Unutulan bir aşı mucidi

Çok sayıda çocuk hastalığını önleyen bir bilim adamı.

Unutulan bir aşı mucidi
Paylaş:

Çok sayıda çocuk hastalığını önleyen bir bilim adamı.

asi_mucidiGünümüzde hayatta olan çoğu Amerikalının alışılmış çocukluk dönemi tehlikeleri olarak gördüğü hastalıklar artık tarihte kalmış görünüyor. Sağlığımızı (ve çoğu durumda da hayatımızı) önemli ölçüde, tek bir kişiye ve 50 yıl önce yaşanan bir dizi olaya borçluyuz. İlaç şirketi Merck'te çalışan ciddi, asabi ama alçakgönüllü bilim adamı Maurice Hilleman 21 Mart 1963 günü Philadelphia'daki evinde uyurken, boğazı şişen 5 yaşındaki kızı Jeryl Lynn gece yarısı 1'de babasını uyandırdı. Kızının yanağına dokunan Hilleman, kabakulağın belirtisi olan çene altındaki şişliği fark etti.

ÇOCUK GELİŞİMİ HAKKINDA HER ŞEY

Çoğu çocuk için kabakulak, tükürük bezlerindeki acı verici bir şişkinlikten fazla bir şey değildi. Ancak Hilleman bu hastalığın çocuklarda bazen sağırlık ve benzeri bozukluklara yol açabildiğini biliyordu. Hemen Jeryl Lynn'in gırtlağından boğaz sürüntüsü alan Hilleman, numuneyi laboratuvarına götürdü. Bugün Amerikalı çocukların yüzde 95'i MMR aşısı (Hilleman'ın o gece aldığı kabakulak suşuyla (virüs kültürü) işe koyularak bulduğu kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı) oluyor. MMR aşısı dünyanın başka yerlerinden de yaygın biçimde uygulanıyor. Hilleman 2005'te öldüğünde, araştırmacılar onun 20'nci yüzyılda diğer tüm bilim insanlarından daha çok hayat kurtardığını vurguladı. Hilleman'ın geliştirdiği veya önemli ölçüde i yileştirdiği a şı s ayısı 2 5'i geçiyor. Bunlar arasında, halen çocuklar için tavsiye edilen 14 aşıdan 9'u da var. Hilleman'ın çok eski dostu ve Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü'nün şimdiki müdürü Doktor Anthony Fauci, "Bunu tek bir kişinin yapmış olması gerçekten olağanüstü" diyor. Chicago Üniversitesi'nde mikrobiyoloji doktorası yaptıktan sonra meslek hayatının büyük kısmını dünyanın en büyük ilaç şirketi Merck'te geçiren Hilleman'ın aşı geliştirme ve mükemmelleştirme konusundaki dehasını herkes kabul ediyor. Fauci onun bu işi, "üstün bir bilimsel bilgi" ve "şaşırtıcı ölçüde pratik bir iş yapma becerisi"nin az görülen bir bileşimiyle başardığını söylüyor. Aşılar bağışıklık sistemini, bir hastalıkla onun asıl belirtilerini önleyerek savaşmaya yöneltiyor. Bu yüzden, aşı üretimi hem bilim hem de sanat. 2007'de çıkardığı "Aşılanmış" adlı kitapta Hilleman'ın biyografisini yazan Philadelphialı pediatrist ve aşı geliştiricisi Doktor Paul Offit, "Bu işin bir formülü yoktu" diyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi 1963'te, kızamık aşısı için ilk ruhsatı verdi. İlk çalışmaların çoğu Boston Çocuk Hastanesi'nde yapılmıştı, ama Hilleman bu konuda çalışmaya başladığında aşı hâlâ cilt döküntüsüne ve ateşe yol açıyordu. Hilleman ve pediatrist Doktor Joseph Stokes, yan etkileri en aza indirmenin bir yolunu buldu. Hastalığın ABD'de ortadan kaldırılmasının ilk adımı buydu. Sonraki dört yılda aşıyı iyileştiren Hilleman en sonunda, bugün de kullanılan aşıyı üretti. MMR'nin geliştirilmesi sürecindeki bir diğer önemli olay da 1963'te gerçekleşti: Avrupa'da başlayan bir kızamıkçık salgını hızla dünyaya yayıldı. Virüs ABD'de yaklaşık 11 bin bebeğin ölümüne yol açarken, 20 bin bebekte doğum kusurlarına neden oldu. Salgın 1965'te bittiğinde, Hilleman kendi ürettiği aşıyı test ediyordu. Hilleman bunun yerine, federal makamların geliştirmekte olduğu bir aşı üzerinde çalışmayı kabul etti. 1969'a gelindiğinde, Hilleman aşıyı devlet onayı alabilecek ve yeni bir kızamıkçık salgınını önleyecek kadar geliştirmişti. 1971'de kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşılarını birleştirerek nihayet MMR aşısını üreten Hilleman, altı yerine iki iğne yapılmasını sağladı. Saygın İngiliz tıp dergisi Lancet'ta 1998'de çıkan bir makalede, MMR'nin otizm salgınına yol açtığı iddia edildi. Sonradan yapılan çok sayıda bağımsız araştırma MMR ile otizm arasında hiçbir ilişki bulunmadığını kanıtlayınca, makale geri çekildi. Şu anda Silikon Vadisi'ndeki biyoteknoloji şirketlerine mali danışmanlık yapan Jeryl Lynn Hilleman, babasının "insanlara ve insanlığa yararlı olma gayesiyle" hareket ettiğini belirterek, "Tek yaptığım doğru zamanda, doğru virüsle ve doğru babayla hastalanmaktı" diyor. THE NEW YORK TIMES