Sevgi kilo vermede büyük etken!

Beslenme Danışmanı Dr. Gönül Ateşsaçan, sevginin hakim olduğu bir bedenin, kilo verdikten sonra o kiloları geri almayacağını belirtti.

Sevgi kilo vermede büyük etken!

Gönül Ateşsaçan, 'Tüm dünyada 'sadece al bu ilacı iç zayıfla', 'bu çayı iç kilo ver gitsin' dönemi çoktan bitti. Önemli olan sağlığını kaybetmeden, kolay ve kalıcı kilo verebilmek. Sağlıklı beslenip, bolca sıvı tüketmek, egzersiz yapmak ve en önemlisi de, bilinçaltını zayıflatmak önemli bir konudur (programdır). Kişi, hızla detoks yapıp kilo verirken, yani bedenini şekillendirirken, zihin de buna eşlik etmelidir.

Eski kayıtlar, eski alışkanlıklar değişmedikçe kilolar kalıcı olarak gitmez, ne yazık ki direnir. Kilo vermekle ilgili birçok şikayet var, işte birkaçı şunlar: 'Kilo verip tekrar geri alıyorum.', 'Zor kilo veriyorum', 'Belli bir kilodan sonra kilo veremiyorum' gibi. Bütün bu şikayetlerin düzelmesi mümkün. Duygularımız, salgı bezlerini ve dolayısı ile hormonları etkiler. Kimyasal bir iletişim aracı olan hormonlar dalgalandıkça fiziksel bedenimiz etkilenir, değişir. Bedenimiz söylediklerimize inanır ve yapar. Bilinçaltı kalıplarımız da duygusal durumumuzu yönetirler.' dedi. Beslenme Danışmanı Dr. Gönül Ateşsaçan, 'Kısaca hormonlarımız düzenli çalıştığı sürece sağlıklıyız.' Diyerek, 'Bilinçaltı temizliği için birçok yöntem mevcut, dünyada yaygın olarak kullanılan ve bunlardan en etkin olanları; manyetik biyo-rezonans yöntemi, bilinçaltı olumlama ve hipnoterapidir. Bir çok kilolu insanın bilinçaltında saklanan ve şişmanlığı yaratan neden, kişinin farkında olarak veya olmayarak yaşadığı çöküntüler, değişimler kısaca travmalardır.Yaşadığımız duygusal travmalar bedenimizi değiştirir. Doğal olarak herkesin şişmanlığı da kendine özgüdür. Gereğinden fazla yemek tüketirken ve sağlıksız beslenirken bedeninize 'korku' yayılır; akıllıca beslenirken ise bedeninize 'sevgi' hakim olur.'Kilo vermek sorun değil, ancak geri almak çok hızlı ve kolay oluyor…' diyorsanız; önceki diyetlerde, korkunun yerine sevgi geçememiş demektir. Sadece diyet yapmışsınız!. Sevgi bedene hakimse kilo verdikten sonra tekrar kilo almazsınız, bedeninizle ilişkiniz bozulmaz ve kilonuz istediğiniz yerde kalır. Herkes herhangi bir nedenden ötürü kendiyle bağlantıyı keser ve bedeni değişmeye başlar, sonuç kilo almaktır. Her kilo verişinizin ardından yine kilo almaya devam ettiniz ve sonuç olarak kiloları tekrar aldınız. Neden? Çünkü, aslında bilinçaltınız da zayıflamalıydı, sadece bedeniniz değil! Ne yazık ki; Diyet=Kilo almaktır. Zorlamalar, kısıtlamalar, olumsuzluklar bilinçaltı tarafından algılanmaz. Olumsuzu bilinçaltı parçalar, anlamsız hale gelir. Örneğin kilolu birisine 'Yeme, kilo alırsın!' derseniz kişi yeme komutunu almaz, sadece 'kilo'yu

yaşamında var eder! Doğru olan 'Sağlıklı besleniyorsun ve her geçen gün daha inceliyorsun' derseniz, düzenli olumlu telkin sayesinde kolayca kilo verilebilir.' diye konuştu. SABAH

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Narsistik kişilik, “Tanrılaştırılmış ve gerçekçi olmayan bir öz önem duygusu” olarak tanımlanıyor.
  • Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası İletişim Günleri, açılış konferansıyla başladı.
  • Trafikte zaman kaybetme derdi olmadan, ofis ortamı yerine evinin konforundan çıkmadan çalışmak, yakın zamana kadar birçok kişinin hayallerini süsleyen
  • Uzmanlar, yardımsever olmanın, kişinin maddi - manevi verdiği desteğin daha iyi hissetmesini sağladığını vurguluyor.
  • Yapılan bir araştırmaya göre çalışanların en üretken olduğu zamanın pazartesi günü saat 10:01 olduğu ortaya çıktı.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Anksiyeteyi anlattı. ‘Kibir, öz beğenidir. Bencil insanlar bu yüzden mutlu olamıyor. Çünkü insanın psikolojik doğası yalnız y
  • Randevu Al