Prof.Dr. Nevzat Tarhan CNN TURK'te Elif Ilgaz'ın konuğu

Prof.Dr. Nevzat Tarhan CNN TURK'te Elif Ilgaz'ın konuğu
Paylaş:

CNN TURK'te Dr. Elif Ilgaz 'Yaşama Sevinci' Hayata Bakış programında Pazar günü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dr. Başar Bilgiç ve Psikolog Neşe Özkarslı'yı konuk ediyor.


Nevzat Tarhan CNN'deFarklı sağlık problemlerine yer veren Elif Ilgaz Hayata Bakış programında sağlıklı ve kaliteli bir yaşamın kılavuzu olmaya çalışıyor.

Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan 06.04.2008 Pazar sabahı saat 10.00 programın ilk bölümünde Büyüklük hastalığı olarak bilinen narsisizmi anlatacak. Sokak röportajları ve canlı sorularında yer alacağı programda Prof. Tarhan sosyal ve aile hayatında yaşanan kimi zaman iş yaşamını çekilmez kılan insandaki ‘rekabetçilik' duygusunu anlatacak.

NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesinden Nöroloji Uzmanı Dr. Başar Bilgiç Alzheimer'i anlatacak. Uzman psikolog Neşe Özkarslı ise Aile destek grupları konusunu ele alacak.

Her hafta farklı bir konunun ele alındığı Yaşama Sevinci Hayata Bakış programı konularıyla Pazar sabahlarının en kaliteli programı olmaya devam ediyor.

BÜYÜKLÜK HASTALIĞI

Prof. Dr. Nevzat TARHAN

Bahadır 21 yaşında bir genç, okul ve arkadaş uyum problemleri nedeniyle doktora getirildi. Anne –Baba gençle çok ilgiliydiler, hatta "İki kişilik sevgi" verdiklerinin söylüyorlardı. Bahadır İse "Anneme, babama parasal olarak bağlıyım duygusal olarak değil" diyordu. Bahadır uzun boylu, modaya uygun giyinen çarpıcı saç şekli olan genç bir adamdı. Mesafeli ama etkileyici bir tarzı vardı. Konuşurken küçümseyen, alaycı ve bunaltıcı bir tutum sergiliyordu. Doktora getiriliş nedeni kendisine kötü not veren hocası hakkında okulda ahlakdışı söylentiler uydurması ve yaymasıydı. Konu sorulduğunda vicdan azabı çekmiyor ve endişe göstermiyordu. Öğrenciliğinin ilk yıllarında diğer çocuklarla az oynamış, az ilişkiye girmiş, kibirli, kendisini çevresinden uzaklaştırmış, katılımı reddeden bencil bir özgeçmiş sergiliyor. Halen de yalnız- lıktan hiç şikayet etmiyor ama yalnız biri olduğu veya sınırlı sayıda arkadaşı olduğu anlaşılıyor. Oyunculuk ve sinemadan hoşlanıyor, yetenekleri dışında arkadaşları tarafından aranmıyordu. Başkalarının kendisini soğuk ve duyarsız olarak gördüklerini yakın arkadaşı olmadığını itiraf ediyor, bu durumu "güçlü olmanın ifadesi" olarak kabul ediyordu. Herkesin kendisine gıpta ettiğine, kendisinin "özel ve önemli bir insan"Anne-Babasını meyveli ağaç gibi görüyor gerekirse sallayıp ihtiyaçlarını karşılayabileceğini düşünüyordu. Anne ve baba eğitimli, başarılı, çocukları ile ilgili kimselerdi. Bahadır vakası klinik olarak "Narsisistik kişilik" sınırlarına giriyordu. Çevremize baktığımız- da "Narsisizm" tutkunu pek çok genç görüyoruz. NARSİSİZM NEDİR ? Temel özelliklerini şöyle sıralayabiliriz.
olduğuna inanıyordu.
  1. Kendi önemine ilişkin bir büyüklük hissi (grandiyösite) içindedirler. Başarılarını ve yeteneklerini abartırlar. Kendilerini farklı ve özel algılarlar. Kendilerini her şeyden daha çok severler. Çevrede "kendini beğenmiş" olarak bilinirler. Hayalde ve davranışta büyüklük duygusu taşırlar.
  2. İfade edilmese dahi eleştiriye karşı aşırı tepki gösterirler öfke hissederler.
  3. Kendi çıkarları için başkalarını çok iyi kullanırlar. Nankörlük ve küstahlığı normal davranış tarzı olarak düşünürler.
  4. En çok düşündükleri ve kafa yordukları konular zenginlik, başarı, güç, ihtişam, güzellik, aşk kusursuz sevgi gibi konulardır.
  5. Devamlı olarak takdir edilme ve dikkat ve itibar gösterilme, iltifat arayıp durma, beğenilme çabası dikkati çeker. Övgü ile beslenirler.
  6. Kendisinin ancak özel kişiler tarafından anlaşılabileceğine inanırlar. Başkalarını küçük görürler.
  7. Lehte muamele görme, kayırılmayı hakları olarak kabul ederler. Örneğin kendisinin kuyrukta bekletilmemesi gerektiğine inanırlar.
  8. Empati kuramazlar. Başkalarının ne hissettiğini hissetme ve anlama yeteneği gelişmemiştir. Son derece benmerkezci düşünürler. Örneğin bir arkadaşı ciddi bir hastalığı nedeniyle randevusunu iptal etse aşırı tepki ve şaşkınlık ifade ederler.
  9. Kıskançlık duygusu hayatında çok önemli yer işgal eder. Başkalarını kıskanır. Başkalarının da kendisini kıskandığına inanırlar.
  10. Kendi amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanırlar. Son derece menfaatçidirler.

