SİYAHLAR DAHA AZ DEPRESYON TEDAVİSİ GÖRÜYOR

SİYAHLAR DAHA AZ DEPRESYON TEDAVİSİ GÖRÜYOR
Paylaş:

SİYAHLAR DAHA AZ DEPRESYON TEDAVİSİ GÖRÜYORKalp hastalığı olan siyahların depresyon tedavisi görme olasılığı beyazların yarısı kadar. Duke University Medical Center çalışmasından çıkan sonuçlar bu yönde.   

“Bu önemli bir bulgu. Çünkü kalp hastalığına bağlı ölüm ve komplikasyon riskinde yaşanan 2-4 katlık artış depresyonla ilişkilendiriliyor. Depresyonun yetersiz tedavisi ciddi klinik bir mesele,” diye ifade ediyor çalışma yazarı ve psikolog James Blumenthal.

Kalp hastası olan 727 beyaz ve 137 siyah hastanın katıldığı çalışmada, siyahların %35’inde ve beyazların %27’sinde yükselmiş depresif semptomlar saptandı. Beyazların yaklaşık % 21’i depresyon tedavisi görürken, siyahlarda bu oran % 11.7 idi.

Araştırmacılar aynı zamanda önemli cinsiyet farklılıkları kaydettiler. Depresif semptomları en şiddetli olan hastalarda, beyaz erkeklerin % 43’ü antidepresan kullanırken, siyah erkeklerde bu oran %22 idi. Karşılaştırmada, siyah kadınların % 67’si ve beyaz kadınların % 64’ü antidepresan kullanıyordu.

Blumenthal’a göre tedavi oranlarındaki eşitsizlik bir çok faktöre bağlı olabilir. Bazı doktorlar bu hasta grubuna tanı koyma konusunda yeterince uzmanlaşmamış olabilirler ve bazı hastalar da doktorlarla depresif semptomları hakkında konuşmaktan rahatsızlık duyabilirler. Sigorta kapsamı ve hastaların nakit masrafları ödeme gücü de bunda rol oynayabilir.

Blumenthal son olarak şunları vurguluyor: “Özellikle kalp hastalarında, depresyonun tanı ve tedavisinde çok daha iyi bir noktaya gelmemiz gerek. Hastalar için uygun olan, tıbbi uygulama kapsamında yer alan, işe yarayan tedavilere ihtiyacımız var.”  

Kaynak: HealthDay News

Çeviri: Ayda Çayır

 


Çalışma American Heart Journal’da yayınlandı. “Bu bulgular kalp hastalığında depresyonun yetersiz tedavi edildiğini düşündürüyor. Ve bu durumdan en fazla siyah erkekler zarar görüyor. Çok sayıda hastanın mevcut terapötik opsiyonlardan yararlanmıyor olması ciddi bir durum.” Çalışma yazarı ve kardiyolog Dr. Silvina Waldman’ın görüşleri böyle.