Yeni nesil Amerikan ailesi

Tipik Amerikan aile yapısı değişiyor. Artık çekirdek ailelerin yerini daha geniş ve çeşitli yapılar alıyor, toplum yapısı göçmenlerle tekrar şekilleniyor.

Yeni nesil Amerikan ailesi
Tipik Amerikan aile yapısı değişiyor. Artık çekirdek ailelerin yerini daha geniş ve çeşitli yapılar alıyor, toplum yapısı göçmenlerle tekrar şekilleniyor. yeninesilamerikaKristi ve Michael Burns'ün pek çok ortak yanı var. Her ikisi de bulmaca çözmeye, futbola, müze ziyaretlerine ve bir oturuşta beş altı kitap okumaya bayılıyor. Her ikisi de kendini uzun zamandır kronik bazı rahatsızlıklardan mustarip, incelikli ve içine kapanık tipler olarak tarif ediyor. Ayrıca geride bıraktıkları geçmiş de birbirine çok benziyor, 2011 yılında evlendiklerinde damat 43 ve gelin 39 yaşında ve her ikisinin de üçüncü evliliği idi. Dolayısıyla bu aile hiçbir zaman iki kişilik bir aile olmadı. Bu evlilikle birlikte çok karışık ve genişleyen bir aileye döndüler. Gelinin daha evvelki iki evliliğinden iki erkek çocuğu, damadın ise ikinci evliliğinden bir kızı ve bir oğlu var, işin içine bunların ana babaları ve onlarla kurulan iletişimler girince hayli karışık bir tablo çıkıyor ortaya. Burns ailesi tipik bir Amerikan çekirdek ailesi gibi gözükmüyor değil mi? Pekâlâ, o halde mutlu mu mutlu Schulte-Waysers gey çiftine ne demeli? Tam altı çocukları ve iki de köpekleri var. Atlanta'da yaşayan bir göçmen ailesi olan Indrakrishnan'ların hikâyesi de ilginç. Bu ailenin kızları zamanının bir kısmını sıkıcı ödevlerle bir kısmını da Hint folkloru öğrenerek geçiriyor. Tipik Amerikan ailesi gün geçtikçe çok katmanlı ve sürprizlerle dolu karmaşık bir hal alıyor. Aile araştırmacıları Amerikan ailesindeki yapısal dönüşümün son yıllarda ne kadar hayret verici bir hızda ilerlediğini ortaya koyuyor. Hatta çok yakın zamanda yapılan bazı tahminler hızla ters yüz ediliyor veya boşa çıkıyor. Maryland'de Johns Hopkins Üniversitesi'nde profesör olan Andrew J. Cherlin'e göre eşler arasında bu alt üst olma, çalkalanma daha evvel hiç görmediğimiz muazzam büyüklükte aileler ortaya çıkarmaya başlıyor. Cherlini, bu dönüşümün henüz tamamlanmadığını, tam da bu dönüşümün orta noktasında olduğumuzu düşünüyor. SRİ LANKA'DAN ATLANTA'YA Atlanta'da kendi özel muaynehanesinde gastroenterolog olarak çalışan Doktor Indran Indrakrishnan ile hastaları ilk kez karşılaştığında önce çok da alışıldık olmayan soyadı dikkat çekiyor. Sonra, değişik aksanı, ten rengi, siyah kıvırcık saçları sık sık 'nereli olduğu' sorusnu sorduruyor. Dr. Indrakrishnan'ın 'Nerelisiniz?' sorusuna cevabı genelde 'Haydi, tahmin edin bakalım' oluyor. Hindistan? Hayır. Pakistan? Hayır. İran, Mısır, Türkiye, Afganistan? Hiç biri değil. Hastalar şöyle bir afallayıp coğrafya değiştiriyor. Bu sefer sorular Güney Amerika'dan geliyor. Doktor sonunda dayanamayıp Sri Lankalı olduğunu söylüyor. Bu cevapsa işleri daha karmaşık hale getiriyor. 'Sri Lanka mı? Orası da neresi?' diye soruların geldiği bile oluyor. Tabii coğrafya cehaleti yakın zamanda artan rakamların baskısı ile yerini zorunlu bir kabullenmeye bırakacak. Dr. Indrakrishnan, Amerika'yı silip süpüren, oy verme eğilimlerini alt üst eden, mahalleleri tekrar şekillendiren, yerel tat restoranlarını çeşitlendiren ve geleneksel aile değerlerine yeni bir bakış getiren bir göç dalgasının bir parçası aslında. Yakın zaman kadar bütün göçmen tartışmaları Latinolar üzerine yoğunlaşırken, en hızlı artış gösteren göçmen grubu Hispanikler değil, Asyalılar. 