NE YAPALIM ?

Anne-Baba veya bir eğitimci olarak çocuğumuzun narsisistik olmaması için temel kişilik özelliklerini iyi şekillendirmemiz gerekmektedir. Bir gençte narsisisizm yerleştikten sonra onu normalleştirmek çok uzun ve yoğun çaba gerektirir.

  1. İlgi ve sevgide ölçü:
    Çocuğunuzun önüne her şeyi altın tepside sunmayınız. Her şeyi kolay elde etmesin, Terlesin, yorulsun ve bir emek karşılığı imkan elde etsin. "Hem her istediğimi yapayım hem başarılı olayım"Sevgi fazlalığı , disiplin azlığı yanlış bir hayat felsefesi ile birleşince karşımıza Narsisistik kişilik yapısında bir genç çıkar .
    düşüncesinin onun hayat felsefesine yer etmesine fırsat vermeyiniz. Başarı bazı fedakarlıklar gerektirir. Bencil insan fedakarlık yapamaz. Çocuğunuza "Sevgi ve Disiplini, dengeli bir şekilde veriniz.
  2. Hodgamlık yerine diğergamlık
    İnsanlar arası kavgaların, çekişmelerin çoğu "Haklarına razı olmama, sadece ve sadece kendini düşünme" davranışından kaynaklanmaktadır. Empati yapabilen karşı tarafın düşüncelerini ve duygularını anlamaya çalışabilen insan olmak teşvik edilmelidir. Bir insan düşününüz sizinle konuşurken başka şeyle ilgileniyor. Böyle bir saygısızlığı hemen fark edersiniz ve o insanın size değer vermediğini düşünürsünüz. Böyle candan ve samimi olmayan yaklaşım ilişkinin bozulması demektir. O halde başkasının size yapmasını istemediğiniz şeyi sizde başkasına yapmamalısınız.
  3. Verme alışkanlığı kazandırılmalı
    Duygular düşünceleri, düşünceler davranışları davranışlarda alışkanlıkları etkiler. Alışkanlık haline gelmiş bir davranışta kişi o işi artık düşünmeden otomatik olarak yapar. Birey maddi veya manevi bir yardımda bulunurken zorlanıyorsa, nefsini ikna etmekte güçlük çekiyorsa cömertliği huy haline gelmemiş demektir. İnsanoğlu verdikçe paylaştıkça, vermenin güzel sonuçlarını gördükçe vermeyi meleke haline getirir. Şu gerçek ki " Kazanan vermez , veren kazanır." İnsan kendi zevkleri yani nefsi için çok şeyler verirse onun adı israf olur. İdealleri için şahsi çıkarına rağmen bir şeyler verirse ve zevk alarak verirse onun adı cömertlik olur. Cömertlik her ahlaki sistemde çok övülen "iyi huyların en yükseklerinden " sayılan bir özelliktir. Bu alışkanlığı kazanalım.
  4. Bencillik yerine alçakgönüllülük (Tevazu)
    Kendisini başkalarından üstün gören, gurur, kibir sahibi bir insan veya alçak gönüllü görünüp İç dünyasında kendini beğenen üstün gören insan tipi evrensel doğrulara uymadığı gibi sosyal hayatta da kötü ahlak sahibi olarak nitelendirilir. Çünkü kibirli insan kendini herkesten büyük görme davranışı içindedir. Tevazu; kendini başkaları ile eşit görmektir. Başkalarından daha aşağı görmek olarak nitelendirilmemelidir. Hiçbir insan diğer bir insana benzemez, yani orijinaldir. Orijinal olan şey kıymetlidir. O halde her insan kıymetlidir. Kıymetli olan şey küçük görülmez. Sözü daha fazla uzatmaya gerek yok. Hayat felsefesini yüksek ahlaki değerlere uyduran insan Narsisizmden uzaklaşacaktır. Narsisizm ’i artık batı dünyası da hastalık olarak kabul ediyor ama Hitler, Stalin gibi acı meyveleri verdikten sonra deneme yanılma ile bu sonuca vardı.

 

NARSİSİSTİK KİŞİYE NASIL DAVRANALIM ?
Böyle yapıdaki kişilere kesinlikle tevazu göstermeyiniz. Aksi takdirde artık ona hiçbir şekilde etki edemezsiniz. Açık ve kararlı bir şekilde onaylamadığınızı hissettirmelisiniz. Eğer övgü ile yaklaşırsanız çok hoşlanacaktır. Fakat ona ve topluma kötülük yapacağınızın bilincinde olmalısınız. Hitler kendisini alkışlayanların omuzlarında yükseldi ve çok sevdiği Richard Wagner’ in "Tanrıların batışı " opera eserini oynadı.