Yıldızları etkileyen davulcu

Son zamanlarda festivallerin, konserlerin sahne arkasında ya da müzisyenlerin bir araya geldiği her yerde sıkça rastlanan bir soru var:

Yıldızları etkileyen davulcu

Son zamanlarda festivallerin, konserlerin sahne arkasında ya da müzisyenlerin bir araya geldiği her yerde sıkça rastlanan bir soru var:

yildizdavulcu"New York'taki Kübalı davulcu Pedrito Martínez'i duydunuz mu?" Pedrito Martínez henüz halka mal olmamış olabilir, fakat meslektaşları tarafından ritmik keyif ve ilham kaynağı olarak anılmaya başladı bile. Martínez'in, Havana'dan Manhattan'a göç etmesinden 15 yıl sonra açtığı Guantanamera adındaki restoran, Pop, Rock ve Jazz yıldızlarının uğrak mekânı haline geldi. "Küba ve Müzik"in yazarı müzisyen Ned Sublette, "Pedrito'nun kendine has bir gücü var" diyor. Sublette, Peditro'nun davul hakkında yetkin bilgiye sahip bir davulcu olmanın yanında, solist ve bir müzik grubu lideri olduğunu belirterek, "Ama o bunların da hepsini aşan biri, geleneksel yapıyı yıkarak yaratıcı Rumba ruhunun filizlendiren, onu daha geniş bir kitleye ulaştıran bir sanatçı" diyor. Martínez Küba'nın başkenti Havana'da doğdu ve hayatının çoğunu Havana'nın bir kasabasında geçirdi. Cayo Hueso adı verilen bu kasaba, "rumba" adı verilen Afrika'dan türetilmiş ritimsel dans türünün geleneksel merkeziydi. Sanat merkezi Palacio de la Rumba'ya yakın bir bölgede büyüdü ve daha küçük bir çocukken bile buraya g izlice g irip büyük orkestraları dinledi. "Ben müzik eğitimi almadım çünkü Küba'da bunun için bağlantılara ihtiyaç vardı. Öte yandan müziği sokakta öğrenmekten mutluydum, çünkü bu size okulda öğrenemeyeceğiniz şeyleri de öğretebilir" diyor Martínez. Martínez daha genç yaşlarda müzisyenliğe adım attı. Tata Güines ve Los Muñequitos de Matanzas ile sahne aldı. İlerleyen süreçte bunu bir düzene koyarak otellerde ayda bir dolar karşılığı sahneye çıktı. 1998'de Havana'ya sık sık uğrayan Kanadalı jazz saksafoncu Jane Bunnett, Martínez'e müzik grubuna katılmasını teklif etti. Küba'dan ayrılmasına vesile olan bu tekliften sonra Martínez, grup ile birlikte sonraları yaşamaya karar vereceği New York'a gitti. Martínez, o zamanlar işinin kolay olacağını düşündüyse de ilk jazz denemesinde tatsız bir sonuç ile karşılaştı. Sahneye davet edildikten sonra trompetçi Brian Lynch tarafından yönetilen grup aniden 5'e 4 zaman işaretiyle başlayan bir tempoya girdi ve sonra 9'a 8'e çıkardı. Martínez ise çoktan tempoyu kaybetmişti. "Küba müziğinde böyle bir durumun yaşandığını neredeyse hiç göremezsiniz. Bu yüzden ne yapacağım hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu" diyor Martínez o günü anlatırken. "Hayatım boyunca bir müzisyen olarak hatırladığım en büyük utanç o gündü. Fakat yaşadığım bu olay bana 'Bu şehir sana daha çok şey öğretebilecek bir yer' diye düşündürttü." Martínez, müziği okumayı öğrenerek ve beste yazma çalışmaları yaparak kendini yeniden yapılandıracağı bir programa başladı. Akıl hocası olarak tanıtacağı, usta davulcu ve Santería rahibi Kübalı Román Díaz'dan özel ders aldı. Pedrito Martínez grup lideri olarak ilk albümünü geçen ay çıkardı. Martínez'e albümün çıkmasında yardımcı olan davulcu Steve Gadd, "Yaptıkları iş biraz sıra dışı. Pedrito'nun kullandığı ritimler kendi içlerinde karmaşık fakat diğer ritimler ile birlikte çalınabiliyor ve özel bir müzik ortaya çıkıyor" diyor. Eylül'de Guantanamera'da , Earth, Wind & Fire ve bir İspanyol flamenko topluluğu sahne aldı. Eric Clapton, Steve Winwood, Paul Simon and Stanley Clarke gibi isimler de Guantanamera'daydı. Allman Brothers ve Eric Clapton'ın grubu ile sahneye çıkan gitarist Derek Trucks, "6-7 yıldan daha uzun bir süre birçok grupta sırf onu görebilmek için bulundum. Bilirsiniz, herkesin New York'a yolu düşer ve dersiniz ki 'Guantanamera'ya gitmelisiniz ve Pedrito'nun orayı nasıl salladığını görmelisiniz!'" THE NEW YORK TIMES