusu 1991-2009 yılları arasında 6,4 milyonluk bir düşüş yaşadı ve Federal İstatistik Ajansı’nın tahminlerine göre; en kötü senaryoya göre, şu anda 142 milyon olan nüfus, 2031 yılına kadar 127 milyonun da altına inebilir.

Bu sırada, Rus yetkililerin öngörüleri -ne kulak verirsek, her yıl alkolle bağlantılı sebeplerden dolayı 500.000 kişi ölüyor. Devlet Başkanı Dimitri Medvedev'i, ülkedeki alkolizm sorununu "ulusal bir felaket" olarak nitelendirmeye iten etmenler işte bunlar.

Rus ordusu, alkolizm yüzünden felce uğramış durumda


Eğer eş arayan bir erkek iseniz, Rusya'ya bir seyahat yapmayı bir kez daha düşünmelisiniz. 2010 yılı nüfus sayımının ön sonuçları gösteriyor ki; Rusya'nın nüfusu 142,9 milyon. Yani, 2002'deki rakamdan 2,2 milyon daha az. Dahası, Moscovv Times'a göre, bunların %46,3'ü erkek; %53,7'si kadın.

Rusya'da bira, sadece bir "gıda maddesi" olarak görülüyor


Cinsiyetler arasında artan eşitsizliğin temel nedeni; "erkekler arasında erken ölüm oranlarına oldukça sık rastlanması". Özgür Avrupa Radyosu RFERL'in alındı yaptığı Moskovalı bir uz-manın, azalan nüfus hakkındaki açıklaması şu şekilde: "Bugün yaşanan demografik süreç -bununla, nüfustaki azalışı kastediliyorum- çarpıcı biçimde güçlü bir süreç. Ve bu durum, sadece bütçe kaynaklarının tahsis edilmesi veya edilmemesiyle bağlantılı değil. Aynı zamanda, kültürel bir sorun halini aldı. Tüketimden haz alan bir topluma-kültü-re dönüştük. Ve bu tür durumlarda hep olduğu üzere, doğum oranları azalışa geçti. Bu duruma Avrupa'da da ve daha az bir oranda ABD'de rastlanıyor."

Nüfus hareketlerini inceleyen Generational Dynamics'in bakış açısıyla, burada karşımıza çıkan durum, savaş sonrası "bebek patlaması"nın öbür yüzü... I930'lu ve I940'lı yıllarda yaşanan demografik kriz sırasında olduğu gibi, bu -gün yaşanan kriz esnasında, çiftler; fi-nansal durum, terörizm, yabancı düşmanlığı ve savaş konusunda aşırı endişeli görünüyorlar. Bunun sonucunda da, bu dünyaya yeni bir çocuk getirmeye daha az istekli oluyorlar. Bu durum, Rusya açısından da son derece doğru. Keza, 1991 'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasından beri, Rusya bir krizden başka krize gidiyor. Her dünya savaşı sonrasında yeni bir bebek patlaması oluyor; ardından döngü yineleniyor.

Erkekler arasındaki erken ölümlerde önemli bir neden de; yaygın alkolizm vakaları... Başbakan Vladimir Putin, alkolizm hakkında konuşurken, alkolizm sorununu çözmek için bir dizi önlem önerisi getirdi: “Toplumun alkolik hale gelmesi karşısında benim tavrımı bilirsiniz: elbette bu sorunla mücadele etmemiz gerekiyor. Ancak, bunun kolay bir çözümü yok.”

Ancak, alkolizm ve nüfusun azalması, Rus ordusunu olumsuz şekilde etkiliyor.


Zürih merkezli Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik Ağı ISN'ye göre; Rusya'nın her yıl 555.000 erkeği askere çağırması gerekiyor. Bu sene Rusya'da askere çağrılma yaş aralığında olan (18 ila 27 yaş) 11,6 milyon kişi var. Bununla birlikte, bu sayıdan askerlik hizmetini yerine getire -meyecek olanları, üniversiteye gidenleri, yoklama kaçaklarını düşerseniz, geriye sadece 1,7 milyon erkek kalıyor. İş bununla da sınırlı değil. Askerlik yoklamasına alınanların %70'i, 18 yaşında.

