Sosyal Fobiklerde Panik Bozukluk

Panik bozukluk birdenbire ortaya çıkan çok kısa bir süre içinde en üst seviyeye ulaşan ve yoğun olarak yaşanan korku ve endişe halidir.

Sosyal Fobiklerde Panik Bozukluk
yildiz_burkovik

Panik bozukluk birdenbire ortaya çıkan çok kısa bir süre içinde en üst seviyeye ulaşan ve yoğun olarak yaşanan korku ve endişe halidir. Çeşitli bedensel tepkilerle kendini gösterir. Bunların bir kısmı terleme, üşüme, titreme, bulantı gibi sosyal fobide de karşımıza çıkan tablolardır.

Panik bozukluk yaşayan kişinin içinde bulunduğu ruh hali, kötü bir şey olacakmış hissiyle seyreden yoğun endişe, korku veya dehşet olarak tanımlanabilir. Panik Bozukluk, beklenmedik bir anda ve yerde aniden ortaya çıkan ve "panik atak" olarak adlandırılan belirtilerle kendini gösteren bir hastalıktır. Hastaya panik bozukluğu tanısı konulabilmesi için hastanın en az iki “beklenmedik panik atağının” bulunması gerekmektedir. Panik bozukluk krizleri beyin kimyasındaki değişimler sonucu yaşanır. Panik bozukluk yaşayan hastaların önemli bir kısmında, fobik kaçınma davranışı tespit edilmektedir. Hasta tekrar panik geçirme endişesiyle kendilerini aşırı korumaya alır. Aklında hep o korku vardır. Durumunu kontrol edemediği için yabancı ortamlara girmekten korkar. Dolayısıyla toplumsal ve mesleki etkinliklerden kaçınmaya başlar. Panik atağın ya da atakların ardından ortaya çıkan bu tabloya tıp dilinde "agorafobi" adı verilir. Agorafobi, eskiden yalnızca meydanlardan, açık alanlardan korkma olarak değerlendirilirdi. Daha geniş açılımlı bakıldığında ise yalnız başına kalmaktan, yalnız sokağa çıkmaktan, kalabalık yerlere girmekten duyulan korkular da agorafobiye dahil edilebilir. Agorafobikler sosyal fobiklerden farklı olarak kalabalık ortamlarda başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten değil kalabalıkta bayılmaktan, kontrollerini kaybetmekten, kalabalık içinde sıkışıp kalmaktan korkarlar. Yaş ilerledikçe panik bozukluğunun görülme sıklığı azalır, 65 yaşın üzerinde çok ender olarak görülür.
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Psikiyatri, ruhsal bozuklukların ve duygusal ve davranışsal bozuklukların kökeni, teşhisi, önlenmesi ve yönetimi ile ilgilenen tıp dalıdır. Bu nedenle
  • Özgüven, özsaygı, özdeğer gibi kavramları içeren ego, genler ve stres gibi pek çok faktörden etkileniyor.
  • Krampların nedenleri nelerdir? Krampların nedeni tuz eksikliği midir? Bu ne kadar doğru? Kramp sırasında ne yapmak gerekir?
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Randevu Al