TÜMÖR TESPİTİNDE YENİ SİSTEM

TÜMÖR TESPİTİNDE YENİ SİSTEM
Paylaş:

A.A

Kanser türlerinde tanı ve metastaz aşamasında, son teknolojik cihaz PET-BT ile yüzde 95 oranında başarı elde ediliyor.


Uzmanlar, özellikle akciğer kanserinde cerrahi şansının yaşamsal önem taşıdığı için, cihazla yaygın metastaz olup olmadığının kesin belirlenebildiğini ve tedavi şeklinin buna göre belirlendiğini vurguladı.

Gazi Üniversitesi (GÜ) Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanı ve Türkiye Nükleer Tıp Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ünlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanser tanı ve tedavisinde son yıllarda en sık kullanılan metotlardan birinin PET-BT diye kısaltılan “Bilgisayarlı Tomografi ve Pozitron Emisyon Cihazı” olduğunu söyledi.

PET'in ve BT'nin, kesitsel olarak vücudun görülmesine imkan veren teknolojik yöntemler olduğunu anlatan Ünlü, PET'te hastaya verilen radyoaktif bir şeker molekülünün, vücut tarafından bilinen şeker gibi algılanarak metabolizma hızı yüksek hücreler tarafından yakalandığı belirtti. Ünlü, “Kanser, metabolizma hızı yüksek bir hastalık olduğundan, verilen şekerli radyoaktif glikoz kanserli hücreler tarafından tutuluyor. Biz de cihazla bunları tomografik olarak kesitsel biçimde görüntüye dönüştürüyor ve kanser odaklarının vücudun neresinde tutulduğunu tespit ediyoruz” dedi.

PET-BT'nin, kanser hastalarında beyin hariç dizlere kadar vücudu görüntüleme imkanı sağladığını vurgulayan Ünlü, “Cihaz sayesinde kanserin yayılımı ile ilgili verdiği metabolik ve anatomik bilgi sayesinde hastalığın yayılımının doğru belirlendiğini ve doğru cerrahi uygulama yapılmasına olanak tanındığını” bildirdi. Ünlü, ayrıca cerrahi ve kemoradyoterapi sonrası tedaviye yanıtı ve hastalığın nüksünün erken dönemde belirlenebildiğini söyledi.

“TEDAVİYE YANIT ALINIP ALINMADIĞINI BELİRLİYOR”


PET-BT'nin, özellikle akciğer kanserinde ve lenfomalarda tanı aşamasında kullanıldığını, yöntemin hastalar için son derece konforlu olduğunu belirten “Hastaya, önceden hazırlanmış radyoaktif madde damar yoluyla veriliyor. Bir saat kadar sonra ilacın vücuda dağılması bekleniyor sonrasında 15-20 dakika süren çekim yapılıyor” diye konuştu.

Ünlü, özellikle akciğer kanserinde hastanın cerrahi müdahaleden yararlanabilmesi için tümörün metastaz yapmaması gerektiğini vurgulayarak, “Cihaz, özellikle akciğer kanserlerinde yaşamsal önem taşıyan cerrahi şansının belirlenmesinde aktif rol oynuyor. Çünkü, organlardaki tutulum cihaz sayesinde belirleniyor ve hastanın ameliyata uygun olup olmadığı belirlenebiliyor” dedi.

PET-BT'nin, lenf bezi kanserlerinde tanı aşamasında ve hastalığın yaygınlığının belirlenmesinde kullanıldığını anlatan Ünlü, hem ilaç tedavisinde erken dönemde ve hem de tedavi tamamlandıktan sonra görüntülerin kıyaslanarak tedavinin etkinliğinin saptanabildiğini ifade etti. Ünlü, “Bu sayede, iki kür kemoterapi verdikten sonra, tedaviye yanıt alınıp alınamadığı belirleniyor. Yanıt alabiliyorsak devam ediyor, yanıt alamıyorsak kesiyoruz. Böylelikle kişiselleşmiş bir tedavi uygulama şansımız oluyor” diye konuştu.

PET-BT'de, küçük bir yanılgı payı olabileceğini, ancak bunun diğer yöntemlerle kıyaslanamayacak oranda az olduğuna dikkati çeken Ünlü, “Yanılgı payı yüzde 2-3'ü geçmiyor. Hastaların yüzde 95'inde yanılgı payı olmadan kesin tanı konulması ve tedavinin belirlenmesini sağlanıyor” dedi.

Ünlü, bunların dışında cihazın en çok bağırsak, meme, jinekolojik kanserlerde kullanıldığını belirterek, hastaların tedavi sonrasında kan değerlerine bakılarak kontrol edildiğinde olağan üstü bir durum çıkması halinde, hastaya çok sayıda (MR-tomografi) tetkik ve tarama yerine PET-BT'nin yapıldığını anlattı. Ünlü, bununla tarama cihazlarıyla hem hastaya verilecek radyasyonun azaltıldığını hem de devlete gelecek maddi yükün ciddi oranda azaltıldığını bildirdi.