Aslında, mecburi askerlik pek rağbet görmüyor. Öyle ki, Paul Goble'ye göre, 200.000 genç Rus, 2010 Güz'ünde askerlik hizmetinde bulunmadı. Moskova'nın durumu kurtarmasının tek yolu; silahlı kuvvetler için yeni ve devasa finansman kaynakları yaratmak...    »

Özellikle bu konudaki bir öneri de; askerlere, çocuk sahibi olmaları için annelere verilen teşvik bedelinin yarısına eşdeğer bir ücretin ödenmesidir. Bu da, her asker için bir yıllık hizmeti karşılığında 6.000 Dolar eşdeğerinde bir ücret demek. Eğer böyle bir adım atılmaz ise, Moskova'nın insanları askerliğe teşvik etmek üzere başka bir yol bulması gerekiyor. Jamestovvn tarafından aktarılan Genel Kurmay Başkanı Nikolay Makarov'un ifadelerine göre, "Amerika'nın Libya'daki askeri müdahalesinin karma -şıklığı, Rus ordusu içindeki daha ciddi sorunları gözler önüne serdi".

Makarov, Rusya'nın halen ikinci Dünya Savaşı'ndan kalma bir orduya sahip olduğunu söylüyor: "Geçtiğimiz hafta Serdyukov'un birinci vekili, Genel Kurmay Başkanı Nikolay Makarov, saygın bir yarı-resmi düşünce kuruluşu olan Rus Askeri Bilim Akademisi'nin yıllık oturumu sırasında Rus ordusunun mevcut durumuna dair oldukça kasvetli bir değerlendirmede bulundu. Makarov, Rus ordusu içindeki analizcilerin, uluslararası askeri dengeleri halen tank, tüfek, jet ve topçu gücüne dair brüt envanterlere dayandırdığından, buna karşın Batılıların başvurduğu veri dağıtma, kumanda ve kontrole dair bilgi teknolojilerinin göz ardı edildiğinden şikayetçi...

Makarov'a göre; 1991 yılında Irak'la yaşanan savaş, bir savaşın nasıl yürütüleceğine dair yeni yöntemler konusunda Rus ordusunun gözünü açmış olmalıydı. Ancak, böyle bir şey olmadı. Makarov; bugün artık pratik olarak kullanışsız hale gelen ikinci Dünya Savaşı taktiklerini araştırmaya devam eden Rusya'nın askeri akademilerinde hizmet eden ve askeri bilim dereceleri olan 11.200 general ve memurun bulunduğunu iddia etti."

Makarov'a göre; 1991 'den beri geçen yirmi yıl boşuna harcandı. Rus ordusu, hala, artık tedavülden kalkmış silahlarla kuşatılan hareket kabiliyeti az birlikler oluşturmayı sürdürüyor. Makarov, ABD öncülüğündeki koalisyonun, vaktinde Rusya'nın silahlandırdığı Kaddafi güçlerine karşı, modern istihbarat toplama tekniklerine, kumanda ve kontrol sistemlerine, hassas silahlara başvurmasına karşın, Rus ordularının bu tür yeteneklere sahip olmadığını veya bu yeteneklerin nasıl kullanılacağını anlamadıklarını iddia ediyor. Makarov'un bir diğer şikayeti ise; Genel Kurmay memurlarının, askeri reform planları gerçekleştirirken çoğu zaman "deneme yanılma metotları" kullanmak suretiyle hata yapması... "Yeni tehditlere etkin bir şekilde yanıt verebilmek için Rusya'nın yeni fikirlere, silahlara ve askerlere ihtiyacı var."

Alkolizm sonucu Rus erkeklerinin soyu tükeniyor

Rusya'nın alkol sorunu yeni bir şey değil. Ancak, Dünya Sağlık Örgütü'nün son raporu, bu sorunun yol açtığı çarpı -cı bir sonuca işaret ediyor: Demografik bir saatli bombanın tiktaklarını işitiyoruz. World Politics Review'dan Richard Weitz, rapordan çıkarılan en can sıkıcı rakamlara işaret ediyor:

16 yaş ve üstü Ruslar, her yıl kişi başına yaklaşık 4 galon saf alkol tüketiyorlar. Bu da, Amerikalı muadillerinin içtiği alkolün neredeyse iki katına denk geliyor. 10-14 yaş aralığında olup, alkol tüketen Rus çocuklarının sayısı, 10 milyonu geçiyor. Yalnızca Alkol zehirlenmesinden kaynaklanan ölümler ise, her yıl 23.000'den fazla Rus'un ölümüne neden oluyor.

