E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

NPİstanbul'da klinik Farmakogenetik Laboratuvarı

Kişiye özel tıp adı verilen klinik farmakogenetik laboratuvarıyla bireyin ilaca yanıtı ölçülüyor. Klinik farmakogenetik hakkında her şeyi öğrenin.

NPİstanbul'da klinik Farmakogenetik Laboratuvarı

Kişiye özel tıp adı verilen klinik farmakogenetik laboratuvarıyla bireyin ilaca yanıtı ölçülüyor. Klinik farmakogenetik hakkında her şeyi öğrenin.

Bünyesindeki laboratuvarda bunu en iyi şekilde yapan NPİSTANBUL hastanesi uygulamaların PSİKOHAYAT’ın son sayısında anlattı. Uzman Eczacı Selma Özilhan 59 ilaç molekülünün kan ilaç düzeyini takip ettiklerini söyledi. Klinik Farmakogenetik Laboratuvarı İstanbul Nöropsikiyatri Hastanesi bünyesinde 2008 yılının ikinci yarısında Tedavisel İlaç Düzeyi İzleme (TİM) ya da bilimsel literatürdeki ismi ile Therapeutic Drug Monitoring (TDM) çalışmaları yapmak amacı ile kurulmuştur. 2009 yılı Mart ayına kadar laboratuvarın ekipmanları tamamlanmış; ölçümleri yapmak üzere analitik metotlar geliştirilip bilimsel standartlara göre valide (yöntemin geçerli kılınması) edilmiştir.

FARMAKOGENETİKLE İLGİLİ DAHA DETAYLI BİLGİ ALIN

Laboratuvarda ölçümleri yapmak üzere yüksek basınçlı sıvı likit kromotograf (HPLC) / Tandem MS cihazı kullanılmaktadır. Bu cihaz halen analitik parkurda miktarsal tayin yapan en ileri teknolojiye sahiptir.

Yüksek basınçlı sıvı kromatograf cihazında bir karışım içindeki maddeler fizikokimyasal özelliklerine göre birbirinden ayrılmakta (seperasyon) ve tanıma ve miktarsal tayini yapan kütle dedektörüne (MS/MS) iletilmektedir. Birinci kuadrupol filtrede seperasyonu yapılmış moleküller yük/kütle (m/z) oranlarına göre ayrılmaktadır. Bu moleküller collision gas adı verilen yüksek saflıkta ve inert bir gaz ile parçalanmaya tabi tutulmaktadır. İkinci kuadrupol filtrede parçalanma sonucu oluşan iyonların (daughter veya product) üzerinden miktarsal tayin gerçekleştirilmektedir. Aynı parçalanma iyonlarına sahip molekül sayısı doğada 1/10.000’dir. Bu nedenle yapılan testler babalık testi kadar özgün olmasının yanı sıra gold standart olarak kabul edilmekte ve sonuçların ayrıca doğrulanmasına gerek duyulmamaktadır.

KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ SADECE NP GRUP'TA

Ülkemizde takibi zorunlu sınırlı sayıda ilacın monitorizasyonu (lityum, valproik asit, karbamazepin gibi) halen immüno assay yöntemlerle yapılmaktadır. Uluslararası standartlar EMA, FDA ve ICH immuno assay yöntemlerle yapılmış pozitif bulguların mutlaka bir başka cihazla doğrulanmasını önermektedirler. Bu yöntemler; ilaçların sadece farmakolojik grupları üzerinden tayin edilmesi (Benzodiazepin, Opiat, Amfetamin gibi) ilaç metabolitlerinin ölçümlerinin yapılamaması ve özgünlüklerinin yetersiz olması nedeni ile rutin kullanıma girememiştir.

