Mikrobiyal çeşitlilik araştırılıyor

Evin içinde yürürken dakikada 37 milyon bakteri yayıyoruz.

Mikrobiyal çeşitlilik araştırılıyor
Evin içinde yürürken dakikada 37 milyon bakteri yayıyoruz. bakteriLongmont'taki bir alışveriş merkezinin biraz doğusunda, dünyanın keşfedilmemiş son ekosistemlerinden biri ortaya çıktı; kod adı Q olan, kum renkli bir çiftlik evi. Colorado Boulder Üniversitesi'nden görevli olan ve kendini "bit doğası tarihçisi" olarak tanımlayan 39 yaşındaki mikrobiyolog Noah Fierer, içerideki araştırmacıların arasına katılıyor. Biri, pamuklu çubuklarla yüzeylerden örnek alıyor. Diğerleriyse, iki hava örnekleme cihazından elde ettikleri bulguları kaydediyordu: Kumaş lifleri, köpek tüyü, deri döküntüleri, partikül maddeler ve mikroplar. Fierer gibi ekologlar, en fazla 100 bin yıl önce ortaya çıkmış ve göz ardı edilmiş bir dünyaya göz atmaya başladı: kapalı mekanlar. Bizimle birlikte yaşayan canlıları ve mekanları virüsler, bakteriler ve mikroplarla nasıl "kolonileştirdiğimizi" öğrenmek istiyorlar. Araştırmacılar, insanların yerleştikleri evlerde ekolojik imzalar bıraktığını keşfetti. Köpekler bile yastıklarımızın ve televizyon ekranlarımızın üzerinde yaşayan küçük yaşam türleri üzerinde önemli etkiler yaratıyor. Ekoloji uzmanları kapalı alanlarda yaşayan canlı türlerini ayrıntılı bir şekilde tespit ettikten sonra, zararlı türleri ortadan kaldırıp sağlığa faydalı olanları güçlendirerek evleri idare etmenin yöntemlerini bulmayı umuyor. Ancak Fierer, atılacak ilk adımın bizimle birlikte yaşayan türlerin sayımını yapmak olduğunu söylüyor; bilim insanları yarattıkları etkiyi ancak o zaman anlayabilir. Kuzey Amerika'daki evlerde, sıkça karşılaşılan sevimli hayvanların (köpekler, kediler, balıklar) yanı sıra, karıncalar ve hamam böcekleri, çekirgeler ve halı böcekleri, akarlar ve milyonlarca mikrop yaşıyor. Fierer, ABD'nin dört bir yanındaki bin 400 evin mikrobiyal çeşitliliğini incelemek için Kuzey Carolina Devlet Üniversitesi'nden Rob Dunn ile birlikte çalıştı. Evlerimizdeki Vahşi Yaşam olarak bilinen proje, yastık kılıflarından ve kesme tahtalarından örnekler alan gönderen gönüllülerle yürütülüyor ve bunlar daha sonra analiz için laboratuara gönderiliyor. Dunn, "Tüm insanlık tarihi boyunca etrafımızda, günlük yaşamlarımızda, ister istemez yaşam ortamları yarattık. Zararlı canlıları öldürmeye odaklanan bir kontrol mekanizması kurduk. Bu sayede çok sayıda yaşam kurtuldu. Aynı zamanda hakkında çok ama çok az şey bildiğimiz türlere de avantaj sağladı" diyor. Ortalama bir mutfağı ele alalım. Environmental Microbiology dergisinde yayınlanan bir araştırmada, Fierer'in laboratuarı Boulder'daki dört mutfaktan 82 yüzeyi inceledi. Staphylococcaceae veya Corynebacteriaceae gibi insan derisiyle ilişkilendirilen bakteriyel canlı türleri ağırlıktaydı. Toprağa dair bulgular ve çiğ mamullerle ilgili türler ortaya çıktı. Aralarında en zehirli bölgelerde yaşama kabiliyetleriyle bilinen sphingomonads'ın bazı türlerinin de bulunduğu mikroplar, mutfak musluğunu üst kısmında kümelenmişti. Fierer'in laboratuarı, mutfak dolaplarında gizlenen Campylobacter'ler gibi birkaç tane de potansiyel patojen tespit etti. Mutfaklarda yaşayan canlıların çoğu, nispeten zararsız. Her halükarda onları ortadan kaldırmak ya imkânsız ya da gereksiz. Ekip, Kuzey Carolina'daki 40 evde gerçekleştirdiği ve PLoS One dergisinde yayınlanan ilk çalışmada, insanların derileri aracılığıyla etrafa bakteri bıraktığını, sağlıklı bir insanın oda sıcaklığında dakikada 37 milyon bakteri saldığını ve bu bakterilerin evin dört bir yanına dağılıp uzun süre hayatta kalabildiğini ortaya çıkardı. Kapal ı alanlarda yaşayan canlıları sınıflara ayırma girişimi, New York'taki Alfred P. Sloan Vakfı'nın program direktörü Paula J. Olsiewski'nin, biyolojik teröre karşı ilk savunma stratejisi olarak binaları inceleme çağrısı yapmasıyla başladı. Vakıf, aralarında hastaların burnundan, koltuk altlarından, el ve yüzlerinden, yeni kurulan bir sağlık kliniğinden ve 10 hastanın odasından toplam 12 bin örnek almayı kapsayan Hasta Mikrobiyom Projesi'nin de bulunduğu projeler için 28 milyon dolar ayırdı. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Trol nedir, kime denir? Anlayalım, öğrenelim, saptayalım, ayıklayalım ve tabii ki kurtulalım. Peki nasıl? İşte rehberiniz...
  • Bu depresyonun sıklığı %5-20 olarak bildiriliyor. Peki Postpartum depresyonu nedir? Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (an
  • Ağustos böceğinin ötüşü doğanın en hoş seslerinden biri olarak görülür. Bu böceğin sesi gizemli olduğu kadar yüksektir de.
  • Kirazın gut hastalığından kaynaklanan ağrıları dindirdiği bildirildi.
  • Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?
  • Vişne nelere iyi geliyor?Kırmızı meyvelerden vişnenin ekşi tadının yanında çok tatlı, sağlığa yararlı etkileri var.
  • Randevu Al