Weitz'e göre, Rusya'daki erkek ölümlerinin yüzde yirmisi, alkolden kaynaklanıyor. 15 yaşındaki bir erkek çocuğunun, 60 yaşından önce ölme riski %40. Son dönemlerde kaydedilen ekonomik kazanımlara karşın, Rusya'nın nüfusu daralmaya devam ediyor. Başbakan Vladimir Putin ve Devlet Başkanı Dimitri Medvedev dahil olmak üzere Rusya'daki lider kadrosu, halihazırda alkolizmi bir "ulusal güvenlik tehdidi" olarak görüyor. 2016 yılı itibariyle, askere alınabilecek erkek sayısının 1996'daki seviyesinin yarısı ka -dar olması bekleniyor. Dahası, alkol bağlantılı komplikasyonlardan dolayı askeri hizmetlerini yerine getiremeyecek yetide olanların durumu da bu sorunu katlıyor.

Uyuşturucu Rus ekonomisinin yüzde 3'üne mal oluyor

Rusya'nın ulusal güvenliği diğer taraftan da uyuşturucunun tehdidi altında. Sibirya bölgesindeki İrkutsk kentinde uyuşturucuyla mücadele amaçlı bir kliniği ziyaret ederek yetkililerle görüşen Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, sorunla mücadele için okullarda uyuşturucu testleri yapmak zorunda kalabileceklerini söyledi.

Medvedev, bunun için federal makamların gerekli yasaları çıkarmasını istedi. Rus yetkililer, ülkede yaklaşık 2,5 milyon uyuşturucu bağımlısının olduğunu tahmin ediyor. Bağımlı olarak kayıtlara girenlerin sayısı ise 650 bin. Rusya'da her yıl uyuşturucu kullanımıyla bağlı hastalıklardan 30 bin kişi ölüyor. Medvedev kullanıcıların yüzde 70'inin 30 yaş altında olduğunu, son beş yılda uyuşturucuya başlama yaşının ll-12'ye düştüğünü söyledi. Rus lider uyuşturucu ile bağlantılı olarak işlenen suçların sayısının da 200 bin olduğunu belirtti.

Putin: İstikrar, hızlı liberalleşmeden daha önemli

Rusya eroin kullanım oranları ve eroinden kaynaklanan ölümler açısından dünya üçüncüsü. Bu durumun ciddi bir işgücü kaybı yarattığı belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü WHO, eroin bağımlılığının ülkedeki HIV/AIDS salgınında da patlamaya yol açtığını belirtiyor. Bazı sağlık görevlileri ise iğne iadesi ya da eroin bağımlıları için metadon kullanımını yasallaştırmak gibi adımlar atılmamasını eleştiriyor.

Putin'in Rusya'yı şahlandırma planları

Rusya Başbakanı Vladimir Putin ülkenin savunma sektörüne yüklü yatırım yapmaya hazırlanıyor. Putin gelecek yılki cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde parlamentoya icraatları ve siyasetlerini açıkladığı son yıllık olağan konuşmada, iddialı planlar sundu.

Putin, Rusya'nın 2013 yılından itibaren füze üretimini şimdiki düzeyinin iki katına çıkaracağını açıkladı. 2010'a kadar ülke savunma ve silah sektörüne yaklaşık 700 milyar dolar harcanmasının öngörüldüğünü duyuran Putin bu rakamı 'astronomik' olarak niteledi. Bu kapsamda donanmanın yenilenip modernize edilmesine de 5 milyar ruble (180 milyon dolar) ayrılacak.

