UYKUDA ÖĞRENMEK MÜMKÜN

UYKUDA ÖĞRENMEK MÜMKÜN
Paylaş:

Anneyizbiz
 
Uykuda vücudumuz ve beynimiz dinlenir, tazelenir. Sağlıklı uyku, huzurlu bir yaşamın olmazsa olmazlarındandır.


Uykusuz bir gecenin sonunda vücudumuzda kırıklıklar, başımızda ağrılar ortaya çıkabilir, ‘kafamızı toplayıp’ doğru düşünmekte zorlanırız.

Bazı psikiyatrik hastalıklar dışında, insanların uykusuzluğa karşı duyarlı olmalarının sebebi:

Uyku, beyin için bir ‘dinlenme süresi’ değildir. Tersine, beyin metabolizması ölçümleri, beynin uykuda zaman zaman uyanıkken olduğu kadar, hatta daha fazla çalıştığına işaret etmektedir.

Özellikle rüyaların en sık görüldüğü REM uykusu (İnglizce rapid eye movements teriminin uluslararası kabul görmüş kısaltması) sırasında vücut neredeyse tamamen felç olmuş gibi hareketsizken beynimiz, özellikle beyin kabuğu olan korteks, yoğun bir çalışma içine girmektedir.

Bu süreç içinde uyanıkken beynimize dışardan ve vücudumuzdan giren tüm bilgiler yeniden işlenmekte, sınıflandırılmakta, eski bilgilerle ilintilendirilmekte, görece önemlerine bağlı olarak belleğe taşınmaktadır.

Rüyalar, bu bilgilerin yeniden işlenmesi, pekiştirilmesi sırasında oluşan ‘video klipleri’ gibidir. Yeni bilgiler edindikten sonra iyi bir uyku uyuyanların, az ve kötü uyuyanlara göre daha daha çok şey hatırladıkları uzun zamandır bilinen bir şeydir.

Son zamanlarda bilim insanları, uykunun, özellikle REM uykusunun sadece öğrenmeyi pekiştirdiğini değil, ayrıca uykuda problemlerin çözümü için çalışmaya devam ettiklerini de göstermiştir.

ABD’de, Boston şehrindeki bir araştırma merkezinde bir saat süreyle karmaşık bilmeceleri çözmeleri istenen 99 denek iki gruba ayrılmış:

İlk gruptakiler testten sonra 90 dakika uyumuşlar, diğer bir gurup dinlenmiş ama uyumamış. Bu süre içinde deneklere belli aralıklarla ne düşündükleri veya ne rüya gördükleri sorulmuş. Sonra deneklerden aynı bilmeceyi çözmeye devam etmeleri istenmiş. Uyumayanların başarıları değişmemiş veya azalmış. Uyuyanların, bilmecelerle ilgili rüya görmeyenlerin de başarı düzeyi aynı kalmış veya çok az artmış. Bilmecelerle ilgili rüya gören 4 denekte ise problem çözme süresi yarıya inmiş, ve başarı puanları on kat artmış.

Daha da şaşırtıcı olan, bu dört deneğin şekerleme uykusundan önceki puanlarının oldukca düşük olması. Bu bulgu, araştırmacılar tarafından beynin REM (rüya) uykusu sırasında sadece yeni gelen bilgileri sınıflandırıp depolamadığı, bunun ötesinde problemleri çözmek için çaba harcamaya devam ettiği şeklinde yorumlanmış.

Öyle anlaşılıyor ki, beynimiz hem problem çözmek için, hem de bilgilerimizi ‘akılcı, mantıklı’ biçimde ilintilendirebilmemiz için, yani aklı başında çalışabilmek için, kaliteli ve yeterli uyumaya muhtaç. Hele uykusuzluk uzun sürer huy haline gelirse tüm yaşam kalitemizi olumsuz etkileyebilir.