59 İLAÇ MOLEKÜLÜNÜN KAN İLAÇ DÜZEYİ TAKİP EDİLİYOR

Psikiyatrik hastalıkların çok önemli bölümünde hastalık uzun süreli olmakta, kişi nerede ise yaşam boyu ilaç kullanmaktadır. Ayrıca nöroloji ve nöropsikiyatri hastalarının önemli bölümü dirençli hastalar olup tedaviye yanıt vermemektedir. Laboratuvarımızda halen 59 ilaç molekülünün kan ilaç düzeyi takibi yapılarak hastalarımızın farmakoterapiden azami yararlanmaları sağlanmaktadır. Bunun yanı sıra hastalarımız gereksiz ilaç kullanımı ve ilaç toksisitesinden de korunmaktadır. İlaca yanıtı belirleyen başlıca faktörler bireyin genotipi (DNA dizilimi), tedavide kullanılan diğer ilaçlar, kişinin genel olarak yaşam tarzı (life style) adı verilen çay, kahve, alkol tüketimi ve beslenmesi olarak sıralanabilir.

BİREYLER BU BİLGİLER DOĞRULTUSUNDA GENEL OLARAK 4 FENOTİPE AYRILMAKTADIR:

1. Normal metabolizörler 2. Zayıf metabolizörler 3. Ara metabolizörler 4. Hızlı metabolizörler. TİM aracılığı ile bireyin ilaca verdiği yanıt ölçülürken bireyin farmakokinetik fenotipi hakkında da bilgi sahibi olunmaktadır. Örneğin mutat dozda ilaç verilen hastanın plazmasında toksik düzeyde (terapötik aralığın üzerinde) madde tespit edilmesi hastanın o ilacı metabolize eden metabolik yolu ile ilgili bir problem olduğunu ve hastanın bu metabolik yol için zayıf metabolizör olabileceğine ilişkin ön bilgiyi de hekime vermektedir. Bu durumda hekim hastanın farmakokinetik fenotip tayini için hastayı genotipleme veya fenotiplemeye  yöneltmekte, doz regulasyonu yapmakta ya da tedaviyi değiştirebilmektedir. Bireyin ilaca vereceği yanıtın önceden öngörülmesi amacı ile genotipleme veya fenotipleme yöntemleri kullanılmaktadır. Genotipleme daha pahalı ve uzun süren analizleri gerektirmekte ve bireyin sadece genetik profili hakkında bilgi vermektedir. Bireyin yaşam şekli tedavide kullanılan diğer ilaçların etkisi ölçülememekte bunlara ilişkin fenotip (genotype-phenotype prediction) öngörüsü yapılmaktadır. Ancak genotipleme ile elde edilen bilgiler yaşam boyu geçerli olup bir kez ölçülmesi yeterli olmaktadır. Bunun yanı sıra fenotipleme metabolik yolu bilinen bir ilacın (probe drug) verilmesi ve hastanın bu ilacı nasıl yıktığı metabolize ettiği- verilen ilacın ve metabolizasyon sonucu oluşan ürünün konsantrasyonu ölçülerek yapılmaktadır. Fenotipleme, genotiplemeden farklı olarak tedavide kullanılan ilaçların, bireyin yaşam şekli ve genetik özelliklerinin aynı anda ölçülmesidir. Genotiplemeye göre daha kısa sürede sonuçlanmakta ve daha ucuz olmakla birlikte o andaki tedaviye özgündür. Bireysel tıpKlinik Farmakogenetik Laboratuarı TIM çalışmalarına ek olarak fenotipleme çalışmaları da yapmaktadır. Laboratuarımızda halen CYP1A2, CYP2D6, CYP2C19 ve CYP3A4 enzimlerinin aktiviteleri ölçülerek bu enzimler için fenotipleme çalışmaları yapılmaktadır. Tıptaki son gelişmeler tedaviyi bireyselleştirmeyi gündeme getirmiştir. Günümüzde hastalık yok hasta vardır önermesi ile bireylerin tedavileri düzenlenmektedir. Klinik Farmakogenetik Laboratuvarı da “kişiye özel tıp” veya “bireysel tıp” adı verilen bu yaklaşım ile bireyin ilaca yanıtını ölçerek; gerçekten etkili ilacın, doğru miktarda ve sürede verilerek tedavinin sağlanması amacı ile çalışmaktadır.

FARMAKOGENETİK KADROMUZ

Prof. Dr. Tuncel Özden-Danışman Prof. Dr. Mehmet Emin Ceylan-Psikiyatrist/Farmakolog Ecz. Selma Özilhan Fadime Canbolat-Kimyager PSİKOHAYAT