Zoraki aktörün başarısının sırları

Denzel Washington'un Robert Zemeckis'ın yönettiği "Fl ight" filmindeki performansını izlediğinizde, bu dikkat çekici filmin nasıl yapıldığını ve olanaksız görünse de gerilim dozu yüksek iki saat boyunca ilgiyi nasıl sürekli olarak canlı tutabildiğini anlamak istiyorsunuz.

Denzel Washington'un Robert Zemeckis'ın yönettiği "Fl ight" filmindeki performansını izlediğinizde, bu dikkat çekici filmin nasıl yapıldığını ve olanaksız görünse de gerilim dozu yüksek iki saat boyunca ilgiyi nasıl sürekli olarak canlı tutabildiğini anlamak istiyorsunuz.

(Film, ABD'de 2 Kasım tarihinde gösterime girecek, diğer ülkelerde ise kış boyunca izleyiciyle buluşacak.) Ne var ki, bunu nasıl başardıklarını Washington'a ya da kendisine eşlik eden yıldız oyunculara sorduğunuzda, anlatmakta güçlük çektiklerini veya ortaya çıkan bu gizemli işi ancak metaforlar, anekdotlar ya da tüm istisnaları yok sayan genellemelerle açıklayabildiklerini görüyorsunuz. Washington ile bugüne kadar iki filmde (Flight ve 1998 yapımı korku filmi Fallen) rol alan John Goodman, "Denzel, rolüne ciddi şekilde hazırlanan ve bu yüzden birlikte çalışılması çok kolay biri" diyor. 1993 yapımı Philadelphia ve 2004 yapımı Manchurian Candidate filmlerinin yönetmeni olarak Washington ile çalışan Jonathan Demme ise şöyle diyor: "Eninde sonunda, çektiğin filmin hikâyesini anlatanlar, oyunculardır. Bu gerçeği fark etmemi sağlayan kişi Denzel'dir." Bu filmin ilk sahnesinde pilot olan Washington'u uyanmaya çalışırken görüyoruz. Onu yatağında dönüp dururken, başucundaki kapakları açılmış şişelerden bira yudumlarken görüyoruz. Yanından kalkan hostese bir şeyler mırıldandıktan sonra kokain çekip uçmaya hazır hale geliyor. Washington, canlandırdığı Whip Whitlock adlı karakterin kokpitte geçen ve yürek hoplatan acil iniş sahnelerine hazırlanmak için uçuş simülatöründe geçirdiği saatlerden bahsediyor. "Oradayken kendinizi rahat hissetmelisiniz" diyor. "Değerlendirdiğiniz her bir küçük şey, gerçekliği yaratmanıza yardımcı oluyor. Birlikte çalıştığım pilotlardan biri, kendi uçuş çantasını filmde kullanmama izin verdi, ben de bu sayede f ilmde o eski, yıpranmış şeyi taşıdım" diye ekliyor. Flight filminin bir diğer yıldızı Don Cheadle ise, "Diğer birçok şeyin yanı sıra, kendi hayatını da yoluna koyma çabasının yarattığı ikilemi yansıtmak zorundaydı" diyor. Washington, gençken bir sinema oyuncusu olmayı düşünmediğini söylüyor ve devam ediyor: "Fordham'da bir oyunculuk kursuna gittim. İnsanlar oyunculuğumun iyi olduğunu söylediler. Başladığımda tiyatroyu düşünüyordum. Hollywood'a geçiş yapmayı hiçbir zaman hedeflemedim. Ama, işte buradayım." İlk televizyon filmiyle ilgili olarak (1977 yapımı "Wilma"), "Çok gergin hissetmiştim. Kameranın üzerime doğru geldiği bir sahne vardı. Birden, kameranın önünden çekilmek ister gibi kendimi geri çektim. O büyük cihaza alışkın değildim ve tüm o etraftaki insanlar üzerime üzerime geliyordu. Ama üstesinden geldim" diyor. Takip eden on yıllık dönemde Washington kamera ile arasında iyi aktörlere özgü bir yakınlık kurmayı başardı. 1980'lerde ABD'de yayınlanan St. Elsewhere adlı dizide 6 yıl boyunca genç bir doktoru canlandırdı. 1989 yapımı iç savaş filmi "Glory"deki rolüyle Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandı. Richard Attenborough'un 1987'de imza attığı ve Güney Afrikalı aktivist Steve Biko'nun hayatını anlatan "Cry Freedom" isimli filmde, önceki dönemlerde yaşamış tarihi şahsiyetleri canlandırma konusundaki yeteneğini göstermiş oldu. Spike Lee'nin 1992 yapımı filmi Malcolm X'te rol aldı ve ardından "Hurricane" filminde hapis cezasına çarptırılan mahkûm boksör Rubin Carter'ı canlandırdı. Washington, o etkileyici anları iyi yansıtmayı nasıl başardığını açıklamaya kalkıştığı son seferde de metaforlara sığınıyor. "Uçmaktan endişe edecekseniz, yerdeyken edin. Pilota, yani yönetmene güvenmiyorsanız, yola çıkmayın. Bir sahneyi çekerken kendimi başka birinin gözünden görüp eleştiremem. Dediğim gibi, pilota güvenmek zorundayım" diyor. THE NEW YORK TIMES

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Trol nedir, kime denir? Anlayalım, öğrenelim, saptayalım, ayıklayalım ve tabii ki kurtulalım. Peki nasıl? İşte rehberiniz...
  • Bu depresyonun sıklığı %5-20 olarak bildiriliyor. Peki Postpartum depresyonu nedir? Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (an
  • Ağustos böceğinin ötüşü doğanın en hoş seslerinden biri olarak görülür. Bu böceğin sesi gizemli olduğu kadar yüksektir de.
  • Kirazın gut hastalığından kaynaklanan ağrıları dindirdiği bildirildi.
  • Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?
  • Vişne nelere iyi geliyor?Kırmızı meyvelerden vişnenin ekşi tadının yanında çok tatlı, sağlığa yararlı etkileri var.
  • Randevu Al