Ruh dünyamız etkileniyor

Modernleşmenin getirdiği hızla birlikte maddi noktada yaşam kalitesinde bir artış söz konusu olurken, yaşanan değişim aslında kişinin ruh dünyasında tahribatlara neden oluyor.

Ruh dünyamız etkileniyor

Modernleşmenin getirdiği hızla birlikte maddi noktada yaşam kalitesinde bir artış söz konusu olurken, yaşanan değişim aslında kişinin ruh dünyasında tahribatlara neden oluyor. Kişiler günden güne daha bir sabırsız oluyor, bekleme ve tahammül eşiği düşüyor. Bu da ortaya mutsuz ilişkileri çıkarıyor. Modernleşmenin insanlara sunduğu en büyük avantajın hız olduğuna dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi, Feneryolu Polikliniği Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alper Evrensel, hızın daha da artacağının altını çiziyor. Avantaj gibi görülen bu gelişimin dezavantajları olduğunu hatırlatan Evrensel, hıza alışan insanların daha da sabırsızlaştığını vurguluyor. Beklemeye dayanma eşiğinin, kişilerde günden güne düştüğünü kaydeden Yrd. Doç. Dr. Evrensel, “İnsanlar her şeyin biran önce olmasını istiyor. Bu süreçte kişilerin hedefe ulaşmak için bir miktar çile çekilmesi gerektiği, zorluklara katlanılmasına ihtiyaç olduğunun göz ardı edildiğinin altını çiziyor. Evrensel bu süreçte çocukluk yıllarının önemli rol oynadığını da hatırlatıy

SAĞLAM İRADENİN TEMELİ ÇOCUKLUKTA ATILIYOR

“Her sorunda olduğu gibi çocukluk yılları önemli rol oynuyor. Kişinin stresle mücadele etmesini, sabretmesini dürtülerinin denetlenmesini iradesi sağlar. Sağlam bir irade yapısının temeli çocuklukta atılır. Bir bebekte irade yoktur. İrade hayatın içinde karşılaşılan zorluklarla gelişir.Aynen vücudumuzdaki kas ve kemik yapısının sporla gelişmesi gibi düşünebiliriz. Eğer çocukların sıkıntı çekmesine müsaade edilmez ise iradeleri de gelişmez. Çok koruyucu ebeveyin yaklaşımları çocukların kişilik gelişimini olumsuz etkiler. Bedensel olarak yetişkin hale gelseler bile kişilik olarak hep çocuk kalırlar.”İradesi yeterince güçlü olmayan yetişkinlerin sıkıntıya gelemediklerini belirten Evrensel, bu kişilerin sıkıntıdan bir an önce kurtulmak istediklerini, sorumluluktan da kaçtıklarını kaydetti. Evrensel, onlar için hayatın bir oyun alanından ibaret, sadece oynamalı ve zevk verici etkinlikleri yapmaları gerektiğine inandıklarını da söyledi. Evrensel bu kişilerin aynen bir çocuk gibi davrandıklarını vurguladı. “Okul hayatı sıkıcı gelirse okulu bırakırlar.Bundan dolayı zorlu iş hayatından sorunlar yaşarlar, sık sık iş değiştirirler. Evlilik zor gelirse boşanırlar. Yaşları büyür ama onlar hiç büyümezler. Bu insanlar strese maruz kaldıklarında da çok fevri tepkilerortaya koyabilirler. Saldırganlık dürtülerini de denetlemekte güçlük çekerler. Vurma, kırma, bağırma, saldırma gibi eylemler sık görülür. Eğer tablonun altında bir hastalık varsa mutlaka tedavi edilmelidir. Ama asıl tedavi psikoterapi ile olmalıdır.Terapist eşliğinde yetişkinlik, olgunluk öğretilmelidir..” MİLLİYET

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Kedi ve köpekten artık korkmayacaksınız! Kedi ve köpek fobisi, “sanal gerçeklik” ile tedavi edilebiliyor.
  • Uçaktan çok mu korkuyorsunuz? Uçak fobisi hakkında ne kadar şey biliyorsunuz? Uçak korkusu ve uçak fobisi hakkında her şey… 10 kişiden biri yoğun uçuş
  • Ölüm fikri, düşünme tarzımızda köklü değişimlere neden oluyor.
  • Yolda yürürken ayağım takılır gibi oluyor veya bir korna sesinden hemen korkuyorum kalp atışlarım hızlanıyor içimde bir ürperti oluyor.
  • Fobinin de lügati olduğunu biliyor muydunuz? İşte fobinin 1001 çeşidi.
  • Acaba sizde hastalık hastası mısınız? Sürekli korku ve telaşla mı yaşıyorsunuz?
  • Randevu Al