2000 ve 2010 arasında Asya kökenli Amerikalı sayısında yüzde 46'lık bir artış oldu. Hispaniklerdeki artış ise yüzde 43, beyaz olmayan Hispaniklerdeki artış ise yüzde bir. Asyalılar, Amerika'ya gelen yeni göçmenlerin yüzde 19'unu teşkil ederken, bu oran çok hızlı bir şekilde yüzde 36'ya çıktı. Asya kökenli Amerikalıların özelikle dengeli bir aile yapısı var. Pew Araştırması'nın sonuçlarına göre artık Amerikan aileleri için bir realite olan boşanmalar bu kadar yaygın değil. Bu yeni aileler genellikle orta sınıftan geliyor ve Amerika'ya gelince pek çoğu daha iyi hayat şartlarına kavuşuyor. 53 yaşındaki Dr. Indrakrishnan, 49 yaşındaki vergi muhasebecisi eşi Gayathri, ve lisede okuyan kızları Harini ile yapay bir göl çevresine kurulmuş kapalı bir yerleşim yerinde yaşıyor. Evlerinde kendilerini anlatan pek çok şey bulunabiliyor. Bir köşede Hint tanrısı Şiva'nın çok zarif bir bronz heykeli, bir başka köşede Bayan Indrakrishnan'ın keşke biraz daha vaktim olsa da daha çok çalsam dediği Saraswati vina diye bilinen soğan şeklinde yaylı çalgı, bodrumda Harini, Bharatanatyam dansı çalışabilsin diye düzenlenmiş geleneksel bir stüdya bulunuyor. Bharatanatyam dansı tipik bir geometrik formda Hindistan dansı ama Harini için Amerika'daki hayatının önemli bir parçası olmuş. Harini, dansın kültürü ve kendisi arasında bir bağ olduğunu ve her iki dünyanın da en iyi yanlarını aldığını söylüyor. ÜÇÜNCÜ EVLİLİK Şimdi 40'lı yaşlarına gelen hem Mike hem de Kristi Burns için ilk evlilikleri çok erken yaşta yapılmış ve çabucak bitmişti. İkinci evlilikleri ise on yıldan fazla bir zaman sonra geldi. Her ikisinin de daha evvel yaptıkları evliliklerden çocukları var. Kristi, ilk evliliğini yaptığında 19 yaşındaydı ve Güney Carolina'da yaşıyordu. Erkek arkadaşı Japonya'ya hareket edecek olan bir denizciydi ve Kristi için bu adam hayatının erkeği olmasa bile bu fırsatın hayatında evlilik için karşısına çıkabilecek tek şansı olduğunu düşündü ve gemiye atlayıp Japonya'ya gitti. Japonya'da oğlu Brandson'u dünyaya getirdi, çok mutsuz oldu ve yalnız kaldı. Nihayet ilk yıldönümlerinden yedi hafta sonra evliliğine son verdi. Amerika'ya geri döndü, rehberlik eğitimi aldı, Michigan'a gitti ve 23 yaşında ikinci kocası ile evlendi. Kocası, Brandson'u da evlatlık edindi ve kendilerinin de Griffin adında bir çocuğu oldu. Bu evlilikse tam 13 sene sürdü. Kristi bu evliliği hakkında şöyle söylüyor: "Gerçekten iyi arkadaşlardık, ama çok iyi birer karı-koca olduğumuz söylenemez. Ebeveyn olma anlayışlarımız çok farklıydı". 2.boşanmasından sonra Kristi arkadaşları tarafından online bir çöpçatan sitesi olan match.com'a girmeye ikna edildi. Bu sitede açtığı deneme hesabının süresi bitmek üzere iken yeni bir isimle tanıştı. E-ticaret yapan bir firmada mühendis olarak çalışan Mike, Kristi'ye kurduğu ilk kontak olduğunu söyledi. Böylece bir müddet online sohbet etmeye başladılar. Mike, Kristi'ye kolejde okurken yaptığı ilk evliliğini ve 2 yıl sonra boşanmasını anlattı. İkinci evliliğini ortak arkadaşları vasıtası ile yapmıştı, büyük bir kilise düğünü ile evlenmişlerdi, beraber bir yazılım şirketi kurup satmışlar ve Brianna ve Alec isminde iki çocukları olmuştu. Evlilikleri çatırdamaya başladığında Mike başlarda tehlike sinyallerini göz ardı etse de komşulardan gelen söylentileri de ciddiye al ınca gerçekten de karısının hafta sonları pek ortalarda görünmediğini fark etti. 15 yıllık evlilikten sonra karısı nihayet onu kapının önüne koydu. Mike, ilk görüşmelerinde Kristi'ye boşanma işlemlerinin tamamlanmadığını anlattı ve Kristi ise bu konuda yardımcı olabileceğini söyledi. Şimdi Michigan Chelsea'de yaşayan Burnesler 3 yıllık evliliklerinin çok da mükemmel olmadığının farkında, zira çocuklar hala birbirine alışmaya çalışıyor. Yine de son tahlilde devam diyorlar. Kristi, "Herkesin bu evliliğe bir şaka gözüyle baktığının farkındayım, adeta ne zaman bitecek diye bekliyorlar. İşte bu yüzden de üzerine daha çok eğiliyorum" diyor. Mike ise başarma şanslarının ortalamanın üzerinde olduğunu söylüyor. 