Otizme karşı ekip çalışması

Otizmin tanı ve tedavisinde ekip çalışması öneriliyor.

Otizme karşı ekip çalışması
Paylaş:

Otizmin tanı ve tedavisinde ekip çalışması öneriliyor.

otizmOtizme karşı tanı ve tedavinin daha etkin hale getirilmesi için yürütülen yeni çalışmalardan elde edilen bilgiler, otizmi değerlendirme ve tedavide temel parametreleri gözden geçirerek düzenlemek için, Amerikan Çocuk ve Adölesan Psikiyatri Birliğini harekete geçirdi.

Araştırmacılar hastalığı yönetmede bir takım yaklaşımına vurgu yapan yeni uygulama parametrelerini yayımladı. Yale Çocuk Araştırma Merkezi direktörü Dr. Fred Volkmar’ın öncülük ettiği araştırma, Amerikan Çocuk ve Adölesan Psikiyatri Birliğinin Dergisi’nde yayımlandı.

OTİZM HAKKINDA HER ŞEY

Otizm spektrumlu bozukluğu olan çocukların erken tanısının daha etkili tedavilerin sunulmasına katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Volkmar, “Amacımız otizmli bireyleri ve aileleri savunmak ve klinik bakım karşısında hizmetlerin koordine edilmesini garanti etmek. Alanımız hızla değişiyor ve bu parametreler etkili bakımın teşvik edilmesi anlamına geliyor ve profesyonel tıbbi yöntemleri mevcut uygulamalara yaklaştırıyor” dedi.

Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilen parametrelere göre, gelişim testlerine ve tüm psikiyatrik değerlendirmelere giren küçük çocuklarda klinisyenler rutin olarak otizm spektrumlu bozuklukların belirtilerini aramalı. Eğer belirgin bulgular tespit edilirse, klinisyenler bundan sonra dikkatli bir tıbbi, psikolojik ve iletişim değerlendirmesini koordine etmeli. Bu değerlendirmelerle otizm ile bir dizi gelişimsel ve diğer bozuklukların yanı sıra entelektüel ve davranışsal sakatlıklar arasında ayrım yapılmalıdır.

Prof. Dr. Volkmar ve meslektaşları 1991 ve 2013 yılları arasında yayımlanan otizm üzerine 9.481 araştırma makalesinden özetleri gözden geçirdi. Ardından bunların içinden kalitelerine ve daha genele uygulanabilme yeterliklerine dayanan 186 makaleyle tam olarak küçük çocuklarda klinisyenler rutin olarak otizm spektrumlu bozuklukların belirtilerini aramalı. Eğer belirgin bulgular tespit edilirse, klinisyenler bundan sonra dikkatli bir tıbbi, psikolojik ve iletişim değerlendirmesini koordine etmeli. Bu değerlendirmelerle otizm ile bir dizi gelişimsel ve diğer bozuklukların yanı sıra entelektüel ve davranışsal sakatlıklar arasında ayrım yapılmalıdır.

Prof. Dr. Volkmar ve meslektaşları 1991 ve 2013 yılları arasında yayımlanan otizm üzerine 9.481 araştırma makalesinden özetleri gözden geçirdi. Ardından bunların içinden kalitelerine ve daha genele uygulanabilme yeterliklerine dayanan 186 makaleyle tam olarak tedavilerin risklerinin ve potansiyel faydalarının konuşulması konusunda zorlandılar. Otistik çocukların ailelerinin yaklaşık %90’ının çeşitli alternatif ve tamamlayıcı tedaviler kullandıklarını tahmin ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Volkmar, şu uyanda bulunuyor: “Bu tedavilerin potansiyel zararları hakkında ailelerle mutlaka konuşulmalıdır. Ayrıca onları ne yapmaları ve yapmamaları konusunda açık şekilde bilgilendirmek ve eğitmek gerekiyor.”

Kaynak: Practice Parameter for the Assessment and Treatment of Children and Adolescents WithAutism Spectrum Disorder.
E Volkmar, M.vSmith, B. King, J. McCracken, M. State. Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry, 2014; 53 (2): 237 DOI: I0.1016fj.jaac.2013.10.013