Psikiyatrik Hastalıklarda Tedavi

Paylaş:

Hastalarımız gelip karşımıza oturduğunda neler görürüz? Kimisinin çektiği ruhsal acı dayanılamazken, kimisi hasta olduğunun farkında değildir ama yakınları ondaki değişime anlam vermeye çalışır, kimisi acısını kısmen dindirmişse de eksik kalan birşeyler vardır hayatında...... Nasıl kolu kırık bir insan bir önce kolu alçıya alınsın ağrısı dinsin isterse, ruhu acıyan bir insan ve yakınları da en kısa sürede sıkıntısının geçmesini arzulamakta haklıdır. Zaten de bu yüzden bize gelerek çözüm aramaktadır.

Psikiyatrın doğru çözüm önerebilmesi için durumu doğru tespit edebilmesi gerekir.  Doğru teşhise giden yolda hastanın psikiyatrik muayenesi, yakınlarından alınan bilgi, biyokimyasal tetkikler, beyin görüntüleme yöntemleri ve psikolojik testlerden faydalanılır. Bundan sonraki aşamada tedavi yöntemi seçilecektir. Bilinmelidir ki, tedavi hastalık ismine göre değil, bireye yönelik seçildiğine başarılı olacaktır. Her depresyon hastası aynı ilaca yanıt vermez.
İlaç teknolojisi gittikçe gelişmektedir ve elimizdeki seçenek sayısı her geçen gün artmaktadır. İlaçların bir kısmı hemen etki gösterirken bir kısmının (örneğin depresyon ve şizofreni ilaçları)  etkileri geç dönemde ortaya çıkmaktadır. Bazen kişinin metabolizmasına bağlı olarak ilaç kanda etkili dozlara ulaşamamaktadır. Bu nedenle, hastamızı bir kez muayene edip reçetesini yazdıktan sonra onunla ilişkimiz bitmez. İlaç tedavisini düzenlemek için, hastalarımızla belli aralıklarla görüşmemiz gerekir. Oysa bazen hastalar, hekimin kendisini bir kez görüp hemen herşeye çözüm bulmasını bekler. Uzun süredir sıkıntı yaşayan bir kişinin bu beklentisi normaldir. Psikiyatrik hastalıklarda çözüm mümkündür. Ancak, gerçek olan şudur ki, psikiyatride iyileşme zaman alır ve bu süre boyunca hekimle işbirliği verimli olacaktır. Tedaviyi erken bırakmak, tedaviden fayda göremediğini düşünerek hekimini değiştirmek hastaya zarar verecektir. İlaçların kullanım süresi uzadıkça iyileştirici etkileri de yükselen bir grafik çizer. İlaç kullanım süresi hastanın durumuna bağlı olarak hekimin yapacağı takip muayeneleri sonucunda belirlenecektir.

EKT (elektrokonvulzif terapi) ve tTMU (tekrarlayıcı manyetik uyarım) ilaçlara göre daha hızlı etkisi gözüken tedavi yöntemleridir, ancak, bu tedavi yöntemlerinin de olumlu etkileri zamanla daha fazla görülmektedir. Bu iki tedavi yöntemi de belli bir zaman aralığında ardışık olarak uygulanır ve ilerleyen zamanda tekrarlanabilir.

Birçok psikiyatrik hastalıkta uygulanan psikoterapi ise, ilaçla tedaviye göre daha uzun sürebilmektedir. Psikoterapide hemen düzelme beklemek yanlıştır. Psikoterapistin amacı hastanın yetişkin bir birey olarak kendi kararlarını verebilecek hale gelmesi, kendi doğrularını bulması, kendi çözüm yollarını geliştirebilecek becerileri kazanmasını sağlamaktır. Bu kişisel gelişimin olabilmesi için terapistle çok sayıda çalışmanın yapılması gerekir. Başka bir deyişle, terapi sürecinde verilen emek, bir üzüm bağı kurarken verilen emeğe benzer. Elazığ'ın sert ikliminde yetişen üzümlerin dünyaca ünlü olduğu unutulmamalıdır.