6 ÇOCUK, İKİ BABA Los Angeles'da yaşayan Schulte-Wayser ailesi ise hem geleneksel hem de post-modern ailenin bir karışımı gibi. Eşlerden biri avukat, okul ödevleri, yatma saatleri ve önemli kurallarda son sözü söyleyip eve ekmeği getiren kişi. Diğer eş, evde oturuyor ve 2 kız çocuğu ve 4 oğlana bakıyor. Eşlerden biri 50 yaşındaki Joshua Wayser, bizim de kendi çapımızda bir anaçlığımız var, diyor. Kocası 61 yaşındaki Richard Schulte ise evi çekip çeviren kişi. Wayser, Schulte ve evlat edindikleri 6 çocuk, gey ve lezbiyenlerin evlat edinme, taşıyıcı annelik ve sperm bağışı konusundaki artan taleplerinin birer örneği. California Üniversitesi'nin Williams Enstitülüsüne göre son on senede evlat edinen gey çiftlerin sayısı ikiye katlandı. Bugün Amerika'da 100 binden fazla eşcinsel çift, çocuk büyütüyor. Schulte-Wayser çifti, 15 yıl kadar evvel bir ayrılık yaşamışlardı. Wayser, Los Angeles'a dönüp yalnız yaşamaya başlamış ve hukuk kariyeri de düşüşe geçmişti. Wayser, ancak tekrar baba olarak hissettiğinde kendisine gelebildiğini söylüyor. Wayser, 2000 yılı haziranında yeni doğmuş Julie adında bir kız evlat edindi. Birkaç ay sonra Schulte Julie ile karşılaştı ve bu kız çocuğuna hayran kaldı. Bunun üzerine tekrar bir çift olduk diyor Schulte. "Yahut, bir aile olduk" diye düzeltiyor zira bir müddet sonra da Wayserle evleniyorlar. Julie'yi 2002 ve 2009 yılları arasında 4 erkek kardeş ve bir kız kardeş takip ediyor. 5 yaşındayken Dominik Cumhuriyeti'nden New York'a gelen ve şimdi 35 yaşında olan Ana Perez, iki çocuğunun babasını sadakatsizlik sebebiyle kapının önüne koymuş. Geçen altı yıldır, Perez, 3. çocuğunun babası olan Julian Hill'le yaşıyor. Hill, kendini bu üç çocuğa adamış, onların günlük hayatlarında önemli bir figür olan Afro-Amerikan bir baba. Hill ve Perez yakın zamanda küçük bir mortgage noterliği işi de kurmuşlar. Bir yıldan fazla nişanlılar ve evlenmeden evvel bir sene daha nişanlı kalmayı planlıyorlar. New York'da Cornell Üniversitesi'nden yardımcı doçent Kelly Musick'e göre pek çok beraber yaşayan çift için evlilik bariyeri diye bir şey var. Çiftlerin hem ekonomik hem de hissiyatla ilgili büyük beklentiler var. Eğer zamanla bu bariyeri aşamazlarsa evlenmiyorlar. Perez, ilk çocuğunu 19 yaşında yapmış olmanın da doğru bir şey olduğunu söylüyor. Zira bu, hayat boyu onu dürten ve ileri götüren bir sebep olmuş. Eğer öyle olmasaydı daha az üretken olup daha aylak olabileceğini belirtiyor. Hayatta sürekli gelecek kaygısı olmuş. Çocuğunun kolej eğitimi için kenara bir şeyler atması gerekmiş. Çoğunlukla indirimden alışveriş etmiş ve Perez, düğün masraflarını çok lüzumsuz bir harcama olarak görüyor. Belediyeye gidip evlilik cüzdanı alırım, bu kadar diyor. Hill aynı görüşte değil. "Ben bunu yapamam, ailem ve arkadaşlarımla paylaşacağım büyük bir şey yapmak istiyorum" diyor. Yani, Hill, ailesi ve arkadaşları ile paylaşacağı güzel bir düğün yapacak parayı biriktirene kadar bekleyecek. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası İletişim Günleri, açılış konferansıyla başladı.
  • Trafikte zaman kaybetme derdi olmadan, ofis ortamı yerine evinin konforundan çıkmadan çalışmak, yakın zamana kadar birçok kişinin hayallerini süsleyen
  • Uzmanlar, yardımsever olmanın, kişinin maddi - manevi verdiği desteğin daha iyi hissetmesini sağladığını vurguluyor.
  • Yapılan bir araştırmaya göre çalışanların en üretken olduğu zamanın pazartesi günü saat 10:01 olduğu ortaya çıktı.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Anksiyeteyi anlattı. ‘Kibir, öz beğenidir. Bencil insanlar bu yüzden mutlu olamıyor. Çünkü insanın psikolojik doğası yalnız y
  • Tatilin ardından yeniden mesaiye başlayanlar, adaptasyon güçlüğü çekebiliyor. Tatil dönüşü kendinizi keyifsiz, yorgun, bitkin hissediyor, uykusuzluk v
  • Randevu Al