Mars'ta eski akarsuların varlığı

Kızıl Gezegen’de bir zamanlar nehirler akıyordu ve bu yaşama elverişli koşulların bulunduğu anlamına da gelir (Science). Tucson Gezegen Bilimleri Enstitüsü’nde Rebecca Willians ve ekibi “Curisity” Mars aracının Gale kraterinden aldığı görüntülerde yaklaşık 515 çakıl saptamış.

Mars'ta eski akarsuların varlığı

Kızıl Gezegen’de bir zamanlar nehirler akıyordu ve bu yaşama elverişli koşulların bulunduğu anlamına da gelir (Science). Tucson Gezegen Bilimleri Enstitüsü’nde Rebecca Willians ve ekibi “Curisity” Mars aracının Gale kraterinden aldığı görüntülerde yaklaşık 515 çakıl saptamış.

marsKalınlıkları kırk santimi bulan taşların kumla birlikte katı bir konglomera oluştukları söyleniyor ki bu dünyamızdaki nehir tortulları için de tipiktir. Çakılların biçimleri suda yuvarlanarak şekillendiklerini gösteriyor. Rüzgâr ve kum fırtınalarıyla aşınan taşlar pürüzlü ve köşeli olur. Oysa görüntülerdeki taşların hepsi yassı, pürüzsüz ve yuvarlak. Taşların biçimleri ve büyüklükleri geçmişteki Mars nehirlerinin özellikleri hakkında bile bilgi veriyor. Bu yuvarlak taşların biçimlenebilmesi için Mars’ta derinlikleri on santim ila bir metre arasında değişen akarsuların bulunmuş olması gerekir. Ve sular saniyede bir metre hızla hareket ediyor olmalıydı diyor Morten Bo Madsen. Mars, günümüzde sıvı suyun hızla buharlaştığı son derece kuru, soğuk ve yaşama elverişsiz bir gezegen. Fakat Mars misyonlarıyla Kızıl Gezegen’de sıvı suyun varlığını kanıtlayan kanyon, kurumuş çağlayanlar ve göllere ait kalıntılar bulundu. Tüm bu formasyonlar, Mars’taki donmuş toprağın bir meteorit çarpması ya da yanardağ püskürmesine bağlı olarak erimesiyle ortaya çıkan muazzam su kütleleri gibi ani olaylarla da açıklanabilir. Ancak çakıl taşlarının yuvarlak biçimlerine kavuşabilmeleri uzun bir zaman gerektirir. Akarsuların Mars’taki varlıklarını uzun bir süre koruyabilmeleri için de iklimin çok daha sıcak olması gerekirdi ayrıca günümüze kıyasla da çok daha yoğun bir atmosferin bulunması gerekirdi. Son buluntular Mars’taki bu sıcak ve nemli evrenin iki ila üç milyar yıl öncesine kadar devam etmiş olması gerektiğini gösteriyor. BİLİM TEKNOLOJİ EKİ