Askeri, ekonomik, demografik zaaflara karşı mücadele

Putin, günümüz dünyasında ekonomi ya da devletteki zaafların ulusal güvenlik açısından tehdit oluşturduğunu söyledi. Ülke bağışıklık sisteminin zayıflamasına izin verirse, türlü hastalıklara yakalanma riski oluşacağını anlattı. Putin iki saatlik konuşmasında ekonomide sağlanan başarıları sıralayıp maaş ve emeklilik ücretlerinde artış vadetti.

Rusya'nın içişlerine karışılamayacak güçlü bir ülke olması gerektiğini söyleyen Putin, "haksız liberalizm" olarak tanımladığı siyasi yaklaşımları eleştirdi. Zaman zaman demokrasiyi sınırlamakla eleştirilen Rusya Başbakanı, istikrarın hızlı liberalleşmeden daha önemli olduğunu söyledi. Putin konuşmasında ayrıca Rus ekonomisinin faaliyet alanlarını enerji ve maden ürünleri dışındaki alanlarda da çeşitlendirerek dış dünyaya ekonomik bağımlılığını azaltması gerektiğini söyledi.

Putin "Petrolle sağlanan patlama, bir an önce yeni bir ekonomik kalkınma modeline geçme ihtiyacımızın altını çiziyor" dedi. Suudi Arabistan'ı geride bırakarak dünyanın en büyük petrol üreticisi olan Rusya, enerji fiyatlarındaki artış sayesinde ekonomisine önemli girdi sağlıyor. Başbakan Putin bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,4 büyüyen ekonominin ülkenin G8 ülkeleri arasında en iyi performansı sergilemesini sağladığını kaydetti. Putin'in planları arasında 2015'e dek doğum oranlarını yüzde 25 artırmak için 50 milyar dolar harcamak da var. Rusya son yıllarda azalan bir nüfusla karşı karşıya. 1990'ların ortalarından bu yana nüfus yüzde 6 azaldı. Hükümet doğum oranını artırıp ortalama ömrü uzatmak için yapılacak çalışmalara 1,5 trilyon ruble (53 milyar dolar) sağlayacak.

Putin ortalama ömrün 71 yaşa yükselmesini istediğini, 2006 doğum oranlarına göre doğumların yüzde 25-30 artmasını hedeflediklerini belirtti. Vladimir Putin, bir süredir gelecek yılki seçimlerde cumhurbaşkanlığına dönebileceğinin işaretini veriyor.

Putin Rus anayasası üst üste iki dönemden fazla başkanlığa izin vermediği için yerine Dmitri Medvedev'i aday gösterip başbakan olmuştu. Asıl iplerin Putin elinde olduğu spekülasyonları hiç eksik olmasa da Medvedev yakın zamanda Putin'den daha liberal ve esnek bir yönetim çizgisine yöneldi. Medvedev'den Ruslar'a en az üç çocuk yapın tavsiyesi Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, yıllık ulusa sesleniş konuşmasında (30 Kasım 2010) ülkenin geleceği için 3 ya da daha fazla çocuklu ailelerin önem ini vurguladı. 1990'ların nüfus krizinin ülkeyi zorladığı uyarısını yapan Medvedev, daha geniş ailelerin desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Medvedev, konuşmasında "önümüzdeki 12 sene içerisinde, I990'lı yıllardaki düşük doğum oranlarının etkilerini hissetmeye başlayacağız" dedi. "Bu tüm ülke için ciddi bir tehdit. Uzmanlara göre, nüfus krizini aşmanın yolu, üç veya daha fazla çocuklu ailelerin sayısını artırmak" diyen Medvedev, çocukları suçtan korumanın önemini de vurguladı.

Medvedev, ayrıca verimli büyüme için ülkenin bütçe açığının azaltılması gerektiğini söyledi. Rusya'nın bütçe açığı gayrisafi milli hasılasının yüzde 2.1'i, ancak bu rakamın yüzde 4.6'ya ulaşması bekleniyor. Ekonomik durumun 'karmaşık' olduğunu kabul eden Medvedev, güven verici işaretler de olduğuna dikkat çekti. Başbakan, "krizin doruk noktasından beri" işsizliğin yeni milyondan beş milyona düştüğünü, ülkenin dış borcunun "minimal boyutlarda" olduğunu söyledi.