TACİZ MUTLAKA İZ BIRAKACAK

Paylaş:

A.A

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bahar Gökler, cinsel istismar sonucu çocuğun ve ergenin ruh sağlığının "tartışmasız" bozulduğunu belirterek, "Kısa vadede mağdurda psikolojik sorunlar görülemeyebilir. Ancak ilerleyen dönemde kendini gösterecektir. Ruhsal bozukluk yaratmayacağının söylenmesi asıl suçtur ve her uygar ülkede bu konu bu şekilde algılanmalıdır" dedi.

HÜ Tıp Fakültesince "Çocuk Cinsel İstismar Olgularında Ruh Sağlığının Bozulması"başlıklı bir çalıştay düzenlendi.

Fakülte Dekanı Prof. Dr. Serhat Ünal, açılışta yaptığı konuşmada, cinsel istismar olgusunun toplum sağlığı açısından çok önemli olduğunu ifade ederek, bugün yapılan çalıştayda konunun tüm hatlarıyla ele alınacağını söyledi.

Prof. Dr. Bahar Gökler de yaptığı sunumda cinsel istismarının, "yetişkinin kendi cinsel isteklerini karşılamak için çocuk ya da ergeni kullanması" olarak tanımlandığını belirterek, cinsel istismar sonucunda kişinin ruh sağlığının "tartışmasız" bozulduğunu dile getirdi. Gökler, şunları kaydetti:

"Kısa vadede mağdurda psikolojik sorunlar görülemeyebilir. Ancak ilerleyen dönemde kendini gösterecektir. Ruhsal bozukluk yaratmayacağının söylenmesi asıl suçtur ve her uygar ülkede bu konu bu şekilde algılanmalıdır.

Mağdur kişide istismar sonrasında kaygı, uyku bozukluğu, okulda başarısızlık, o güne kadar var olmayan korkular, depresyon, benlik saygısında azalma, intihara yönelme, suçluluk, içe kapanma ya da kontrolsüz ilişkiye girme gibi durumlar görülebilir."

HÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Öğretim Üyesi Dr. Aysun Balseven Odabaşı da, Çocuk İstismarı ve İhmali Değerlendirme Araştırma ve Tedavi Komisyonu (ÇİDAT) tarafından yapılan çalışma sonucuna göre hastaneye 2005-2008 yılları arasında 64 cinsel istismar vakasının geldiğini belirterek bunlardan 40'nın kız, 24'ünün ise erkek olduğunu söyledi.

İstismar süresinin bir gün ile 9 yıl arasında değiştiğinin belirlendiğini belirten Odabaşı, "İstismar olgusu 1,5-17 yaş aralığında her dönemde görülebiliyor. Ancak 8-10 yaş arasında yoğunlaşıyor" dedi.

Cinsel istismar olaylarında yapılacak olan muayenenin defalarca tekrarlanmasının mağduru olumsuz etkilediğine de dikkati çeken Odabaşı, muayenenin tekrarıyla çocukların yıpranmaması için gerekli birimlerle temas kurulması ve iş birliği yapılması gerektiğini söyledi.

Panel yöneticisi Doç. Dr. Ali Rıza Tümer de mevcut yasada ruh sağlığının bozulması kavramına ilişkin olarak bilirkişi uygulamalarında, hukuk ve tıbbın kullandığı terimlerde uyuşmazlık çıktığını belirterek bu konuda düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Çalıştayda Çocuk İstismarı ve Önleme Derneği Başkanı Doç. Dr. Figen Şahin, "Ruh sağlığı bozulması kavramının değerlendirilmesinde çocuk koruma bireylerinin deneyimi", Kırıkkale Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İhsan Erdağ, "Ceza hukuku gözüyle çocuk cinsel istismarı", Avukat Hatice Kaynak “Hukuksal sorunlar ve çözüm önerileri" başlıklı sunum yaptı.