Maydanoz annelikten uzak durun!

Çocuklarda temel güven duygusu, kişiliğinin gelişmesinde çok önemli. Ama maydanoz annelikten uzak durun!

Maydanoz annelikten uzak durun!
Paylaş:

Çocuklarda temel güven duygusu, kişiliğinin gelişmesinde çok önemli. Ama maydanoz annelikten uzak durun!

annelikÖnemli olan bir şey daha var ki o da güven duygusundaki gelişiminde anne ve babanın tutumu. Özellikle de annenin. Çocuğumun her şeyini ben yapayım, istediklerini yerine getireyim, ona bir şey kalmasın gibi duyguyla hareket edip, “Maydanoz Annelik” yapan kişiler farkında olmadan çocuklarına ciddi zararlar veriyor. Hal böyle olunca hayatın tüm yükünü annesinin omuzlandığını gören çocuklarda sorun çözme becerisi gelişmiyor, çocuklar mücadeleciliği, girişimciliği öğrenemiyor, özgüveni gelişmiyor ve de çok kırılgan oluyorlar.

ÇOCUK GELİŞİMİ HAKKINDA HER ŞEY

Çocuğun kişisel ve bedensel gelişimi açısından anne ve baba önemli özellikle de anne. Çünkü anne, çocuğun eğitiminden birinci derecede sorumlu olan kişi. Çocuğu hayata hazırlar, ona önderlik eder, hayatın zorluklarıyla nasıl baş edeceğini öğretir. Bu nedenle de anne, anneliği bilmeli. Bazı annelerin durumu abarttığına dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuklarının üzerine fazla düşen, onun yerine düşünen, onun yerine yapan ve çocuğunun bir dediğini iki etmeyen annelerin aslında çocuklarına çok büyük zararlar verdiğine dikkat çekiyor. PROF. DR. NEVZAT TARHAN Bu anneleri Maydanoz Anne olarak tanımlayan Tarhan, iyi niyetle bu şekilde davranan annelerin aşırı çaba ve fedakârlıkları hiç beklemedik sonuçları doğurabildiğini kaydetti. Tarhan, annelerin yapmamaları gereken tutum hatalarını sıraladı… Çocukların yaşadığı birçok sorunun altında da bu hatalar yatar. Tutum hataları yapan anne elbette iyi niyetlidir, çocuğunu çok seviyordur ama yine de bu yanlış hareketleri çocuğun ruh sağlığına zarar verebilir.

FAZLA SEVGİ ÇOCUKTA RİSK

Sevgi ve disiplin çocuğun eğitiminde iki önemli ayaktır. Anne ikisi arasında bir denge kurmalıdır. Çocuğa fazla sevgi göstermesi çocuk için risk oluşturabilir. Anne, yapısı gereği çocuğa babadan daha fazla sevgi sunar, annelik duygusu kadının doğasında vardır. Kadınların bu özelliği bünyelerinde bulunan oksitosin hormonundan kaynaklanır.

BİR DENİLENİ İKİ ETMEMEK ÇOCUĞA EN BÜYÜK KÖTÜLÜK

Bir dediğini iki etmemek çocuğa kötülük olarak yeter. Annesi “Aman üzülmesin. Onu zora sokmayalım” diye düşünüp buna göre hareket ettikçe çocuk hazıra, kolaya alışır ve tembel olur. Hayatın zorluklarıyla yüzleşmekten kaçar. İçeceği su için bile yerinden kalkmak istemez, her şeyi başkasından bekler. Hazır çözümler arar.

FAZLA MÜDAHALE ÖZGÜVENİ ZEDELİYOR

Annesi her şeyine fazla müdahale ettiği için “Nasıl olsa benim adıma, benim düşünmem gerekeni düşünüyor, yapmam gerekeni yapıyor” diyerek hayatın bütün yükünü annesinin omuzlarına yükler, sorun çözme becerisi geliştiremez. Mücadeleciliği, girişimciliği, özgüveni gelişmez; çok kırılgan olur. Halbuki çocuğun hayatı öğrenmesi için bazı şeylerde tek başına bırakılması gerekir. Örneğin çocuğun sokakta oynamasına izin verilmelidir. Çocuk düşebilir, bir yerini acıtabilir; ama bu riski göze almak gerekir. Nasıl bir kaplumbağa yürüyebilmek için başını kabuğundan çıkartma riskini göze alıyorsa çocuğun da sağlıklı büyüyebilmesi için birtakım risklerle karşı karşıya kalması, bunlarla ilgili çözümler üretmesi ve ilerlemesi gerekir ki hayatı öğrenebilsin. Annelerin görevi aslan terbiyeciliği değil, bekçilik yapmaktır. Çocuklarını bir bekçi gibi uzaktan kontrol etmeli, onu tehlikelerden korumalıdırlar.

AŞIRI KORUMACILIK ZARARLI

Anne, sevgisi gibi koruyuculuğunu da dengeli şekilde kullanmalıdır. Çocuğuna birtakım sorumluluklar vermekten çekinmemelidir. Yoksa çocuk 7 yaşına geldiğinde kendi ayakkabısını kendisi bağlayamaz, 20 yaşına geldiğinde ne giyeceğini bilemez, kahvaltıda ekmeğin üzerine ne süreceğini annesine sorar hale gelir. Annelerin aşırı korumacılığının bir eseri olarak çocuklarıyla yataklarını ayırmadıklarını da görürüz. Çocuğun yürümeyi öğrenene kadar anne-babasıyla yatmasında bir sakınca yoktur. Çünkü çocuğun gelişiminde dokunmanın önemli bir yeri vardır. Şaban Özdemir (NPGRUP)