Mezar taşları arasındaki ölümsüzlük

Dünyanın bu yakasında, mezar taşları ve mülkiyet sınırlarını çizen eski taş duvarları kaplıyor. İşte mezar taşları arasındaki ölümsüzlük.

Mezar taşları arasındaki ölümsüzlük

Dünyanın bu yakasında, mezar taşları ve mülkiyet sınırlarını çizen eski taş duvarları kaplıyor. İşte mezar taşları arasındaki ölümsüzlük.

Parlak bir New England öğleden sonrasında, Anne Pringle, French soyadını taşıyan bir ailenin mezarını imleyen granitten büyük dikilitaşın önünde duruyor. Harvard Üniversitesi'nin araştırma ormanının hemen yanındaki bu mezarlıkta dolaşan Pringle, ölümlülük hakkında kafa patlatmakla meşgul. mezar_tasiAma French ailesini değil, likenleri düşünüyor. Solgun yeşil renkteki buruşuk likenler, dünyanın bu yakasında, mezar taşları ve mülkiyet sınırlarını çizen eski taş duvarları kaplıyor. Genelde fark edilmezler. Harvard'dan bir mantar uzmanı olan Pringle ise, likenlerin bilimin en büyük sorularından bi r i n i n cevaplanma sına yardım edebileceğine inanıyor: Ölümsüzlük biyolojik olarak mümkün mü? 42 yaşındaki Pringle, sekiz yıldır her sonbahar bu mezarlığa gelip, Xanthoparmelia ailesine mensup likenleri dikkat le inceliyor. Zamanla zayıflayıp ölme ihtimallerinin artıp artmadığını kontrol ediyor. Biyologlar, buna senesans, yani yaşlanma diyor; yaşın ilerlemesiyle birlikte gelen zayıflama süreci. Çoğunlukla mantar, biraz yosun, küf ve bakteriden oluşan liken, birey değil, ufak bir ekosistem. Üremek için, iki yol var. Ya tek başına bir spor uçup bir ekosistem oluşturmak için alg buluyor ya da likenden parmaksı bir uzantı olan isidia çıkıp yapışacak bir kaya buluyor. İsidianın içinde likeni oluşturacak her türlü madde mevcut. Ama likenin oluştuktan sonra dertsiz tasasız bir hayat sürdüğü söylenemez. Komşu likenlerle kimyasal savaşa tutuşabiliyor ya da şiddetli yağmurun tehdidine maruz kalabiliyorlar. Pr ingle, ası l mantara odaklanıyor. Mantar uzmanları bu organizmaların yaşlanmadığını varsayıyor. Ancak şimdiye kadar bunu kimse kanıtlayamadı. Ebedi mantar inancını kısmen destekleyen Armillaria bulbosa var. "Humongous fungus" diye de bilinen bu tür, mavi balina ağırlığına ulaşabiliyor ve dönümlerce ormanı ele geçirebiliyor. Peki, bu Armillaria ve diğer mantar türlerinin çoğunun yaşlanmadığı anlamına mı geliyor? Bazı uzmanlar o kanaatte. Eğer doğruysa, bu tür organizmalar, vampir gibi, sadece dışarıdan müdahaleyle öldürülebiliyor. Mantarlar dışındaki canlıların yaşlanmaması konusu ise bilim insanlarının çatıştığı bir olgu. Yaşlanmayla ilgili uzun zamandır kabul gören kurama göre, asıl suç doğurganlığın azalmaya başladığı dönemde faaliyete geçen bileşik genetik mutasyonlarda. Ama yaşlandıkça daha az değil, daha çok üreyen mantarlar söz konusu olunca, bu kuram işlemiyor. İkinci kurama göre, ürememizi daha başarılı kılan bazı özelliklerin aynı zamanda ölümümüze de zemin hazırlaması yüzünden yaşlanma gerçekleşiyor. Pringle, "Bildiklerimiz, incelediğimiz organizmalara dayanıyor. Böcekler yerine likenler gibi modüler organizmalar üzerinde çalışsaydınız, yaşlanmanın evrimi hakkında acaba ne söylerdiniz?" diye soruyor. Colorado Üniversitesi'nden Ekolog Daniel Doak, Pringle'ınki gibi araştırmaların Batı Amerika'da 5 bin yıla kadar yaşayabilen bir çam ağacı ve göçmen albatros kuşu gibi türler üzerinde yapılan araştırmaların da eşliğinde, olası bir başka yola işaret ettiğini söylüyor. Doak, "Tamamen farklı bir açıklama getiriyor. Yaşla nmanın, yaşamın kaçınılmaz bir parçası olmadığını ima ediyor. Demek ki, önlemenin yolları olabilir" diyor. Bu fikrin eninde sonunda tıp üzerinde etkileri olacak. Pringle'ın elde ettiği ön sonuçlara göre, liken ne kadar çok yaşlanıyor ve büyüyorsa, ölme ihtimali o kadar azalıyor. "Bireyin bazı parçaları yaşlanıyor olabilir, ama bireyin yaşlandığını sanmam" diyor. Öyleyse, yaşlanmanın tanımı, organizmadan organizmaya değişebiliyor. Bizim bildiğimiz ölüm ise, hayvan merkezli bireysellik fikrine dayanıyor. Araştırmasına başlamadan önce Pringle'a, bir meslektaşı zamanını boşa harcadığını söylemiş; bir şeyin yaşlanmadığını kanıtlamaya bir araştırma bursunun süresi yetmez, araştırmacının kariyeri ve hatta ömrü de yetmeyebilir. Ama Pringle hedef inden vazgeçmiyor. "Mantarlar hakkında daha fazla şey öğrenmek istedim, çünkü bunlar tüm kuralları yıkan organizmalar" diyor. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Trol nedir, kime denir? Anlayalım, öğrenelim, saptayalım, ayıklayalım ve tabii ki kurtulalım. Peki nasıl? İşte rehberiniz...
  • Bu depresyonun sıklığı %5-20 olarak bildiriliyor. Peki Postpartum depresyonu nedir? Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (an
  • Ağustos böceğinin ötüşü doğanın en hoş seslerinden biri olarak görülür. Bu böceğin sesi gizemli olduğu kadar yüksektir de.
  • Kirazın gut hastalığından kaynaklanan ağrıları dindirdiği bildirildi.
  • Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?
  • Vişne nelere iyi geliyor?Kırmızı meyvelerden vişnenin ekşi tadının yanında çok tatlı, sağlığa yararlı etkileri var.
  • Randevu Al